Suriye Kürtleri, geçmiş dönemde maruz kaldıkları vatandaşlık ve kültürel haklara ilişkin kısıtlamaların ardından, yeni dönemde yasal güvenceler ve devlet kurumları çatısı altında bütünleşmeyi esas alan yeni bir sürece giriyor.
Şam (SANA) – Suriye Kürtlerinin temel haklarından mahrum bırakıldığı dönemin ardından, kültürel ve dilsel kimliklerinin devletin yasal çerçevesine dahil edildiği yeni bir sürece girildi.
Devletin kurumsal işleyişini yeniden kazanması ve silahın yalnızca devlet kurumlarının elinde toplanması ilkesinin pekişmesiyle, ülkenin kuzeydoğusuyla ilgili süreç devlet dışı yapı tabanlı koruma arayışından devlet çatısı altında entegrasyona dönüştü.
Mazlum Abdi, konuya ilişkin değerlendirmesinde şartların değiştiğini belirterek birliklerinin Suriye ordusu tugaylarına katılmasıyla SDG’nin bağımsız bir askeri güç olarak görevinin sona erdiğini ve feshedildiğini duyurdu. Abdi, ülkenin barış ve yeni Suriye’nin inşasını hedefleyen yeni bir döneme girdiğini ifade etti.
Söz konusu dönüşüm, devrilen rejimin düşüşünün ardından başlayan, devlet kurumlarının yeniden yapılanması ve tüm ülke topraklarında egemenliğini tesis etmesiyle eş zamanlı olarak yürütülen siyasi ve hukuki adımların ardından gerçekleşti.
Geçmiş dönemin uygulamaları
Suriye Kürtleri uzun yıllar boyunca sivil ve kültürel hakları kısıtlayan düzenlemelerle karşı karşıya kaldı. 1962 Haseke nüfus sayımı sonrasında çok sayıda Kürt’ün Suriye vatandaşlığından mahrum bırakılması; eğitim, çalışma, mülkiyet ve sivil haklar alanında kısıtlamalara yol açtı.
Bu dönemde Kürtçenin kullanımı ve eğitimi kısıtlanırken, isimler, kültürel etkinlikler ve Cezire bölgesindeki arazi mülkiyetine ilişkin çeşitli tedbirler uygulandı.
Suriye Gelecek Partisi Kürt Kolları Başkanı Fadi Merei, SANA’ya yaptığı değerledirmede, devrilen rejim döneminde Kürt meselesinin sadece vatandaşlıkla sınırlı kalmadığını, siyasi, kültürel ve kalkınma boyutlarının da bulunduğunu ifade etti. Merei, Kürt siyasi hareketine yönelik kısıtlamalara dikkati çekerek, geçmiş dönemden kalan hususların kurumlar ve yasalar aracılığıyla çözüme kavuşturulması gerektiğini kaydetti.
Yasal düzenlemeler ve hakların güvenceye alınması
Devrilen rejimin ardından Kürt hakları konusu, Suriye devleti ve kurumları çerçevesinde ele alınan bir sürece taşındı.
Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara tarafından yayımlanan 13 sayılı Kararname ile Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının asli unsurlarından biri olduğu, kültürel ve dilsel kimliklerinin ulusal kimliğin parçası sayıldığı bildirildi.
Kararname kapsamı doğrultusunda Haseke’deki 1962 nüfus sayımından doğan olağanüstü tedbirler kaldırıldı, Suriye’de yaşayan Kürt kökenli vatandaşlara ve kayıtsız kişilere vatandaşlık hakları tanınarak hak ve ödevlerde eşitlik sağlandı. Ayrıca Kürtçe eğitimin önü açıldı ve Nevruz Bayramı resmi tatil ilan edildi.
Marai, alınan bu kararların memnuniyetle karşılandığını ve hakların gelecekteki anayasada yer almasının toplumsal eşitliği pekiştireceğini belirtti.
Devlet yapısı altında entegrasyon
Kürt haklarına yönelik adımların yanı sıra bölgedeki çoklu askeri ve idari yapıların devlet kurumlarına dahil edilmesi yönünde kararlar alındı.
10 Mart 2025 tarihli anlaşma çerçevesinde, tüm Suriyelilerin liyakat esasına göre siyasi süreçlere ve devlet kurumlarına katılımı, Kürt toplumunun devletin asli parçası olarak kabul edilmesi ve kuzeydoğudaki sivil-askeri kurumlar ile sınır kapıları, havalimanları, petrol ve gaz sahalarının devlet yönetimine devredilmesi kararlaştırıldı.
Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, konuya ilişkin açıklamasında, Kürtlerin haklarının anayasal güvence altında olacağını, devletin tüm vatandaşların haklarını koruyan kapsayıcı bir çatı işlevi gördüğünü vurguladı. El-Şara, Nevruz vesilesiyle yaptığı konuşmada da kültürel zenginliğin ülkenin birliğini güçlendirdiğini dile getirdi.
Savaş meydanlarından barış meydanına
SDG’nin ortaya çıktığı koşulların geride kalması ve devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesiyle birlikte, söz konusu askeri yapının geleceği tek devlet çatısı altında şekillendi.
Şam’daki Halk Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında Mazlum Abdi, SDG‘nin bağımsız askeri varlığının sona erdiğini ve Suriye ordusuna katıldığını açıklayarak sürecin barış ve inşa aşamasıyla bağlantılı olduğunu duyurdu.
ABD Başkanlık Özel Temsilcisi Thomas Barrack da gelişmeyi Suriye’nin egemenliğini pekiştiren ve tek ordu, tek hükümet, tek devlet hedefine katkı sağlayan bir adım olarak nitelendirdi.
Kurumsal birleşme ve ekonomik yansımalar
Askeri yapının feshedilmesiyle kuzeydoğu Suriye’deki sivil, idari ve hizmet kurumlarının diğer vilayetlerle entegrasyon süreci başladı.
Devletin bölgedeki petrol, gaz, tarım, su ve enerji kaynaklarını yeniden yönetmesiyle bu kaynakların ulusal ekonomiye kazandırılması, imar ve hizmet süreçlerine katkı sağlaması hedefleniyor.
Merei, SDG ve özerk yönetimin entegrasyon kararının ülkenin istikrarı ve birliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, yasal düzenlemelerin Kürt kamuoyunda olumlu karşılandığını ifade etti.
V.K / İ.K / E.D