Almanya’nın 63. Şam Uluslararası Fuarı’na 13 şirketle katılması, Alman iş dünyasının yıllar sonra Suriye pazarına dönüş ve başta enerji ile altyapı olmak üzere yeniden yapılanma sürecindeki yatırım fırsatlarından yararlanma isteğini ortaya koyuyor.
Şam-Berlin (SANA) – Almanya’nın 63. Şam Uluslararası Fuarı’na katılımı, Alman iş dünyasının yıllar süren aranın ardından Suriye pazarına dönmeye ve özellikle enerji ile altyapı sektörlerinde yeniden yapılanma sürecinin sunduğu fırsatlardan yararlanmaya yönelik artan ilgisini yansıtıyor. Fuarın açılışından bir hafta sonra üst düzey bir Alman ekonomi heyetinin Suriye’yi ziyaret edecek olması da bu ilgiyi güçlendiriyor.
Geniş işbirliği alanları
Almanya ortak pavilyonunda yer alan 13 şirket; danışmanlık, yönetim, mühendislik, lojistik, istihdam, kablo ve fiber optik, tıbbi teknoloji, enerji ve su altyapısı ile risk ve kriz analizi dahil geniş bir yelpazede hizmet ve ürün sunuyor.
Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığına göre bu çeşitlilik, Şam Uluslararası Fuarı’ndaki Alman katılımının sunduğu geniş işbirliği alanlarını ortaya koyuyor.
Tanışmadan ortaklığa
Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Sözcüsü Tim Niklas Wenzel, SANA’ya yaptığı açıklamada, fuara katılımın Alman iş dünyasının Suriye pazarına ilgisini yansıttığını belirtti.

Wenzel, Almanya’nın Şam Uluslararası Fuarı’nı bölgenin en önemli fuarlarından biri olarak gördüğünü ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin önümüzdeki yıllarda gelişme açısından büyük potansiyel taşıdığını söyledi.
Fuarların bilgi alışverişi, ilişki kurulması ve işbirliğinin geliştirilmesi açısından önemli platformlar oluşturduğuna işaret eden Wenzel, Şam Uluslararası Fuarı’nın iş dünyası ve siyasetten aktörleri bir araya getirdiğini kaydetti.
Wenzel, fuarın Alman ve Suriyeli iş insanlarının bir araya gelmesine imkan tanıyarak daha geniş ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerin temelinin atılmasına ve işbirliği fırsatlarının araştırılmasına katkı sağladığını ifade etti.
Şam Uluslararası Fuarı’nın yapısı, yabancı şirketlere kamu kurumları, iş dünyası ve yerel pazara doğrudan erişim fırsatı sunuyor. Fuarın ilk günlerinin resmi heyetlere, yatırımcılara ve iş dünyasına ayrılması, şirketler ile kamu kurumları arasında doğrudan görüşmeler yapılmasına da imkan sağlıyor.
Bir hafta sonra ekonomi heyeti Suriye’de
Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığının, fuarın açılışından yalnızca bir hafta sonra üst düzey bir ekonomi heyetinin Suriye’ye gideceğini açıklaması, Alman katılımına yeni bir ivme kazandırıyor.
Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı Devlet Sekreteri Niels Annen başkanlığındaki heyetin ziyaretiyle fuarda gerçekleştirilen görüşmelerin ve gündeme gelen fırsatların takip edilmesi, iki ülkedeki şirket ve kurumlar arasında daha somut ortaklık imkanlarının ele alınması bekleniyor.
BAE: Suriye gelecek vadeden bir pazar
Yedek enerji depolama sistemlerinde kullanılan kurşun-asit akülerin üretiminde uzmanlaşan ve 1899’da kurulan Alman BAE şirketi, Alman firmalarının Suriye pazarına dönüşünün örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Şirket, 18 yıllık aranın ardından yeniden yapılanma sürecinin altyapı alanında sunduğu fırsatlardan hareketle Şam Uluslararası Fuarı üzerinden Suriye’deki faaliyetlerine yeniden başlamayı hedefliyor.
