Birleşmiş Milletler (BM), Batı Şeria’daki yasa dışı İsrail yerleşimlerinin ve zorla yerinden etmelerin “etnik temizlik” boyutuna varabileceği uyarısında bulunarak, iki devletli çözüm taahhüdünün “çok geç olmadan” yenilenmesini istedi.
New York (SANA) – Birleşmiş Milletler (BM), çok geç olmadan iki devletli çözüm taahhütünün yenilenmesi, yasadışı İsrail işgalinin sonlandırılması ve uluslararası hukuk ile BM kararları çerçevesinde çatışmanın çözüme kavuşturulması yönündeki çabaların sürdürülmesi çağrısında bulundu.
BM Haberleri sitesinin aktardığına göre açıklamalar, BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatör Yardımcısı Ramiz Alakbarov’un, işgal altındaki Filistin topraklarında, Doğu Kudüs dahil olmak üzere tüm İsrail yerleşim faaliyetlerinin derhal ve tamamen durdurulmasını ve ilgili yasal yükümlülüklere uyulmasını talep eden 2016 tarihli 2334 sayılı Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasına ilişkin pazartesi günü gerçekleştirdiği brifingde yapıldı.
Kararın kabulünün üzerinden neredeyse on yıl geçmesinin ahlaki, hukuki ve siyasi açıdan kabul edilemez olduğunu belirten Alakbarov, BM Genel Kurulu tarafından onaylanan New York Deklarasyonu’nun, mevcut Güvenlik Konseyi kararlarıyla birlikte iki devletli çözümü ilerletmek için siyasi bir vizyon ve eşgüdümlü uluslararası çaba sunduğunu kaydetti.
Artan yerleşim ve yerleşimci şiddeti
Alakbarov, işgal altındaki Batı Şeria‘da yerleşim genişlemesinin, şiddet olaylarının ve zorunlu göçün sürdüğüne dikkat çekerken, bu durumun Gazze Şeridi‘ndeki kırılgan ateşkes ve İsrail işgal güçlerinin devam eden askeri operasyonlarıyla eş zamanlı olarak gerçekleştiğini belirtti.
BM raporuna göre yerleşim faaliyetleri yüksek seviyelerde devam etti. İsrailli planlama yetkilileri, 13 Haziran – 18 Eylül döneminde işgal altındaki Batı Şeria’nın “C” bölgesinde yaklaşık 4 bin 570, Doğu Kudüs’te ise 3 bin 515 konut birimini onayladı veya bu yönde adım attı. Öte yandan İsrail İskan Bakanlığı, “C” bölgesinde, Kudüs yakınlarındaki “E1” bölgesindeki bin 234 birim dahil olmak üzere yaklaşık 2 bin 240 konut birimi için ihale açtı.
Alakbarov, İsrail işgal ordusunun Cenin’in güneyindeki Kabatiye yakınlarında “A” bölgesinde bulunan özel mülkiyete ait arazilere, “Nofim” ile “Eyal Dofim” yerleşimlerini birbirine bağlayacak bir yol yapımı amacıyla el koyma emri çıkardığını belirtti. Söz konusu iki yerleşimin yakın zamanda onaylanan 34 yerleşimden ikisi olduğunu açıklayan Alakbarov, bu adımın, doğrudan yerleşim altyapısına ayrıldığı bildirilen “A” bölgesindeki ilk arazi el koyma vakasına işaret ettiğini kaydetti. Alakbarov ayrıca Doğu Kudüs’te Filistinlilerin evlerinden tahliye edilme işlemlerinin devam ettiğini vurguladı.
Yerleşimci şiddeti benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı
Rapora göre Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti, çoğunlukla İsrail işgal güçlerinin varlığında benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı. İşgal güçlerinin düzenlediği operasyonlar, çatışmalar, yerleşimci saldırıları ve diğer olaylar sonucunda dokuzu çocuk olmak üzere 32 Filistinli yaşamını yitirdi; bunlardan üçü hava saldırılarında, 29’u ise gerçek mermilerle hayatını kaybetti.
Rapor döneminde BM tarafından belgelenen 630 yerleşimci saldırısı yaralanmalara ve maddi hasara yol açtı. Bu olaylarda 11 Filistinli hayatını kaybederken, 113’ü işgal güçlerinin müdahalesiyle olmak üzere toplam 430 kişi yaralandı; 17 topluluktan 343 Filistinli ise yerinden edildi.
Zorunlu göç riskine karşı uyarı
Alakbarov, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim genişlemesini kınayarak, bunun gerginlikleri tırmandırdığını, Filistinlilerin topraklarına erişimini engellediğini ve bağımsız, egemen ile toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulması ihtimalini tehdit ettiğini uyardı.
Filistinli sivillere ait yapıların yıkılmasından ve bunlara el konulmasından duyduğu endişeyi dile getiren Alakbarov, bu uygulamaların insan hakları ihlalleri teşkil edebileceğini ve zorunlu nakil riskine dair endişeleri artırdığını belirtti. İsrail’e, Filistinlilere ait sivil yapıların yasadışı yıkımlarına son verme ve uluslararası hukuka uyma çağrısında bulundu.
Batı Şeria’daki Filistinli nüfusun yerinden edilme boyutundan derin endişe duyduğunu ifade eden Alakbarov, tüm toplulukların, bazı durumlarda birden fazla kez göç etmek zorunda kaldığına dikkat çekti. Bu durumun etnik temizlik kaygılarını tetikleyebileceğini ve uluslararası hukuk kapsamında yasaklanan zorunlu nakil suçunu oluşturabileceğini vurguladı.
Gazze’de ateşkes hala çok kırılgan
Gazze Şeridi’ndeki duruma da değinen Alakbarov, “Sarı Hat” olarak adlandırılan bölgenin batısında, hafif silah atışları, insansız hava araçları ve bombardımanlar dahil olmak üzere işgal güçlerinin sürdürdüğü askeri operasyonlar ve yıkım faaliyetleri gölgesinde ateşkesin oldukça kırılgan kalmaya devam ettiğini vurguladı.
Sarı Hat’ın batısındaki nüfusun yoğun olduğu bölgelerde günlük İsrail hava saldırılarının sürdüğüne işaret eden Alakbarov, insani ve güvenlik durumunun kötüleşmeye devam ettiği konusunda uyarıda bulundu. Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve uluslararası hukuk ile BM kararlarına dayanan siyasi bir çözümün hayata geçirilmesi amacıyla uluslararası çabaların sürdürülmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Alakbarov, 26 Ağustos’ta Orta Doğu’daki duruma ilişkin BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı brifingde de Gazze’deki ateşkesin kırılganlığına ve Batı Şeria’daki durumun kötüleşmeye devam ettiğine dikkat çekmiş, bölgeye yönelik yol haritasındaki taahhütlerin eksiksiz ve derhal yerine getirilmesi çağrısında bulunmuştu.
V.K / İ.K/M.A