باستخدام هذا الموقع ، فإنك توافق على سياسة الخصوصية و شروط الاستخدام .
Almak
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)
  • SANA Haberleri
  • Suriye
  • Orta Doğu
  • Ekonomi
  • Politika
  • Dünya
Reading: Devrik Rejimin Doğu Guta’daki Kimyasal Katliamının Üzerinden 13 Yıl Geçti
  • AR
  • EN
  • FR
  • ES
  • KU
  • Suriye ve Türkiye
  • Kültür
  • Spor
  • Video
  • Fotoğraf
  • Çeşitli
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)
  • SANA Haberleri
  • Suriye
  • Orta Doğu
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Dünya
Aramak
  • SANA Haberleri
  • Haber Kategorileri
    • Politika
    • Kültür
    • Video
    • Fotoğraf
    • Çeşitli
  • Diller
    • العربية
    • English
    • Español
    • Français
    • Kurdî
Takip
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA) > SANA Haberleri > Suriye > Devrik Rejimin Doğu Guta’daki Kimyasal Katliamının Üzerinden 13 Yıl Geçti

Devrik Rejimin Doğu Guta’daki Kimyasal Katliamının Üzerinden 13 Yıl Geçti

Yayınlandı: 2026/08/21 7:22 PM
Güncellendi: 2026/08/21 7:23 PM
Devrik Rejimin Doğu Guta'daki Kimyasal Katliamının Üzerinden 13 Yıl Geçti

Suriye, devrik rejimin Doğu Guta’da gerçekleştirdiği ve 1400’den fazla sivilin hayatını kaybettiği kimyasal katliamın yıl dönümünde, adalet, hesap verebilirlik ve kimyasal mirasından arınma kararlılığını yineliyor.

Şam (SANA) – Bugün, devrik rejimin Şam’ın Doğu Guta bölgesine uluslararası alanda yasaklanmış sarin gazıyla düzenlediği ve aralarında 200 çocuk ve kadının bulunduğu 1400’den fazla kişinin şehit olduğu, binlerce kişinin de yaralandığı katliamın 13. yıl dönümü. Bu olay, devrik rejimin Suriye halkına karşı işlediği en kanlı suçlardan biri olarak tarihe geçti.

Suriye’nin 8 Aralık 2024’te özgürleştirilmesinden bu yana bu yıl dönümü artık yalnızca bir yas günü değil; faillerin hesap vermesi, mağdurların haklarının teslim edilmesi ve devrik rejimin kimyasal mirasından tamamen kurtulunması için yürütülen açık bir sürecin dönüm noktası haline geldi.

Havanın öldürücü bir zehire dönüştüğü an

21 Ağustos 2013 tarihinde saat sabaha karşı 02.00’de devrik rejimin savaş uçakları; Doğu Guta’nın Zemelka, Ayn Terma, Hammuriye, Sakba, Duma, Meliha, Kafr Batna ve Cisrin beldeleri ile Batı Guta’daki El-Muaddamiye beldesine sarin gazı yüklü füzelerle saldırı düzenledi.

Zamanlama tesadüf eseri seçilmemişti; gece saat 02.00 ile 05.00 arasındaki düşük hava sıcaklığı, havanın aşağıya, yani yeryüzüne doğru hareket etmesine yol açarak zehirli gazın öldürücü etkisini artırıyor ve evlerinde uykudayken hedef alınan kurban sayısının en üst düzeye çıkmasını garanti ediyordu.

Sarin gazı bitişik evler arasında hızla yayılarak tüm aileleri hayattan sildi. Ekim 2012’den beri bölgeye uygulanan boğucu kuşatma nedeniyle zaten tükenmiş olan sehra hastaneleri, en temel ekipman ve ilaçların eksikliği karşısında devasa yaralı akınını karşılamakta aciz kaldı.

