ŞAM (SANA)— Şam’daki Üniversite Çocuk Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Ulusal Kök Hücre Merkezi “Hayat”, ailesel akut miyeloid lösemi (AML) tanısı konulan iki kardeşe yönelik gerçekleştirilen kök hücre nakliyle Orta Doğu’da ilk kez kaydedilen nadir bir vakayı belgeledi.
SANA’nın haberine göre, merkezin müdürü Dr. Macid Hıdır, pazartesi günü yaptığı açıklamada, Germline CEBPA mutasyonuna bağlı ailesel AML hastası iki kardeşe, aynı sağlıklı aile bireyinden alınan kök hücrelerle iki ayrı nakil gerçekleştirildiğini belirtti. Hıdır, bu durumun tıp literatüründe son derece nadir görüldüğünü ve söz konusu vakanın “Pediatric Hematology Oncology Journal” dergisinde yayımlanan bilimsel bir çalışmayla kayıt altına alındığını ifade etti. Vakanın Orta Doğu’da ilk, dünyada ise muhtemelen ilk olabileceği değerlendiriliyor.
Hastalarda Özel Genetik Mutasyon Tespit Edildi
Hıdır, ilk hastanın değerlendirilmesi sırasında aile içinde doku uyumu taraması yapıldığını ve sağlıklı bir kardeşin yüzde 100 (10/10) uyum sağladığının tespit edildiğini aktardı. Ailede birden fazla vaka bulunması üzerine kalıtsal bir kanser eğiliminden şüphelenildiğini belirten Hıdır, Atom Enerjisi Kurumu ile işbirliği içinde yapılan genetik analizler sonucunda, hastalarda bu tür ailesel kansere yol açan özel bir mutasyonun doğrulandığını kaydetti. Donör olarak seçilen kardeşte ise bu mutasyonun bulunmadığı ifade edildi.

İlk naklin ardından hastanın yaklaşık bir buçuk ay merkezde kaldığını, yüksek doz kemoterapi aldığı ve ardından sağlıklı şekilde taburcu edildiğini belirten Hıdır, düzenli takiplerde hastalığın nüksetmediğini ve naklin yüzde 100 başarı sağladığını vurguladı.
İkinci naklin ise yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra, aynı hastalığın kız kardeşte ortaya çıkması üzerine gerçekleştirildiğini aktaran Hıdır, hastanın kemoterapiye yanıt verdiğini ve tam remisyon sağlandıktan sonra naklin yapıldığını ifade etti. Aynı donörün ikinci kardeşle de tam uyumlu olduğuna dikkat çeken Hıdır, bu durumun vakanın nadirliğini artırdığını belirtti. İkinci hastanın da yaklaşık 1 yıl 3 aydır iyi durumda olduğu ve düzenli takiplerinin sürdüğü bildirildi.
Kök Hücre Nakli Süreci
Kök hücre naklinin cerrahi bir işlem olmadığını vurgulayan Hıdır, sürecin yüksek doz kemoterapi ile kemik iliğinin baskılanmasıyla başladığını, ardından donörden özel cihazlarla kök hücrelerin toplandığını ve merkezi kateter aracılığıyla hastaya verildiğini anlattı. Hastaların 3 ila 4 hafta boyunca steril izolasyon altında tutulduğunu ve bu sürede yeni hücrelerin çoğalarak sağlıklı kan hücreleri üretmeye başladığını belirtti.

Taburculuk sonrası hastaların merkeze yakın bir yerde kalmaya devam ettiğini ve sık aralıklarla kontrole geldiğini ifade eden Hıdır, nakil sonrası takip sürecinin en az 5 yıl sürdüğünü kaydetti.
Merkezde 71 Nakil Gerçekleştirildi
Hıdır, merkezin 2021 yılı sonlarında açılmasından bu yana toplam 71 kök hücre nakli gerçekleştirdiğini, bunların kanser hastaları, talasemi majör, aplastik anemi ve bazı bağışıklık yetmezliği vakalarını kapsadığını belirtti. Bu operasyonların yüzde 75’inin allojenik (donörden), yüzde 25’inin ise otolog (hastanın kendi hücrelerinden) nakil olduğunu ifade etti.
Merkezde alanında eğitimli tıbbi, hemşirelik, laboratuvar, mühendislik ve teknik kadronun görev yaptığını belirten Hıdır, ilaç teminindeki zorluklar, tıbbi malzeme eksikliği ve bazı cihazların bakım ihtiyacının en önemli sorunlar arasında yer aldığını dile getirdi.
Kök hücre toplama setleri, ACD torbaları, viral test kitleri ve ilaç düzeyi ölçüm analizlerinin temininde sıkıntı yaşandığını kaydeden Hıdır, ayrıca bazı cihazların onarımı ve kan ürünlerinin ışınlanması için gerekli ekipmanın eksikliğine dikkat çekti. Mevcut tek cihazın Şam Askeri Hastanesi’nde bulunduğunu, üniversite hastanesindeki cihazın ise bir yılı aşkın süredir arızalı olduğunu açıkladı.
Hıdır, merkezin Ulusal Üniversite Hastanesi, Kan Bankası, Atom Enerjisi Kurumu ve kanser hastalarına destek veren “Basma” Derneği ile işbirliği içinde çalıştığını ve zorluklara rağmen hizmetlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Şam’daki Ulusal Kök Hücre Merkezi “Hayat”, Suriye’de çocukluk çağı kanserleri, kalıtsal kan hastalıkları, doğuştan bağışıklık yetmezliği ve metabolik hastalıkların tedavisi için kök hücre nakli gerçekleştiren ilk merkez olma özelliğini taşıyor.









