Suriye’nin kuzeydoğusundaki Deyrizor kentinde, 2012 yılında devrilen Esed rejimi güçlerince El-Cura ve El-Kusur mahallelerinde düzenlenen ve yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği katliamın tanıklıkları ile delilleri yargı sürecine aktarılıyor.
Deyrizor (SANA) – Zehra Mahmud El-Husni, Eylül 2012’de bir sabah Deyrizor’un El-Cura Mahallesi’nde tank motorlarının gürültüsüyle uyandığını ve rejim güçlerinin mahalleye girdiğini anlattı.
Silah ve bombardıman sesleri arasında ailesiyle evde kalmak zorunda kalan Zehra, o gün öğle saatlerinde bir akrabasının katliam haberini vermesi üzerine aile evine koştuğunu belirtti.
Kapıda rejim unsurları tarafından engellendiğini ve evde 3 kişinin öldürüldüğünü öğrendiğini aktaran Zehra, akşam saatlerinde eve girdiğinde babasının eşi Safiye El-Dahuş, enishatesi Basam El-Zerka ve 12 yaşındaki yeğeni Macid El-Zerka’nın başlarından vurularak katledildiğini gördüğünü ifade etti.
Ertesi gün eşinin 16 yaşındaki yeğeni Hammud El-Mırbed’in cesedinin El-Vadi Caddesi’nde bulunduğunu kaydeden Zehra, kısa süre sonra eşi Hasan El-Mırbed’in de ölüm haberini aldığını, aradan geçen 14 yıla rağmen eşinin cenazesine ve mezarına ulaşamadığını söyledi.
Üç gün süren bombardıman ve baskın
Fırat Nehrı kıyısında, başkent Şam’ın 450 kilometre kuzeydoğusundaki Deyrizor, 2011’de rejime karşı başlayan protestoların ana merkezlerinden biri oldu. 2012’de kentin büyük bölümü rejim kontrolünden çıkarken, askeri ve istihbarat merkezleriyle çevrili batıdaki El-Cura ve El-Kusur mahalleleri rejimin denetiminde kaldı.
Rejim güçleri, 25 Eylül 2012’de bölgede askeri operasyon başlattı. Katar merkezli dijital arşiv projesi “Suriye Hafızası” verilerine göre, mahalleye yönelik bombardımanın ardından Cumhuriyet Muhafızları 105. Seçkin Tugayı’nın da aralarında bulunduğu birlikler baskına katıldı.
Üç gün süren operasyonlarda; saha infazları, ateşli ve kesici silahlarla katliamlar, cesetlerin ve evlerin yakılması ile toplu gözaltıların yapıldığı raporlara yansıdı. Balkondan olayları izlerken elinde sebze poşetiyle vurulan bir adamın komşularca eve çekildiğini gördüğünü belirten Zehra, rejim unsurlarının cinayetlerin sorumluluğunu “terörist” olarak adlandırdıkları sivillere atmaya çalıştığını kaydetti.
Kurban sayısı ve soruşturma süreci
Katliamda hayatını kaybedenlerin sayısının 192 ile 400 arasında olduğu tahmin edilirken, çok sayıda kişinin akıbeti belirsizliğini koruyor. Kayıtlarda Cumhuriyet Muhafızları 105. Tugayı’nın yanı sıra Albay Ali Hizam, Tuğgeneral İsam Zahraddine ve Tümgeneral Cami Cami gibi askeri yetkililerin isimleri yer alıyor.
Suriye’de Esed rejiminin devrilmesinin ardından, Mayıs 2025’te yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan bağımsız Geçiş Dönemi Adaleti Ulusal Heyeti, 25 Eylül itibarıyla katliama ilişkin yürütülen soruşturmaların tamamlandığını bildirdi.
Heyet tarafından yürütülen tahkikatta, operasyonları yönettiği tespit edilen Deyrizor Devlet Güvenlik Şubesi Eski Başkanı Daas Ali Hasan ile 17. Tümen Komutanı Adil Muhammed İsa başlıca şüpheliler arasında gösterildi. Şüphelilerden Daas Ali Hasan’ın Haziran 2025’te yakalandığı hatırlatıldı.
Ağır suçlarda zaman aşımı uygulanmayacak
Soruşturmanın tamamlanması, Deyrizor’da katliamın 14. yıl dönümünün anıldığı döneme denk geldi. Geçiş Dönemi Adaleti Ulusal Heyeti, kurban yakınlarına ve tanıklara mahkeme öncesinde ellerindeki delil ve şikayetleri sunmaları çağrısında bulundu.
Suriye Adalet Bakanı Mazhar El-Veys konuya ilişkin yaptığı açıklamada, sivillere karşı işlenen ağır suçlarda zaman aşımının işlemeyeceğini vurgulayarak, hesap sorulabilirliğin ve zarar tazmin sürecinin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
V.K / İ.K /D.N