Tıbbi raporlar; mağdurların ağızlarında köpük gelmesinin yanı sıra şiddetli solunum bozuklukları, göz bebeklerinde büyüme ve şiddetli kas spazmları geçirdiğini ortaya koydu. Kurtulanların daha sonra “sıradan bir bombardıman gecesinden ziyade kıyamet gününü andırıyor” diye nitelendirdiği bu tablo hafızalara kazındı.

Devrik rejim, ölümcül gazı atmakla yetinmeyip, yaralıları kurtarma çalışmaları sırasında hastaneleri ve tıbbi noktaları da hedef alarak tüm insani normları ve uluslararası yasaları açıkça ihlal etti.

Geniş çaplı uluslararası tepkilere yol açan suçunu örtbas etmek amacıyla rejim, mağdurların yakınlarından bir kısmını alıkoyarak BM soruşturma komiteleri önünde yalan ifade vermeye zorladı. Ancak bu çaresiz hakikati örtme çabası, soruşturmaların sonradan ortaya koyduğu bilimsel kanıtların büyüklüğü karşısında başarısızlığa mahkum oldu.

BM soruşturması: Kan örneklerinin yüzde 85’i sarin için pozitif çıktı

İsveçli uzman Ake Sellström başkanlığındaki bir BM denetleme misyonu, devrik rejimin 14 Ağustos 2013’te çalışma düzenlemelerini kabul etmesinin ardından, kimyasal silah kullanımına ilişkin önceki iddiaları soruşturmak üzere o sırada Suriye’de bulunuyordu. Doğu ve Batı Guta katliamı haberleri ulaşır ulaşmaz dönemin Genel Sekreteri Ban Ki-moon acil soruşturma talep etti ve Silahsızlanma İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Angela Kane’i müfettişlerin geçişini müzakere etmek üzere Şam’a gönderdi.

Ancak devrik rejim bir hafta boyunca yanıt vermeyi geciktirdi; misyonun El-Muaddamiye’yi ziyaretine yalnızca 26 Ağustos’ta, Ayn Terma ve Zemelka’yı ise 28-29 Ağustos’ta izin verildi. Bu, uzmanlar varmadan önce suçun izlerini silmek için yapılmış bilinçli bir hamleydi.

Buna rağmen misyon; 50’den fazla sağ kalan, tıp çalışanı ve sağlık görevlisiyle görüşme yapmayı başardı; zehirlenme belirtileri gösteren 35 hastadan kan, idrar ve saç örnekleri topladı ve mühimmat, füze parçalarını inceleyerek rejim ordusu keskin nişancılarının ateş açtığı son derece tehlikeli güvenlik koşulları altında toprak çevresel örnekleri aldı.

Komite raporunun sonuçları kesin bir dille, incelenen kan örneklerinin yüzde 85’inin yanı sıra çevresel örneklerin ve mühimmatın sarin gazı açısından pozitif olduğunu doğruladı. Belgelenen semptomlar arasında bilinç kaybı, nefes darlığı, bulanık görme, kasılmalar ve göz bebeklerinin daralması yer aldı.

16 Eylül 2013’te Ban Ki-moon raporu Güvenlik Konseyi’ne sunarak, Suriye’de kimyasal silahların “sivillere ve çocuklara karşı da nispeten geniş bir ölçekte” kullanıldığını ve sonuçların kesin olup tartışma kabul etmediğini vurguladı. Sorumluların en kısa sürede adalete teslim edilmesini gerektiren bu suçu uluslararası hukukun ciddi bir ihlali olarak nitelendirdi. O dönemdeki teknik misyonun yetkisi, füzeleri ateşleyen tarafı açıkça belirlemeden sadece kimyasal silah kullanımını kanıtlamakla sınırlı kalmıştı.

Human Rights Watch da katliama ilişkin yürüttüğü soruşturmalarda, devrik rejim güçlerini doğrudan suçla ilişkilendiren net kanıtlara ulaştı. Rejimin kazara patlama iddiasını çürüten kuruluş, bu iddianın aralarında 16 kilometre mesafe bulunan iki konumdaki yıkım boyutu ve mağdurların dağılımıyla bağdaşmasının imkansız olduğunu açıkladı.

