Yeni bir psikolojik araştırma, kendi kendine konuşmanın bireyler arasında yaygın bir davranış olduğunu, sanılanın aksine psikolojik bozukluklarla ilişkili olmadığını, aksine düşünceleri düzenlemeye, duygusal kontrolü artırmaya ve stresi azaltmaya yardımcı olan zihinsel bir araç olabileceğini ortaya koydu.
Washington (SANA) – Güncel bir psikolojik araştırma, kendi kendine konuşmanın bireyler arasında oldukça yaygın bir davranış olduğunu ve mutlaka bir psikolojik rahatsızlığa işaret etmediğini gösterdi. Araştırmaya göre bu davranış, aksine düşünceleri organize etmeye, duygusal kontrolü geliştirmeye ve stresi azaltmaya yardımcı olan yararlı bir zihinsel araç işlevi görebilir.
Alman yayın kuruluşu DW’nin bugün (perşembe) “Scientific Reports” dergisinde yayımlanan bir çalışmaya dayandırdığı habere göre, Amerikalı araştırmacılar iki hafta boyunca 208 kişinin kendi kendine konuşma kalıplarını inceledi.
Çalışmada, bu davranış ile bireylerin psikolojik durumları, duygusal stres düzeyleri ve narsisizm gibi bazı kişilik özellikleri arasındaki ilişkiler analiz edildi.
Elde edilen sonuçlar; özellikle sesli olarak kendi kendine konuşmanın, düşünceleri düzenleme ve günlük durumlarla başa çıkma becerisini geliştirmeye katkı sağlayabileceğini gösterdi. Araştırmacılar, bu durumun toplumda genel olarak inanılanın aksine, yalnızlık veya psikolojik bir bozukluğun göstergesi olmadığını vurguladı.
“Psikolojik mesafe” ve davranışsal düzenleme
Uzmanlar, “psikolojik mesafe” olarak adlandırılan yöntemin, yani kişinin kendisiyle daha tarafsız bir üslupla veya üçüncü şahıs zamiri kullanarak konuşmasının, olayları daha net görmeye ve daha sakin kararlar almaya yardımcı olduğunu belirtti.
Araştırma ayrıca, bu davranışın günlük yaşamda, özellikle bir göreve hazırlanırken veya stresli durumlarla karşı karşıya kalındığında doğal olarak ortaya çıktığını; beynin açık uçlu durumları işlemesine ve davranışsal tepkileri düzenlemesine yardımcı olduğunu ortaya koydu.
Araştırmacılar, kendi kendine konuşmanın bir öz-düzenleme (otoregülasyon) biçimi olduğunu ve dengeli bir şekilde kullanıldığında psikolojik ve bilişsel performansı artırabileceğini doğruladı. Bu durum, söz konusu günlük davranışın zihinsel sağlığı destekleyen doğal bir psikolojik araç olarak yeniden değerlendirilmesinin önemini yansıtıyor.
Kendi kendine konuşmada “Tonlama” faktörü
Psikoloji uzmanları, kendi kendine konuşurken kullanılan ses tonunun zihinsel durumu şekillendirmede önemli bir rol oynadığına inanıyor. Olumlu bir tonlama kişinin harekete geçme ve uygulama becerisini artırabilirken, olumsuz bir tonlama ise aşırı düşünmeye (overthinking) ve stresin tırmanmasına yol açabiliyor.
Söz konusu çalışma; ABD’nin önde gelen eğitim kurumlarından Michigan Üniversitesi (University of Michigan), Kaliforniya Üniversitesi Berkeley (UC Berkeley) ve Denver Üniversitesi (University of Denver) araştırmacılarının katıldığı ortak bir araştırma projesi kapsamında gerçekleştirildi.