Suriye’de geçiş dönemi adaleti süreci, Emced Yusuf’un tutuklanmasıyla yeni bir evreye girdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı Danışmanı Dr. Zehra El-Barazi, bu hamlenin sadece bir başlangıç olduğunu belirterek; emir-komuta zincirindeki tüm sorumluların hesap vermesi ve mağdur odaklı bir yargılama süreci için uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti.
Şam (SANA) – Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Geçiş Dönemi Adaleti Danışmanı ve Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Komitesi Üyesi Dr. Zehra El-Barazi, Emced Yusuf’un tutuklanmasının, devrik rejim döneminde işlenen ihlaller için adaletin tesisi yolunda kritik bir aşama olduğunu vurguladı.
Cumartesi günü SANA’ya açıklamalarda bulunan El-Barazi, bu gelişmenin güvenilir yargı süreçleri aracılığıyla hesap verebilirliği güçlendirme çabalarını yansıttığını ve savaş suçlarına yönelik özel yasaların geliştirilmesi ihtiyacını ortaya koyduğunu belirtti.
Tutuklamanın ötesindeki anlamlar
Davanın sadece bir şahısla sınırlı olmadığını ifade eden El-Barazi, “Bu tutuklama, süregelen geçiş dönemi adaleti sürecinde sadece bir dönüm noktası değil, aynı zamanda çok önemli bir adımdır. Bu düzeydeki üst düzey bir savaş suçlusunun yakalanması büyük bir gelişmedir” dedi.
Hesap verebilirlik çabalarının uzun süredir devam ettiğini hatırlatan El-Barazi, son gelişmelerin bu süreçlerin pratik uygulamaya geçişini simgelediğini kaydetti.
İhlallerin geniş bir bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini savunan El-Barazi, sürecin tüm suç ortaklarını kapsayacak şekilde genişletilmesinin önemine dikkat çekti.
El-Barazi. “Sadece Emced Yusuf’un yargılanmasını değil, emir-komuta zincirinin tamamına ulaşılmasını hedefliyoruz. İşlenen suçlar için şeffaf ve güvenilir bir yargı yolunun varlığı hayati önem taşımaktadır.” dedi.
Savaş suçlarına özel yasalar
Karmaşık suçlarla mücadele için uzmanlaşmış hukuki çerçevelere ihtiyaç duyulduğunu belirten El-Barazi, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve zorla kaybetme vakalarına ilişkin mevcut yasalardaki boşlukların doldurulması gerektiğini vurguladı.
El-Barazi ayrıca, adil ve kapsamlı yargılamalar için ihtisas mahkemeleri ve geçiş dönemi adaleti mekanizmalarının geliştirilmesi üzerine çalışmaların sürdüğünü ekledi.
Mağdur odaklı yaklaşım
Sürecin meşruiyetinin mağdurların güvenine ve katılımına bağlı olduğunu belirten El-Barazi, “Eğer mağdurlar ve aileleri için bir meşruiyet söz konusu değilse, herhangi bir başarıdan söz edilemez” dedi. Etkilenen toplum kesimlerini sürece dahil etmek ve tanık koruma programları gibi mekanizmalarla yargı süreçlerini desteklemek adına çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti.
Uluslararası işbirliği
Hesap verebilirlik çabalarının geçmişte ağırlıklı olarak Suriye dışında yürütüldüğünü hatırlatan El-Barazi, uluslararası kuruluşlar ve diğer ülkelerin yargı sistemleriyle koordinasyonun şart olduğunu vurguladı. Kanıt değişimi, dokümantasyon ve özellikle yurt dışındaki şüphelilere yönelik hukuki işbirliğinin devam ettiğini belirtti.
Adalet ve Uzlaşı vizyonu
Geleceğe dair ihtiyatlı bir iyimserlik içinde olduğunu dile getiren El-Barazi, “Adalet ve hesap verebilirlik tesis edilmeden kalıcı bir barış veya toplumsal uzlaşı sağlanamaz” dedi.
Hakikatin ortaya çıkarılması, zararların tazmini ve kurumsal reformun önemine dikkat çeken El-Barazi, vatandaş ile devlet kurumları arasındaki güven inşasının geçiş dönemi adaletinden daha geniş bir süreci kapsadığını ifade etti.
Umut mesajı
Son gelişmelerin sadece mağdurlar için bir “umut mesajı” olmadığını, aynı zamanda hesap sorma sürecindeki ciddiyeti de gösterdiğini belirten El-Barazi, “Adalet ve hesap verebilirlik bir lütuf değil; bir hak ve herkesin ortak sorumluluğudur” diyerek sözlerini tamamladı.