ŞAM (SANA) – Şam Uluslararası Kitap Fuarı kapsamında, Kürt bileşeni standı ilk kez yer alarak Suriye kültürünün çeşitliliğini ve zenginliğini yansıtan bir kültürel alan olarak öne çıktı. Kültür Bakanlığı’nın girişimiyle hayata geçirilen bu adım, Suriye’deki kültürel bileşenlere ilişkin kararnameye yönelik pratik bir uygulama niteliği taşırken, Kürt kültürünün ulusal dokunun ayrılmaz bir parçası olduğunu da teyit ediyor.
Ahmed Muaz Yakub’un gözetiminde hazırlanan stantta, köklü Kürt mirasına ışık tutan nadir tarihî ve edebî eserler sergileniyor. Yakub, Kürt dili ve kültürüne ayrılan bu bölümün, Kürt bileşenine ilişkin 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin uygulanması kapsamında oluşturulduğunu belirterek, Kültür Bakanlığı’nın ilerleyen süreçte kamu kütüphaneleri, kültür merkezleri ile kitap ve yayınlar düzeyinde başka girişimleri de hayata geçireceğini ifade etti.
Yakub, SANA’ya yaptığı açıklamada, “Standın içerikleri, Kürtçe nadir kitaplar ve el yazmaları barındıran özel kütüphanelerden, ayrıca belgeler, dernekler ve kültürel etkinliklerden derlenmiştir; bu da standı adeta canlı bir tarih belgesi hâline getirmektedir.” dedi.
Ziyaretçilerin ilgisini çeken başlıca eserler arasında; Kürt tarihini ele alan el yazması eski Kürtçe yazmalar, 1932 yılında Şam’da yayımlanan ilk Kürt dergisinin kapağı, ilk Kürt gazetesinin bir nüshası, önceki rejim döneminden önceki Kürt kültürel ve toplumsal etkinliklere ait nadir belgesel fotoğraflar, Fransız işgaline karşı mücadele eden Kürt direnişçilere ait fotoğraflar, Kur’an-ı Kerim’in anlamlarının Kürtçe tefsiri ile Kürtçe kaleme alınmış Şafiî fıkhına dair bir eser yer alıyor.
Standın yöneticisi Salah Suranci ise, bu katılımın sembolik ve ulusal önemine dikkat çekerek, “Bu stant, Suriye halkının birliğini ifade etmektedir.” dedi ve bu tür katılımların genişleyerek dünyanın Kürt kültürünü ve katkılarını tanımasına imkân sağlaması temennisinde bulundu.
Suranci, standın Kürtlerin tarih ve edebiyata katkılarına dair kapsamlı bir tablo sunduğunu, Arap-Kürt kardeşliğini, Kürt âlimleri ve şairlerini öne çıkardığını belirterek, bunun tüm Suriye bileşenlerinin bir arada yaşama kültürünü ve dayanışmasını yansıttığını kaydetti.
Standın, Arap ve yabancı ziyaretçiler, aydınlar ile yerel ve uluslararası medya kuruluşları tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Surnici, bunun, bu köklü kültürel bileşeni ve Suriye medeniyetinin inşasındaki tarihsel rolünü tanıma yönündeki artan ilgiyi ortaya koyduğunu belirtti.
Bu stant, ulusal çeşitliliğin tanınmasına yönelik kültürün güçlendirilmesi ve bileşenleri arasındaki uyumla birleşmiş bir Suriye imajının öne çıkarılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
M.M




