LONDRA (SANA) – Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ın, İran‘daki hedeflere yönelik operasyonlarda İngiliz üslerini kullanıma açmasının ardından Tahran’ın Diego Garcia Üssü’ne füze fırlatması, Londra’da güvenlik tartışmalarını alevlendirdi.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın, ABD’nin İran’daki füze hedeflerini vurmak amacıyla İngiliz askeri üslerini kullanmasına izin vermesi, bölgedeki askeri hareketliliği artırdı. Kararın ardından Tahran yönetimi, Hint Okyanusu’nda bulunan stratejik Diego Garcia Üssü’ne iki balistik füze fırlattı.
Saldırının başarısızlıkla sonuçlanmasına rağmen, olay Birleşik Krallık siyasi çevrelerinde ciddi kaygı uyandırdı. Independent Arabia’nın raporuna göre, yaşanan bu gelişme ülkenin yurt dışındaki askeri varlığının geleceğine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Londra yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran enerji tesislerini vurma tehdidinin “kişisel bir tutum” olduğunu vurgulayarak; İngiltere’nin doğrudan bir savaşa çekilmeyeceğini, ancak müttefikleriyle birlikte çıkarlarını korumaya ve gerilimi azaltmaya devam edeceğini açıkladı.
İngiltere’nin bölgedeki strateji değişikliği
Sürecin başlangıcında ABD-İsrail-İran çatışmasında tarafsız bir politika izleyen İngiltere, üslerinin saldırı operasyonlarında kullanılmasına izin vermeyerek yalnızca kendi vatandaşlarını ve çıkarlarını korumayı tercih etmişti.
Ancak mart ayı başında Başbakan Starmer, Hürmüz Boğazı’nı tehdit eden İran hedeflerine yönelik operasyonlar için RAF Fairford ve Diego Garcia üslerinin kullanımına onay verdi. Bu kararın, Donald Trump’ın NATO müttefiklerini operasyonlara katılmamaları nedeniyle eleştirmesinin ardından gelmesi dikkati çekti. Londra bu adımı “savunma amaçlı” olarak nitelendirse de Tahran yönetimi durumu doğrudan savaşa katılım olarak değerlendirerek Diego Garcia’yı hedef aldı. Atılan füzelerden biri Amerikan gemisi tarafından imha edilirken diğeri etkisiz hale geldi.
Muhalefetten hükümete “tarafsızlık” tepkisi
Diego Garcia’ya yönelik saldırı, İngiliz iç siyasetinde sert tartışmaları beraberinde getirdi. Yeşil Parti ve Liberal Demokratlar, üslerin kullanımına izin verilmesini eleştirerek hükümete tarafsızlık çağrısında bulundu. İşçi Partisi içindeki bazı milletvekilleri ise bu denli kritik kararların Parlamento çatısı altında alınması gerektiğini savundu.
Kamuoyu araştırmaları da toplumdaki bölünmeyi ortaya koyuyor. Yapılan anketlere göre İngilizlerin yarısı savaşa müdahil olmaya karşı çıkarken, katılımcıların yüzde 41’i hükümetin krizi yönetme biçimini başarısız buluyor. Hükümetin tutumuna destek verenlerin oranı ise yüzde 37’de kaldı.
Stratejik üslerin geleceği belirsizliğini koruyor
İngiltere’nin 44 kilometrekarelik bir alana yayılan Diego Garcia Üssü, hava, deniz ve iletişim altyapısıyla Londra ve Washington için kritik bir hızlı müdahale merkezi konumunda bulunuyor. İngiltere ayrıca Kıbrıs, Kızıldeniz ve Körfez bölgelerinde de askeri varlık gösterirken; Bahreyn, Katar, Umman ve Kuveyt’te operasyonel gücünü koruyor.
İran’ın son saldırısı, İngiltere’nin dış çatışmalardaki risklerini bir kez daha göz önüne sererken, üslerin geleceğine dair soru işaretlerini artırdı. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis, adadaki İngiliz üslerinin durumunun daha sonra görüşüleceğini ve bu üslerin İran’a yönelik saldırılarda kullanılmayacağını ifade etti.
İngiltere, olası bir İran tırmanışı ve öngörülemeyen ABD politikaları karşısında, müttefiklik bağları ile iç istikrar arasındaki hassas dengeyi koruma sınavı veriyor.