Ortadoğu’da siyasi ve askeri gerilim devam ederken, Lübnan–İsrail ve ABD–İran müzakereleri gündemde. ABD, İran’a yönelik deniz ablukası ve ekonomik yaptırımları sürdürürken, küresel piyasalar olası yumuşamaya göre dalgalanıyor.
Başkentler (SANA) – Ortadoğu’da siyasi ve askeri hareketlilik bugün Perşembe günü hız kazandı. ABD, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile işgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında doğrudan bir görüşmenin yakında gerçekleşebileceğini duyurdu.
Bu gelişme, Güney Lübnan’daki saha geriliminin devam etmesi ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının sıkılaştırılmasıyla eş zamanlı olarak, Pakistan’ın arabuluculuğuyla ABD ve İran arasında yeni bir müzakere turunun yaklaştığına dair işaretlerle paralel gerçekleşti.
ABD Başkanı Donald Trump, “Truth Social” üzerinden yaptığı açıklamada, Lübnan ve İsrail liderlerinin bugün görüşeceğini duyurdu. Trump, bu adımı taraflar arasında “nefes almak için bir alan sağlama” girişimi olarak nitelendirirken, 1991 Madrid Konferansı’ndan bu yana yaklaşık 34 yıldır bir ilk olacağını belirtti.
İsrail de bunu doğruladı; İstihbarat İşlerinden Sorumlu Bakan Gila Gamliel, Ordu Radyosu’na yaptığı açıklamada, Netanyahu’nun bugün Avn ile görüşeceğini söyledi.
Buna karşılık Lübnan yalanladı ve Fransız Haber Ajansı’na (AFP) açıklama yapan resmi bir kaynak, Lübnan’a resmi kanallar aracılığıyla İsrail tarafıyla herhangi bir görüşme bildirilmediğini belirtti. Bu durum, toplantının niteliği, zamanı ve siyasi düzeyi hakkında süregelen belirsizliği yansıtıyor.
Gerilimi azaltılma sözüne rağmen sahada tırmanış
Siyasi süreçle paralel olarak, işgalci İsrail, Lübnan’ın güneyinde askeri operasyonlarını ve hava saldırılarını sürdürdü. Netanyahu, Mavi Hat’ı genişletme talimatı verdi. İsrail ordusu, ateşkes için herhangi bir hazırlık talimatı almadığını açıkladı ve El-Zahrani Nehri güneyindeki bölge sakinlerini kuzeye taşınmaları konusunda uyararak, bölgede yoğun askeri operasyonların devam edeceğini bildirdi.
Bu da, Lübnan’dan Hizbullah milisleri tarafından fırlatılan füzeler nedeniyle kuzey İsrail bölgelerinde sirenlerin çalmasıyla eş zamanlı olarak yaşandı.
Bu gelişmeler, geçtiğimiz Salı günü Washington’da Lübnan ve İsrail temsilcileri arasında onlarca yıl sonra ilk kez gerçekleştirilen doğrudan görüşmelerin ardından yaşandı. Görüşmelerde, taraflar daha sonra tarihi belirlenecek yeni bir siyasi müzakere süreci başlatılmasında anlaşmaya vardı.
ABD–İran müzakere süreci ikinci tura yaklaşıyor
Pakistan Dışişleri Bakanlığı, önceki turun kesin bir anlaşmayla sona ermemesinin ardından Washington ve Tahran arasındaki bir sonraki müzakere turu için henüz bir tarih belirlenmediğini açıkladı. Taraflar arasında, İslamabad’da gerçekleştirilecek yeni tur öncesi temaslar devam ediyor.
Beyaz Saray Sözcüsü, İran ile yürütülen görüşmelerin “verimli ve devam eden” olduğunu doğruladı. Sözcü, Pakistan’ın bu müzakerelerde tek arabulucu olduğunu vurguladı.
Öte yandan, Amerikalı yetkililer, 8 Nisan’da ilan edilen iki haftalık geçici ateşkes sona ermeden önce yeni bir doğrudan görüşmenin yapılabileceğini öngörüyor.
