ŞAM (SANA) – Binlerce yıllık tarihi katmanları ve kadim surlarıyla Eski Şam, minarelerle kilise çanlarının yan yana yükseldiği görüntüsüyle dinler arası birlikte yaşamın ve hoşgörünün nadir örneklerinden birini sergileyerek, semavi dinlerin beşiği ve kültürel-ruhsal bir merkez olarak tarih boyunca üstlendiği rolü gözler önüne seriyor.
Şam… Dinlerin dünyaya yayıldığı başlangıç noktası
Tarih araştırmacısı Gassan Şahin, SANA muhabirine yaptığı açıklamada Şam’ın “dinlerin beşiği” olarak bilinen konumuna dikkat çekti. Şahin, Havari Pavlus’un MS 36 yılında Şam’da Hristiyanlığa geçerek buradan dünyaya misyonerlik faaliyetlerine başladığını hatırlattı.

Altı yüzyıl sonra ise İslam fetihlerinin yine bu şehirden yola çıkarak dünyanın farklı bölgelerine yayıldığını belirten Şahin, ayrıca şehirde “Yahudi Mahallesi”nin ve çeşitli Musevi sinagoglarının bulunduğunu ifade etti. Bu yönüyle Şam’ın tarih boyunca çeşitlilik ve birlikte yaşamın en önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Minareler ve çanlar yan yana
Şahin, şehirdeki barışçıl birlikte yaşam kültürünün tarihine değinerek, İslam dönemindeki imar faaliyetlerinin 636 yılında fetih komutanlarının Şam’ın farklı kapılarından kente girmesiyle başladığını belirtti.
Bu dönemde cami ve minarelerin mevcut kiliselerin yanında inşa edildiğini kaydeden Şahin, söz konusu ibadethanelerin yalnızca dini amaçlarla kullanılmadığını, aynı zamanda kimya, fizik ve dil eğitimi verilen öncü eğitim merkezlerine dönüştüğünü ifade etti. “El-Asiyye Okulu” ve Kur’an mektepleri bu kurumlar arasında yer alırken, şehirde mezhepsel ayrımların zamanla eriyerek ortak bir Şam kimliğinde birleştiği vurgulandı.

Emevi Camii: Medeniyetlerin ve hoşgörünün sembolü
Şahin’e göre Emevi Camii, Şam’ın hiçbir zaman içine kapanmayan, farklı inanç ve kültürleri bir araya getiren yapısının en güçlü sembollerinden biri.
Tarihi yapı, Arami döneminde Hadad adlı tanrıya adanan bir mabed olarak kullanıldı. Roma döneminde Jüpiter Tapınağı’na dönüştürülen alan, daha sonra uzun yıllar boyunca hem kilise hem cami olarak Müslümanlar ve Hristiyanlar tarafından ortak şekilde kullanıldı. Bu dönemde iki inancın ibadetlerinin aynı mekânda yan yana gerçekleşmesi, tarihte nadir görülen bir hoşgörü örneği olarak kayda geçti.

Emevi halifesi Velid bin Abdülmelik döneminde camiye dönüştürülen yapı, mimari açıdan İslam dünyasının simgelerinden biri haline gelirken, içinde bulunan Yahya Peygamber makamı da bu tarihsel sürekliliğin sembolü olmayı sürdürüyor. Şahin’e göre bu durum, Şam’ın farklı inançları kucaklayan karakterinin canlı bir göstergesi niteliğinde.
Üç patrikhane: Tarihi ve ruhani merkezler
Şahin, kentin Hristiyan mirasına ilişkin olarak Eski Şam surları içinde üç tarihi patrikliğin merkezinin bulunduğunu belirtti. Bölgenin ruhani ağırlığını temsil eden bu merkezler şöyle sıralandı:

- Rum Ortodoks Patrikhanesi (Meryemiyye): 19. yüzyılda kapsamlı bir yeniden inşa sürecinden geçen yapı, bugün Şam’daki en büyük kiliselerden biri olarak kabul ediliyor.
- Rum Melkit Katolik Patrikhanesi: “Haret ez-Zeytun” bölgesinde bulunan yapı, 1840 yılında daha önce Karai Yahudilerine ait bir sinagogun kalıntıları üzerine inşa edildi ve günümüzde önemli dini ve mimari yapılardan biri sayılıyor.
- Süryani Ortodoks Patrikhanesi: Şam’daki Antakya kökenli patriklik merkezlerinin üçüncü halkasını oluşturan kurum, dünya genelindeki cemaatinin idari işlerini Suriye başkentinden yürütüyor.
Şahin, bu kiliselerin başlangıçta Antakya’da bulunduğunu, daha sonra Şam’a taşındıklarını ve “Meryem’in Ruhunun Huzura Ermesi” anlamına gelen “Sayyidet en-Niyah” adıyla anıldıklarını ifade etti. Ayrıca Arapçada “niyah”ın ruhun huzuru, “nuh”un ise ağıt anlamına geldiğini vurguladı.
Birlikte yaşamın sembolü
Eski Şam’ın yalnızca tarihi bir yerleşim alanı olmadığını belirten Şahin, kentin farklı din ve mezheplere ait ibadethaneleri aynı coğrafyada barındıran nadir şehirlerden biri olduğunu söyledi.

Bu çeşitliliğin kentin toplumsal yapısını zayıflatmadığını, aksine güçlendirdiğini ifade eden Şahin, Şam’ın tarih boyunca farklı inançların barış içinde bir arada yaşayabildiğinin somut örneklerinden biri olmayı sürdürdüğünü sözlerine ekledi.
M.M