ISESCO’nun miras listesine alınan Şam Kalesi, Suriye’nin kültürel mirasının uluslararası alandaki önemini bir kez daha ortaya koydu. Tarihi yapı, İslam askeri mimarisinin en seçkin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Şam (SANA) – Şam’ın eski kentinin kuzeybatısında, Barada Nehri kıyısında yükselen Şam Kalesi, ISESCO (İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) Miras Listesi’ne alınmasıyla Suriye’nin kültürel mirasının uluslararası düzeydeki önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
SANA Kültür’ün “Mirasın Nabzı” köşesi, bu kez tarih boyunca Şam’ın askeri, siyasi ve mimari hafızasına tanıklık eden Şam Kalesi’ni ele aldı.
ISESCO listesine dahil edilmesiyle kale, bölgenin en önemli tarihi yapılarından biri olarak yeniden uluslararası ilginin odağına yerleşti.
Suriye kültürel mirasına yeni bir uluslararası tescil
Şam Kalesi’nin ISESCO Miras Listesi’ne alınması, yalnızca tarihi ve arkeolojik değerinin tanınması anlamına gelmiyor. Bu adım aynı zamanda kalenin korunması, belgelenmesi ve uluslararası düzeyde tanıtılmasına katkı sağlarken, Suriye kültürel mirasının İslam ve insanlık medeniyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu da teyit ediyor.

Söz konusu gelişme, Suriye’nin zengin kültürel mirasının bölgesel ve uluslararası platformlarda tanıtılması ve korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında gerçekleşti.
Kale, İslam askeri mimarisinin önemli örneklerinden biri olmasının yanı sıra, Şam tarihinde iz bırakan birçok medeniyet ve devlete ait izleri bünyesinde barındırıyor.
Eski Şam’ın ayrılmaz bir parçası
Şam Eski Eserler Dairesi Başkanı Nur Kedalem, SANA‘ya yaptığı açıklamada, Şam Kalesi’nin öneminin, 1979 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Eski Şam’ın ayrılmaz bir parçası olmasından kaynaklandığını belirtti.
Kedalem, kalenin tarihi kent dokusu içindeki konumunun, Şam’ın binlerce yıllık kentsel gelişimini, savunma sistemini ve ticaret yollarıyla ilişkisini anlamada temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

Şehrin kalbindeki stratejik savunma yapısı
Şam Kalesi, eski şehrin kuzeybatı köşesinde yer alıyor ve tarihi kent dokusunun önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Suriye Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün arkeolojik ve tarihi araştırmalarına göre, bölgede mevcut kaleden önce daha eski savunma yapıları bulunuyordu. Günümüzdeki kalenin şekillenmesi ise Büyük Selçuklu döneminde, 11. yüzyılın ikinci yarısında başladı.
Kale, özellikle 13. yüzyılın başlarında Eyyubi Sultanı Melik El-Adil Ebubekir bin Eyyub döneminde kapsamlı biçimde yeniden inşa edilerek genişletildi ve Doğu’nun en güçlü askeri kalelerinden biri haline geldi.
İslam askeri mimarisinin seçkin örneği
Dr. Abdulkadir El-Reyhavi’nin Şam Kalesi adlı eserinde belirtildiği üzere kale, dönemin gelişmiş savunma sistemlerini yansıtan önemli İslam askeri mimarisi örneklerinden biridir.
Yaklaşık dikdörtgen planlı yapı; güçlü surlar, büyük savunma kuleleri, askeri geçitler, depolar ve hizmet yapılarından oluşan bütüncül bir savunma sistemiyle inşa edildi.

Kalenin hem askeri hem de idari merkez olarak kullanılmasına imkân sağlayan bu yapı, kireç taşı ve bazalt taşının birlikte kullanıldığı mimarisiyle de dikkat çekiyor.
Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerinde gerçekleştirilen onarım ve ilaveleri belgeleyen kitabeler ile süsleme unsurları da yapının tarihsel gelişimini yansıtıyor.
Eyyubiler döneminde büyük yeniden inşa
Tarihçiler, Şam Kalesi’nin en önemli dönüşümünün Eyyubiler döneminde yaşandığı konusunda görüş birliği içinde bulunuyor.
Melik El-Adil’in 1203-1216 yılları arasında gerçekleştirdiği kapsamlı yeniden inşa çalışmaları sırasında Haçlı Seferleri döneminde gelişen askeri mühendislik birikiminden yararlanıldı.
Bu süreçte kale daha sağlam surlara, büyük kulelere, tahkim edilmiş kapılara ve gelişmiş iç yapılara kavuşarak dönemin en güçlü kalelerinden biri haline geldi.
Askeri ve siyasi merkez
Şam Kalesi yalnızca bir savunma yapısı olarak değil, farklı dönemlerde yönetim merkezi olarak da kullanıldı. Askeri garnizonlara ve idari birimlere ev sahipliği yapan kale, Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin önemli siyasi gelişmelerine de tanıklık etti.

Bölgenin çeşitli savaşlar yaşadığı dönemlerde ise gelişmiş tahkimatı ve stratejik konumu sayesinde Şam’ın başlıca savunma merkezlerinden biri olmayı sürdürdü.
Bilimsel ve arkeolojik değeri
Son yıllarda kalede gerçekleştirilen kazılar ve bilimsel araştırmalar, Şam’ın askeri ve mimari gelişimini ortaya koyan çok katmanlı yerleşim izlerini gün yüzüne çıkardı. Bu bulgular, araştırmacılara kentin tarih boyunca geçirdiği dönüşümleri inceleme açısından önemli veriler sunuyor.
Surları, kuleleri ve taş geçitleriyle Şam Kalesi, yalnızca tarihi bir yapı değil; kentin hafızasını yaşatan yaşayan bir miras niteliği taşıyor.
ISESCO Miras Listesi’ne alınması da Suriye kültürel mirasının korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini bir kez daha teyit ediyor.
R.Y