Başkent Şam’ın Mezze Mahallesi sakinleri, devrik rejimin 22 Temmuz 2012’de gerçekleştirdiği Mezze “El-Basatin” Katliamı’nın yıl dönümünde düzenlenen “Şehitlere Vefa” etkinliğinde, şehitleri anarak ulusal hafızanın korunmasının önemini vurguladı.
Şam (SANA) – Başkent Şam’ın Mezze Mahallesi sakinleri, 22 Temmuz Çarşamba günü, devrik rejimin 22 Temmuz 2012’de gerçekleştirdiği Mezze El-Basatin Katliamı‘nın yıl dönümünü “Şehitlere Vefa” başlıklı etkinlik kapsamında andı.
El-Faruk Camisi’nin yanında düzenlenen etkinlikte, Mezze Mahallesi devrimcilerinin devrim yıllarında verdiği mücadeleyi anlatan konuşmalar yapıldı. Ayrıca, devrimcilerin rolünü ve devrik rejime karşı gösterdikleri direnişi belgeleyen bir video gösterimi gerçekleştirildi. Konuşmacılar, ulusal hafızanın korunmasının ve şehitlerin fedakarlıklarının gelecek nesillere aktarılmasının, yeniden imar ve yeni Suriye’nin inşası sürecinde vefa ve sorumluluk değerlerini güçlendireceğini vurguladı.

Ulusal hafızanın korunması
Halk Meclisi Üyesi Fadi El-Halebi, SANA muhabirine yaptığı açıklamada, Şam’daki Mezze Mahallesi’nin kurtuluş sürecinde büyük fedakarlıklar ortaya koyan mahallelerin canlı bir örneği olduğunu belirterek, önceki kuşakların verdiği fedakarlıkların hafızalarda canlı tutulması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğini söyledi.

El-Halebi, fedakarlıkların anlatılmasının şehit ailelerine vefa göstermenin yanı sıra, yeniden imar ve kalkınma sürecinde kamu çalışanlarının omuzlarındaki büyük sorumluluk bilincini güçlendirdiğini ifade etti. Gelecek dönemde geçiş dönemi adaleti yasalarının çıkarılmasının mağdur ailelerinin zararlarının giderilmesine katkı sağlayacağını ve ulusal hafızayı koruyacağını belirtti.
Mezze Bölgesi Koordinasyon Sorumlusu Abdüllatif El-Daye ise katliamın yıl dönümünün mahalle tarihinin en acı sayfalarından biri olduğunu ve mahalle sakinlerinin bunu asla unutamayacağını söyledi.
El-Daye, Ramazan ayının ikinci gününün ilk saatlerinde, 22 Temmuz 2012’de, devrik rejim milislerinin zırhlı araçlar ve tankların desteğiyle, devrimcilerin bölgeden çekilmesinin ardından El-Mustafa, El-Faruk ve El-İhlas mahallelerine baskın düzenlediğini anlattı.
Milislerin onlarca kişinin hayatını kaybettiği bir katliam gerçekleştirdiğini, mahalle sakinlerinden 100’den fazla kişiyi gözaltına aldığını ve bunların çok sayıda kişinin işkence altında hayatını kaybettiğini belirten El-Daye, ayrıca onlarca ev ve iş yerini yakıp yağmaladıklarını, El-İhlas Mahallesi’ndeki El-Habsiye semtini yıktıklarını ve bölgenin tarihinin ve kimliğinin ayrılmaz bir parçası olan El-Sabbara bahçelerini tahrip ettiklerini ifade etti.
Şehitlerin fedakarlıklarına vefa
Şehit Muhammed Bekir Kavadri’nin annesi İzdehar El-Zeyn, katliamın yıl dönümünün anılmasının yeni nesillerin vicdanında Suriye’nin inşa ve kalkınma sürecini sürdürme ruhunu pekiştirdiğini, değer ve ahlak sahibi bilinçli bir neslin yetişmesine katkı sağlayarak bunun ülkenin geleceğine olumlu yansıyacağını söyledi.

Şehit Abdülhadi El-Hac’ın babası Muhammed Said El-Hac ise anma etkinliğinin, devrim yıllarında şehitlerin ortaya koyduğu fedakarlıklara ve yüce mesajlarına vefanın bir göstergesi olduğunu belirterek, bu fedakarlıklara karşı görevin bilinç ve ortak çalışmayla her türlü zulme karşı durmak ve halkın özlemlerini gerçekleştirmek olduğunu ifade etti.

Şehit Eymen Mahfuz’un babası ve Mezze Mahallesi Sekreterya Üyesi Macid Mahfuz da katliamın yıl dönümünün, şehitlerin fedakarlıklarını ve devrik rejimin vahşeti karşısında sergiledikleri cesur duruşu hatırlamak açısından önemli bir durak olduğunu belirtti. Mezze Mahallesi’nin, zafere ulaşıncaya kadar gösterdiği halk direnişi ve verdiği fedakarlıklarla tanındığını söyledi.

Mezze Mahallesi, Suriye devriminin tarihi ve toplumsal hafızasında, başkentin merkezindeki karar alma mekanizmalarına ve devrik rejimin istihbarat birimlerine yakınlığına rağmen baskıcı yönetimine meydan okuyan erken devrimci hareketin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor.
N.W.A/Y.H