Kanlı bilanço: Çoğu kadın ve çocuk 1400’den fazla şehit

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), aralarında 194 kadın ve 99 çocuğun bulunduğu 1144 kişinin boğularak katledildiğini isimleriyle belgelemiştir. Ayrıca solunum semptomları ve boğulma belirtileri gösteren yaklaşık 5935 kişi yaralanmıştır. Bu durum, mağdurların üçte birinin kadın ve çocuklardan oluşması nedeniyle devrik rejimin en savunmasız sivillere olabilecek en büyük zararı verme yönündeki kasıtlı niyetinin açık bir kanıtı olarak değerlendirilmiştir.

Katliamdan dokuz gün sonra yayımlanan bir ABD hükümeti raporunda da ölü sayısı, 426’sı çocuk olmak üzere 1429 olarak tahmin edilmiş ve bu olay modern Suriye tarihinin en büyük katliamı olarak kayıtlara geçmiştir.

Uluslararası kınamadan cezasızlığa

Olayın vahameti, devrik rejimi 14 Eylül 2013’te Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi’ne katılmaya zorlamış; sözleşme 14 Ekim’de yürürlüğe girerek Suriye’yi taraf olan 190. devlet haline getirmiştir.

27 Eylül 2013’te BM Güvenlik Konseyi, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) denetiminde Suriye’nin kimyasal cephaneliğinin tamamen ortadan kaldırılması çerçevesini onaylayan 2118 sayılı kararını oy birliğiyle kabul etti. Ekim 2013 ile Eylül 2014 arasında ilan edilen tüm silahlar Suriye toprakları dışına çıkarılarak imha edildi.

Ancak bu uluslararası çerçeve, devrik rejimin suçlarına devam etmesine engel olamadı; nitekim farklı bölgelerde kimyasal saldırılar yinelendi ve bu durum, rejimin stoklarına ilişkin yaptığı beyanın eksik ve kusurlu olduğunu ortaya koydu.

21 Nisan 2021’de OPCW taraf devletler, devrik rejimin Mart 2017’de Hama’nın Latamine beldesinde ve Şubat 2018’de İdlib’in Serakib ilçesinde gerçekleştirdiği kimyasal saldırılarda bu silahları kullandığını kanıtlamasının ardından Suriye’nin üyelik haklarının bir kısmını askıya alma kararı aldı.

8 Aralık 2024.. Dosyayı yeniden açan kapı

Doğu ve Batı Guta katliamına yönelik tüm uluslararası kınamalara ve insan hakları belgelendirmelerine rağmen bu olay, devrik rejimin iktidarı boyunca gerçek bir hesap sorulmaksızın bir suç olarak kaldı.

Suriye’nin 8 Aralık 2024’te özgürleştirilmesiyle birlikte cezasızlık denklemi tersine döndü. Devrik rejimin çöküşünden sadece bir gün sonra OPCW yeni Suriye yönetimiyle derhal temasa geçerek, rejimin beyanındaki boşlukları doldurmak için on bir yıl boyunca boşuna uğraştıklarını, Şam’daki siyasi dönüşümün ise kimyasal program hakkındaki gerçeğe ulaşmak için nihayet tarihi bir fırsat sunduğunu teyit etti.

Bu açık tutum, 9 Temmuz’da Suriye’nin OPCW’deki tüm hak ve imtiyazlarını geri kazanmasıyla sonuçlanan hızlı ve pratik adımlara dönüştü.

