Avrupa Komisyonu, dijital egemenliği güçlendirmek ve ABD ile Çin’e olan teknolojik bağımlılığı azaltmak için bulut bilişim, yapay zeka ve çip tedarikini kapsayan kapsamlı bir tedbir paketi hazırlıyor.
Brüksel (SANA) – Avrupa Birliği‘ne ait iç bir belge, Avrupa Komisyonu’nun dijital egemenliği güçlendirmek ve ABD’li büyük teknoloji şirketlerine ile Çinli yarı iletken tedarikçilerine olan bağımlılığı azaltmak amacıyla geniş kapsamlı bir tedbir paketini açıklamaya hazırlandığını ortaya koydu.
Fransız Haber Ajansı (AFP), bugün Cumartesi günü eriştiği belgeye göre, söz konusu belgede Avrupa Birliği içinde bulut bilişim ve yapay zeka altyapısının geliştirilmesine yönelik maddeler ile tedarikleri güvence altına almayı ve yabancı tedarikçilere bağımlılığı azaltmayı amaçlayan bir çip yasasının yer aldığını bildirdi.
Yeni plan ayrıca kamu kurumlarında açık kaynak yazılımların kullanımının artırılmasını öngörüyor.
Avrupa merkezli alternatiflerin geliştirilmesine yönelik çabalar
Belge, Avrupa Birliği üye devletlerini bulut bilişim ve yapay zeka alanlarında “egemenlik risk değerlendirmeleri” yapmaya zorunlu kılıyor; bu değerlendirmelerin amacı, Avrupa merkezli alternatifleri belirlemek ve piyasa rekabetine karşı dayanıklılığı güçlendirmek olarak belirtiliyor.
Yarı iletkenler (çipler) sektöründe ise Avrupa Komisyonu, kriz dönemlerinde üretim tedarik zincirlerine müdahale edebilme yetkisi elde etmeyi hedefliyor.
Bu kapsamda, üreticilerin kritik bileşenlere öncelik vermesinin zorunlu hale getirilmesi ve ciddi kıtlık yaşayan ülkeler için ortak bir tedarik sistemi oluşturulması da planlanıyor.
Dijital egemenliği sağlama girişimi
Belgeye göre, yeni plan, Brüksel’in küresel jeoekonomik yarışta konumunu yeniden kazanma çabası kapsamında hazırlanıyor.
Bu durum, ABD’li şirketlerin Avrupa’daki bulut bilişim pazarının %70’ini kontrol etmesi ve Washington ile ilişkilerin gerilmesi durumunda “acil durdurma” mekanizmasıyla hassas dijital hizmetlerin kesintiye uğrayabileceği endişelerinin artmasıyla daha da önem kazanıyor.
Avrupa Birliği’nin endişeleri, geçen yıl ABD’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne uyguladığı yaptırımlar nedeniyle bazı Avrupa yargıçlarının banka kartlarının çalışmaz hale gelmesiyle artmıştı.
Bu durum, Avrupa’nın dijital altyapısının kırılganlığını ve Visa ile Mastercard gibi Amerikan ödeme ağlarına olan bağımlılığını ortaya koydu.
ABD’li Amazon ve Apple gibi şirketleri de içeren Dot Europe gibi kuruluşlar, Amerikan şirketlerini hedef almanın Avrupa’nın inovasyon ve rekabet gücünü artırmayacağını savunurken; Avrupa Parlamentosu’nda planın destekçileri arasında yer alan Alman milletvekili Oliver Schenk gibi isimler, hedefin piyasayı kapatmak olmadığını, aksine hiçbir dış güce yapısal bağımlılığın oluşmasını önlemek olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşım, küresel ölçekte artan jeoteknolojik gerilimler bağlamında öne çıkıyor.
M.Y