ŞAM (SANA) – Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, SDG örgütünün ateşkes anlaşmalarını ihlal etmekten doğrudan sorumlu olduğunu belirterek, Suriye devletinin ulusal egemenliği ve güvenliği koruma hakkını tam yetkiyle muhafaza ettiğini vurguladı.
Bakanlıktan diplomatik bir kaynak, SANA’ya yaptığı açıklamada, Fırat’ın doğusundaki son gelişmelerin SDG’nin devlet çerçevesi dışında izlediği fiilî politikaların sonucu olduğunu ifade etti. Kaynak, Şam yönetiminin önceliğinin hukukun üstünlüğünü tesis etmek, sivilleri korumak ve yasadışı silahları ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.
Kaynak, 10 Mart’ta varılan anlaşmanın, tarafın sergilediği ciddiyet eksikliği ve ayrılıkçı bir gerçeklik dayatma girişimleri nedeniyle başarısızlığa uğradığını belirtti. Buna karşılık, bu ayın 18’inde sağlanan yeni mutabakatın, siyasi yolların tükenmesi ve devlet müdahalesinin zorunlu hâle gelmesi sonucunda, istikrarı yeniden tesis etmek amacıyla gerçekleştiğini dile getirdi.
Yetkili, söz konusu anlaşmanın arka planında artan güvenlik riskleri ile gayrimeşru yönetim yapısının başarısızlığının bulunduğunu kaydederek, Şam’ın Cezire bölgesine girişinin ülkenin birliğini koruma ve daha fazla kan dökülmesini önleme kaygısından kaynaklandığını yineledi.
Açıklamada, anlaşmanın tüm ağır ve orta ölçekli silahların Suriye devletine teslim edilmesini öngördüğü vurgulandı. Kaynak, silah tekelinin yalnızca devlete ait olduğunu ve bu ilkenin egemenliğin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Ateşkesin yeniden ihlal edilmesi ihtimaline ilişkin değerlendirmede bulunan yetkili, siyasi çözüm yollarından sivilleri korumayı ve kaosa son vermeyi hedefleyen hesaplanmış güvenlik ya da askerî müdahaleye kadar tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti.
Kaynak ayrıca, SDG unsurlarının devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamen iç egemenlik meselesi olduğunu, bu dosyanın ele alınmasında müttefik ülkelerle koordinasyonun sürdürüldüğünü söyledi. Suriye’nin, terörle mücadele, DEAŞ’ın yeniden güç kazanmasının engellenmesi ve bölgesel ile uluslararası güvenliğin korunmasına yönelik adımlarını dost ülkelerle paylaştığını aktardı.
DEAŞ’a ait hapishaneler konusuna da değinen diplomatik kaynak, bu dosyanın siyasi amaçlarla kullanılmasını reddettiklerini vurguladı. Devletin hapishaneleri devralmaya ve güvenliğini sağlamaya hazır olduğunu belirten yetkili, bu alanda yaşanabilecek herhangi bir ihlalin sorumluluğunun SDG’ye ait olacağını kaydetti.
Kaynak, Şam’ın Fırat’ın doğusundaki halka ve uluslararası topluma verdiği mesajın açık olduğunu belirterek, devletin ülkedeki tüm unsurların güvenliğinin garantörü olduğunu söyledi. Ordunun bölgeye girişinin koruma amacı taşıdığını ifade eden yetkili, Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermenin siyasi bir tercih değil, uluslararası hukuk çerçevesinde bağlayıcı bir yükümlülük olduğunu dile getirdi.
Açıklamanın sonunda, petrol, gaz ve su kaynaklarının yeniden devlet denetimine alınmasının, tüm Suriyelilerin yararına kullanılacağı vurgulandı. Bu kaynakların kamu hizmetlerini iyileştirmek, yeniden imar sürecini desteklemek ve ekonomik istikrarı güçlendirmek için değerlendirileceği belirtildi.