Suriye’nin OPCW nezdindeki misyonu ayrıca 26 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, 2013 yılındaki Doğu Guta kimyasal saldırısında kullanılan mühimmatlara benzer 25 adet karadan karaya füzenin yanı sıra sarin üretiminde kullanılan hammaddeler, karıştırma ve depolama ekipmanları ele geçirildiğini duyurdu. Ayrıca Bilimsel Araştırma Merkezi’nden eski kimyasal programla bağlantılı üst düzey subaylar ve uzmanların da aralarında bulunduğu 18 kişi tutuklandı.

Adnan Abbud Halva’nın tutuklanması.. “Cezasızlık” kuralının yıkıldığı an

Hesap verme süreci uluslararası boyutta kalmayıp sahada suçu işleyenlerin doğrudan takibine de uzandı. 29 Nisan’da Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab, Doğu Guta’daki kimyasal katliamının sorumlusu baş subaylardan biri olarak nitelendirilen Tümgeneral Adnan Abud Halva’nın yakalandığını açıkladı.

Aynı yılın mayıs ayında, Şam’daki Askeri İstihbarat “Mıntıkak” Şubesi’ndeki görevi sırasında kimyasal saldırılara karıştığı ve Doğu Guta’nın bombalanmasında lojistik koordinasyonu sağladığı tespit edilen Kıdemli Albay Hardal Ahmed Diyub yakalandı.
Temmuz ayında ise devrik rejim döneminde kimyasal silahlar konusunda uzmanlaşmış, sarin gazı depoları ve kimyasal üretimden sorumlu Albay Ahmed Habib Ali tutuklandı.

Geçiş adaleti.. Mağdurların zararlarının giderilmesi için kurumsal bir yol

Suriye devletinin kapsamlı bir adalet inşa etme iradesi, 17 Mayıs 2025 tarihli ve 20 sayılı Başkanlık Kararnamesi ile kurulan Ulusal Geçiş Adaleti Yüksek Kurulu aracılığıyla somutlaştı. Bu kurul; gerçeğin ortaya çıkarılması, hesap verebilirlik, zararların giderilmesi, ulusal uzlaşı, ihlallerin tekrarlanmamasının garantisi ve ulusal hafızanın korunması yollarıyla adaleti sağlamak ve mağdurların haklarını teslim etmek üzere çalışmalarını sürdürmektedir.

Bunun yanı sıra BM Bağımsız Uluslararası Tarafsız Mekanizma (IIIM) ile işbirliği genişletildi. Mekanizma, 20 Şubat’ta hükümetle doğrudan koordinasyon içinde Suriye içinde delil toplamak üzere ilk saha operasyonunu gerçekleştirdi. Ardından 10 Mayıs’da Ulusal Geçiş Adaleti Yüksek Kurulu ile bilgi yönetimi, delil toplama ve güvenli bir şekilde saklama mekanizmaları üzerine bir toplantı düzenleyerek, gelecekteki herhangi bir yargı sürecinde kişileri mekanlar, emirler ve arşivlerle ilişkilendirmenin yolunu açtı.

“İnkara ve unutulmaya izin vermeyeceğiz”.. 2025’te ilk kez anılan yıl dönümü

21 Ağustos 2025, Suriyelilerin vicdanında istisnai bir dönüm noktası oldu. Bu tarih, devrik rejimin çöküşünün ardından katliamın anıldığı ilk seferdi. Saldırının başladığı saat olan sabaha karşı 02.00’de onlarca Suriyeli Doğu Guta sokaklarında toplandı; bu yıl dönümünde camilerden ilk kez tekbirler yükseldi, halk saldırının gerçekleştirildiği yerlerde saygı duruşunda bulundu. Şam’daki Meçhul Asker Anıtı’nda ise aktivistler ve Guta halkı kurbanların hatırasına anma etkinliği düzenledi.

