LONDRA (SANA) – ABD ile İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları nedeniyle Orta Doğu semalarında sivil uçuş güvenliği tehlikeye girerken, hava trafik kontrolörleri füze ve İHA trafiği arasında yolcu uçaklarını güvenli koridorlarda tutmak için yoğun mesai harcıyor.
Orta Doğu’daki sivil havacılık operasyonları, ABD ile İsrail’in İran’a karşı sürdürdüğü savaş ve buna bağlı olarak İran ile Basra Körfezi üzerindeki hava sahasında meydana gelen geniş çaplı aksamalar nedeniyle benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya bulunuyor.
Bölgede iki haftayı aşkın süredir devam eden insansız hava araçları (İHA) ve füze hareketliliğine rağmen hava trafik kontrolörleri, artan yoğunluk altında yolcu uçaklarını daha güvenli hava koridorlarına yönlendirmeye çalışıyor.
Hava trafik kontrolörleri kritik sorumluluk üstleniyor
BBC’nin paylaştığı bilgilere göre, hava trafik kontrolörleri hava sahası yönetimini belirli sektörlere ayırarak paylaşıyor. Her bir kontrolör, kendi bölgesine giren ve çıkan uçakları takip etmek, meslektaşlarıyla kesintisiz koordinasyon sağlamakla yükümlü bulunuyor. Normal şartlarda bir kontrolörün aynı anda yaklaşık 6 uçağı takip edebildiği, ancak çatışma dönemlerinde bu sayının iki katına çıktığı; bu durumun ise en yoğun saatlerde görev yapan kontrolör sayısının artırılmasını zorunlu kıldığı belirtiliyor.
Hava sahasının aniden kapanması veya aşırı yoğunlaşması durumunda kontrolörler; pilotlarla irtibata geçerek varış noktalarını, mevcut yakıt miktarlarını ve uçağın teknik özelliklerine uygun iniş yapabileceği havalimanlarını belirliyor. Ayrıca, özellikle büyük gövdeli uçakların oluşturduğu türbülansın küçük uçakları etkilememesi için uçaklar arasında dikey ve yatay düzlemde güvenli mesafenin korunması veya rotaların tamamen değiştirilmesi operasyonları titizlikle yürütülüyor.
Kaosu önlemek için “ek yakıt” ve “titiz planlama” önlemi
BBC’ye konuşan bir kontrolör, havayolu şirketlerinin hava durumu veya çatışma risklerine karşı önceden planlama yapması sebebiyle “ani” kapanmaların nadir görüldüğünü ifade etti. Pilot ve kontrolörlerin, hava trafiğinin kaosa dönüşmesini engellemek amacıyla katı prosedürlere bağlı kaldığı, pilotların ise rotanın uzaması veya alternatif havalimanlarına yönelme ihtimaline karşı uçaklarda her zaman fazladan yakıt bulundurduğu kaydedildi.
Havayolu şirketleri rotalarını değiştiriyor
Hava trafiğindeki baskı ve artan hacmin kontrolörler üzerindeki yükü de ağırlaşıyor. Uzmanlar, insan beyninin bu düzeydeki yüksek odaklanmayı ancak 20 ila 30 dakika sürdürebildiğini, mevcut şartların çalışma periyotlarını son derece yorucu hale getirdiğini vurguluyor.
FlightRadar24 verilerine göre, çok sayıda havayolu şirketi bölgedeki belirli ülkelerin üzerinden uçmaktan kaçınırken; bazı şirketlerin ise güvenlik gerekçesiyle seferlerini iptal ettiği veya rotalarını değiştirdiği gözleniyor. Eurocontrol verileri, geçtiğimiz yıl Orta Doğu hava sahasından Avrupa yönüne günlük yaklaşık 1400 uçuşun gerçekleştiğine işaret ediyor.
Çatışma bölgeleri, maliyet ve risk yönetimi açısından havayolu şirketleri üzerinde giderek artan bir yük oluşturuyor. Son olarak Irak’ın batısında bir ABD yakıt ikmal uçağının düşmesi sonucu 6 mürettebatın öldüğü kaza, bölgedeki riskli atmosferi bir kez daha gündeme getirdi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), söz konusu kazanın düşman ateşi nedeniyle yaşanmadığını açıklamıştı.
İ.K