BAE Üst Yöneticisi Jan Isebert, SANA’ya yaptığı açıklamada, Suriye’nin şu anda bölgede şirketin en fazla ilgi gösterdiği ülke olduğunu belirtti.
Şirketin 2008’e kadar Suriye’de faaliyet gösterdiğini aktaran Isebert, Alman hükümetinin Suriye’yi öncelikli ülkeler arasında değerlendirmesiyle ülkedeki varlıklarını yeniden tesis etmeyi hedeflediklerini söyledi.
Isebert, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumunun (GIZ) ve Alman Kalkınma Bankasının (KfW) Şam’da ofis açmasının, şirketlere Suriye pazarını geliştirme konusunda Alman hükümetinden yerel destek alma imkanı sağladığını ifade etti.
Şam Uluslararası Fuarı’nın Suriye’ye dönüş yolunda bir sonraki adımın atılması için fırsat sunduğunu belirten Isebert, özellikle hayati altyapının rehabilitasyonuna duyulan ihtiyaç nedeniyle şirket ürünlerinin bu sürece katkı sağlayabileceğini kaydetti.
Isebert, enerji depolama çözümleri ve kritik tesislerin yedek enerji ihtiyacını karşılayan akülerin yanı sıra konutlara yönelik güneş enerjisi çözümlerinin de bu kapsamda değerlendirilebileceğini belirtti.
Şirketin Orta Doğu ve Afrika Bölge Müdürü Hüseyin Ali ise fuara katılımlarının Suriye hükümeti ve yerel şirketlerle yeniden doğrudan temas kurmayı ve yeni ticari ilişkiler geliştirmeyi amaçladığını söyledi.
Savaş sonrası ülkelerin altyapılarını yeniden inşa etme ihtiyacına dikkati çeken Ali, Suriye pazarını gelecek vadeden bir pazar olarak değerlendirdi.
Enerji, yeniden yapılanmanın merkezinde
Ali, şirket faaliyetlerinin yaklaşık yüzde 90’ının enerji altyapısı ve yedek enerji depolama çözümleriyle bağlantılı olduğunu belirterek, faaliyetlerine ara verilmeden önce yoğun talep gören aküleri yeniden Suriye pazarına sunmayı hedeflediklerini ifade etti.
Yaklaşık 130 yıllık üretim tecrübesine sahip şirketin akülerinin 15 ila 20 yıllık kullanım ömrüne ulaşabildiğini kaydeden Ali, bunun söz konusu ürünleri rehabilitasyonu devam eden altyapının ihtiyaçları açısından uygun hale getirdiğini söyledi.
Siyasi yakınlaşmadan pazara
Bu gelişmeler, Suriye-Almanya ilişkilerinde 8 Aralık 2024’teki kurtuluştan bu yana hız kazanan sürecin ardından yaşandı. Bu dönemde ilişkiler, diplomatik temasların yeniden kurulmasından enerji, hava taşımacılığı ve yatırım alanlarındaki anlaşma ve mutabakatlara, ardından Suriye-Almanya Ortak Komitesinin kurulmasına uzandı.
Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara’nın geçen mart ayında Berlin’e gerçekleştirdiği ziyaret, bu süreçte önemli bir dönüm noktası oldu. El-Şara, ziyareti kapsamında Almanya’nın önde gelen şirketlerinin temsilcileriyle görüştü.
Ziyaretin ardından enerji ve hava taşımacılığı alanlarında sağlanan mutabakatlar, iş insanlarının hareketliliğinin kolaylaştırılmasına, yatırım imkanlarının ve ekonomik alışverişin geliştirilmesine katkı sağladı.