Bu çerçevede, Pakistan Ordusu Komutanı General Asim Munir, ateşkesin bozulmasını önlemek ve müzakere sürecini yeniden başlatmak amacıyla Amerikan mesajlarının detaylarını görüşmek üzere Çarşamba günü üst düzey bir heyetin başında Tahran’a geldi.
ABD Başkanı, İran ile savaşın neredeyse sona erdiğini açıkladı ve doğrudan müdahalesinin, Tahran’ın şu anda nükleer silah sahibi olmasını engellediğini belirtti.
Deniz ablukası devam ediyor
Sahada, ABD ordusu, geçen Pazartesi’den bu yana İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan gemilere uygulanan ablukanın desteklenmesi amacıyla deniz devriyelerini sürdürdü. ABD, Tahran’ın deniz ticaretinin büyük bölümünün aksadığını belirterek, bu adımın mevcut müzakere sürecinde Tahran üzerindeki baskıyı artırmayı hedeflediğini vurguladı.
Buna karşılık, İran, deniz ablukasını petrol tankerleri ve gemileri için doğrudan bir tehdit olarak görmesi halinde, Basra Körfezi, Umman Denizi ve Kızıldeniz’de ihracat ve ithalat faaliyetlerini aksatabileceği uyarısında bulundu.
Artan ekonomik baskı
ABD, İran’a yönelik ekonomik baskıyı da artırdı. Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington’ın İran petrolünü ithal eden ülkelere yeni yaptırım önlemleri uygulamaya hazır olduğunu ilettiğini belirtti. Bessent, Amerikan mesajlarının Çin, Hong Kong, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’daki bankaları da kapsadığını ve bunun İran enerji sektörüne bağlı mali akışları izleme çerçevesinde yapıldığını vurguladı.
ABD Hazine Bakanlığı, İran petrolünün taşınmasına ilişkin altyapıyla bağlantılı 20’den fazla şirket, petrol tankeri ve kişi üzerinde yaptırım uyguladı. Bu adım, Washington’ın yaklaşık 140 milyon varil İran petrolünün dünya piyasalarına ulaşmasına izin veren geçici muafiyeti sona erdirmeye hazırlanmasıyla eş zamanlı gerçekleşti.
Yaptırımlar, savaşın başında öldürülen İranlı Rehber Danışmanı Ali Şemhani’nin oğlu ile bağlantılı bir petrol kaçakçılığı ağını da kapsadı. Washington, bu adımı İran enerji sektörünün lojistik altyapısına yönelik ekonomik baskı kampanyasını genişletme çerçevesinde gerçekleştirdiğini belirtti.
Ateşkesi destekleyen uluslararası girişimler
Çin, Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının güvence altına alınması ve müzakerelerin yeniden başlaması çağrısında bulundu. Çin, “barış penceresinin açılmaya başladığını” vurgulayarak, ateşkesin sürdürülmesini ve müzakere sürecinin devamını desteklediğini belirtti.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ABD–İran müzakereleriyle bağlantılı diplomatik çabaların son gelişmelerini görüştü. Taraflar, bölgeye istikrarı yeniden kazandırmak için çalışmaya devam etmenin önemini vurguladı. Şerif, bölgesel barış ve güvenlik ile ikili işbirliğini görüşmek üzere Katar ve Türkiye’yi kapsayan bölgesel turuna devam ediyor.
Küresel piyasalar müzakere sonuçlarını bekliyor
Ekonomik açıdan, Washington ve Tahran arasında olası yumuşamaya dair göstergeler küresel piyasalara yansıdı. Dolar, yatırımcıların risk iştahının artmasıyla bir aydan uzun bir sürenin en düşük seviyesine gerilerken, euro ve İngiliz sterlini yükseldi.
Altın fiyatları, doların zayıflaması ve piyasaların müzakere sürecini beklemesiyle yükseldi. Öte yandan, Brent tipi ham petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve tedarik akışının devam etme olasılığının izlenmesiyle 95 dolar seviyesine yakın sınırlı hareketler kaydetti.