ABD ile Avrupa müttefikleri arasındaki ilişkiler, Trump’ın askeri hamleleri ve dış politika adımları nedeniyle giderek geriliyor. Bu durum, müttefikler arasında endişe yaratıyor ve bazı ülkeleri ABD’ye olan bağımlılıklarını azaltıp alternatif stratejiler aramaya yönlendiriyor.
Washington (SANA) – Son dönemde ABD ile Avrupa müttefikleri arasındaki ilişkilerdeki gelişmeler, taraflar arasındaki derin ayrışmalar ve anlaşmazlıkların belirginleştiğine işaret ediyor. Bu durum, ABD-İsrail–İran Savaşı’nın ötesine taşınarak, on yıllardır süregelen uluslararası düzenin yeniden şekillenmesine yol açabilir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Almanya’daki bazı birlikleri çekme kararı ve diğer Avrupa ülkelerindeki askeri varlığı azaltma tehdidi, başlıca müttefikler arasındaki ilişkilerin sürekli olarak bozulmasına yol açabilecek adımlar olarak endişeleri artırıyor.
Müttefikler Arasında Artan Endişe
Reuters ajansına göre, Trump’ın tutum ve açıklamaları, sadece Avrupa’da değil, dünya genelinde Washington’un müttefikleri arasında geniş çaplı endişe yarattı. Bu ülkeler, ABD’nin krizler sırasında istikrarı garanti etme rolünü sürdürebileceği konusunda şüphe duymaya başladı.
Gerilimin şiddeti, Şubat ayı sonunda patlak veren ABD-İsrail-İran Savaşı’nın ardından artarken, bu durumun yol açtığı en önemli sonuçlar arasında Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve küresel enerji piyasalarında benzeri görülmemiş şoklar yer aldı.
Avrupa, savaşın ekonomik olarak en fazla etkilediği taraflardan biri olması nedeniyle, Trump’ın uyguladığı geniş gümrük tarifeleri ve Grönland üzerinde kontrol kurma girişimleri nedeniyle tepkisini daha da artırdı.
Bölünmeyi Derinleştiren Kararlar
Trump, Almanya’daki 36.400 askerden 5.000’ini çekme kararını yakın zamanda açıkladı. Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Almanya’ya Tomahawk füzeleri konuşlandırma planını iptal etti. İtalya ve İspanya’daki birliklerin azaltılacağına dair tehditler de, Orta Doğu’daki savaş konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle gündeme geldi.
Bu gelişmeler, bazı müttefikleri stratejik alternatifler aramaya ve ABD’ye olan güvenlik ve askeri bağımlılıklarını azaltmaya yöneltti.
Avrupa-ABD ilişkileri onlarca yıl boyunca istikrarlı bir stratejik ve siyasi uyum seviyesini korusa da, Trump’ın Ocak 2025’te Beyaz Saray’a dönüşü açık bir dönüm noktası oluşturdu. Bu tarihten itibaren uzaklaşma işaretleri giderek arttı ve Avrupa’da Atlantik ortaklığının geleceği ile hızlı değişimler karşısında dayanıklılığı konusundaki şüpheler güçlendi.