Ulusal Geçiş Adaleti Yüksek Kurulu ile Kimyasal Silah Mağdurları Derneği’nin işibirliğiyle Duma ve Zemelka’ya da yayılan bu faaliyetler, ulusal hafızanın korunmasının kurumsal ve kalıcı bir yola dönüştüğünü gösterdi. Bu durum, Temmuz’da Erbin beldesinde sağ kalanların tanıklıklarına dayanan ve “Süren Suç” başlıklı raporda hayatta kalanlar üzerindeki sağlık ve psikolojik etkilerin belgelendiği geniş kapsamlı bir oturumla pekiştirildi.

Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara: Suçluların hesap vermesi zaman aşımına uğramayan bir haktır

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, 23 Ağustos 2025’te devrik rejimin Şam Kırsalı’nda gerçekleştirdiği kimyasal katliamlardan sağ kurtulan bir grubu kabul ederek, bu suçların Suriyelilerin çektiği acıların ve özgürlük ile onur mücadelesindeki kararlılığın birer tanığı olarak kalacağını vurguladı ve “Suçluların hesap vermesi zaman aşımına uğramayan bir haktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, devrik rejimin Suriyelilere karşı işlediği büyük suçların, özellikle de Doğu Guta’daki kimyasal katliamın adaleti ve sorumluluğunun ne kadar zaman geçerse geçsin asla ortadan kalkmayacak bir hak olduğunu her vesileyle dile getirmektedir.

Aradan geçen 13 yıla rağmen Doğu ve Batı Guta dosyası; devrik rejimin kimyasal silah kapasitesini tamamen tasfiye etmek ve adalet adımlarını tamamlamak amacıyla uluslararası mekanizmalarla koordineli şekilde yürütülen soruşturma ve geçiş dönemi adaletinin en kritik unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.

V.K / İ.K /E.D

Cumhurbaşkanı El Şara, Çin Halk Cumhuriyeti’nden Bir Heyeti Kabul Etti
Suriye Arap Ordusu, Halep’in Doğusundaki Meskene Kentinde Tam Kontrol Sağladı
Zaidan: El-Şara’nın Washington Ziyareti, Yeni Bir Dönem Başlatıyor
Enformasyon Bakanı, Çok Sayıda Arap Ve Körfez Üretim Şirketinin Temsilcileriyle  Bir Araya Geldi
Rakka Halkının Suriye Ulusal Diyalog Konferansı Hazırlık Komitesi İle Gerçekleştirdiği Diyalog Oturumunda Geçiş Adaletinin Uygulanmasına Odaklandı
  • Basın
  • Fotoğraf
  • Bilim ve Teknoloji
  • Video
  • Çeşitli
Etiketler:devrik rejimDoğu GutaDoğu ve Batı GutaSuriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara
Bu haberi paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp LinkedIn Telegram Bağlantıyı Kopyala

Editörün Seçimi

Nijerya’nın Nijer Eyaletinde Silahlı Saldırı: Çok Sayıda Kişi Öldürüldü ve Kaçırıldı

Ağustos 22, 2026

Filistin Sağlık Bakanlığı: Gazze’de Can Kaybı 73 Bin 419’a Ulaştı

Ağustos 22, 2026

ABD, İran’a Giden 68 Ticari Geminin Rotasını Değiştirdi

Ağustos 22, 2026

İşgalci İsrail İHA’sı Şam Kırsalı’nda Aracı Hedef Aldı: 1 Yaralı

Ağustos 22, 2026
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA)

Suriye Arap Haber Ajansı – SANA
Suriye’nin resmî ulusal haber ajansı olup 24 Haziran 1965’te kurulmuştur.
Suriye Enformasyon Bakanlığı’na bağlıdır ve merkezi Şam’dadır.

  • Suriye ve Dünya
  • Cumhurbaşkanlığı
  • Politika
  • Suriye
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Kültür
  • Spor
  • Turizm
  • Basın
  • Fotoğraf
  • Bilim ve Teknoloji
  • Video
  • Çeşitli
© Suriye Arap Haber Ajansı. Tüm hakları saklıdır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Kullanıcı Adı veya E-posta
Parola

Şifrenizi mi unuttunuz?