Suriye ve Almanya, 16 Temmuz’da iki ülke arasındaki sürdürülebilir işbirliğini kurumsal çerçeveye oturtmak ve ikili mutabakatların uygulanmasını takip etmek amacıyla Suriye-Almanya Ortak Komitesinin kurulmasına ilişkin bildiriyi imzaladı.
Komitenin çalışma alanları arasında ekonomik toparlanma, yeniden yapılanma, yatırım, enerji, ulaştırma ve sivil havacılığın yanı sıra geçiş adaleti, kayıplar ve mülteciler dosyaları yer alıyor.
Almanya’nın Şam Uluslararası Fuarı’ndaki varlığı, siyasi ve kurumsal yakınlaşmanın pazara taşınması ve iki ülke arasındaki gelişen ilişkilerin somut proje, yatırım ve ortaklıklara dönüştürülmesine yönelik fırsatların değerlendirilmesi açısından sürece daha doğrudan ekonomik bir boyut kazandırıyor.
Nitelikli insan kaynağı iki pazar arasında köprü
İşbirliği imkanları yalnızca sermaye ve teknolojiyle sınırlı kalmazken, Almanya’da yaşayan ve çalışan Suriyeli nitelikli insan kaynağı da iki pazar arasında bağlantı kurulmasında önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Alman DastN şirketinin kurucusu ve yöneticisi Adam Süleyman, SANA’ya yaptığı açıklamada, şirketinin Alman firmalarını Suriyeli uzmanlar, profesyoneller, şirketler ve kurumlarla buluşturarak Suriye ve Almanya pazarları arasında köprü kurmayı amaçladığını söyledi.
Süleyman, aynı zamanda Suriye tarafının Almanya’daki fırsat ve uzmanlığa erişmesine yardımcı olduklarını belirtti.
Fuara katılımlarının eski ortaklar ve müşterilerin yanı sıra eğitim kurumları, kamu kurumları ve ekonomi çevreleriyle görüşmeyi amaçladığını ifade eden Süleyman, mevcut ihtiyaçları doğrudan tespit etmek ve mesleki işbirliği ile ortaklık fırsatlarını araştırmak istediklerini kaydetti.
Bu yaklaşım, iki ülkenin Almanya’da yaşayan Suriyelilerin ekonomik işbirliğinin geliştirilmesindeki rolüne verdiği önemle de örtüşüyor. Almanya’da mesleki deneyim ve geniş ilişki ağları edinen Suriyelilerin, bilgi ve deneyim aktarımında ve şirketlerin fırsatlarla buluşturulmasında iki pazar arasında köprü oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Güven ortamı güçleniyor
Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişimini, güveni güçlendiren ve yatırım için cazip bir ortam sağlayan istikrarlı siyasi ve ekonomik çerçevelerin varlığıyla ilişkilendiriyor.
Bakanlık Sözcüsü Wenzel, Suriye-Almanya ekonomik ilişkilerinin savaş yıllarında kesintiye uğramasına rağmen uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtti.
Almanya’da bir milyondan fazla Suriyelinin yaşamasının oluşturduğu kişisel ve ailevi bağların ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde değerlendirilebilecek önemli bir birikim olduğuna işaret eden Wenzel, Alman hükümetinin önümüzdeki yıllarda işbirliğinin geliştirilmesi için büyük fırsatlar gördüğünü söyledi.
Wenzel, siyasi ve ekonomik çerçevelerde istikrarın güven ve yatırımların güçlendirilmesinde belirleyici unsur olduğunu vurgulayarak, Suriye’nin “bu konuda iyi bir yolda ilerlediğini” ifade etti.
Alman şirketlerinin Şam Uluslararası Fuarı’na dönüşü ve iki ülke arasındaki artan hükümet ve ekonomi temaslarıyla birlikte Almanya’nın fuara katılımı, siyasi yakınlaşmanın Suriye’nin yeniden yapılanma ihtiyaçlarıyla doğrudan bağlantılı ortaklık ve yatırımlara dönüştürülmesi yolunda ilk adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Y.K / R.Y /M.O