Suriye’nin bölgesel ekonomik rolünü yeniden kazandırmayı hedefleyen “Dört Deniz” ve “Dokuz Koridor” girişimleri, ülkeyi Orta Asya ve Körfez’i Avrupa’ya bağlayan güvenli bir güzergah haline getirirken; enerji hatları, demir yolu projeleri ve liman yatırımlarıyla kapsamlı bir ekonomik koridorun temellerini atıyor.
Şam (SANA) – “Dört Deniz” girişimi, Körfez, Irak ve Orta Asya’yı Akdeniz üzerinden Türkiye ve Avrupa’ya bağlamak amacıyla coğrafi konumunu değerlendiren Suriye’nin bölgesel ekonomik rolünü yeniden kazandırabilecek en önemli güzergahlardan biri haline geliyor. Girişim yalnızca ticaret ve enerjiyle sınırlı kalmayıp; demir yolları, kara yolları, limanlar, elektrik ve telekomünikasyondan oluşan entegre bir ağa dayanarak ülkeyi yeniden yapılanma ve yatırım çekme konusunda temel kapılardan biri konuma getiriyor.
Coğrafi konumun ekonomik değere dönüştürülmesi
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, 24 Nisan’da Nikosya’da düzenlenen Avrupa Birliği ve Bölgesel Ortaklar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Dört Deniz” ve “Dokuz Koridor” girişimlerinin Suriye’yi Orta Asya ve Körfez’i Avrupa’nın kalbine bağlayan “alternatif ve güvenli bir damar” haline getirebileceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı El-Şara, 17 Nisan’da Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı açıklamada da Suriye’nin, özellikle Doğu ile Batı arasındaki tedarik zincirlerinin güvenliği ve enerji arzı hususunda dünyanın ilgi odağı haline geldiğini belirterek yatırımın yeniden yapılanmanın temel giriş kapısını oluşturduğunu ifade etmişti.
Enerji hatlarının Akdeniz’e açılması
Girişimin pratik boyutu, Suriye ile Irak’ın Kerkük-Baniyas hattını yeniden faaliyete geçirme yönündeki adımlarıyla enerji sektöründe kendini gösteriyor. Suriye Petrol Şirketi, geçen 18 Temmuz’da Basra Petrol Şirketi ile «El-Hadisiye-Baniyas» hattının rehabilitasyonuna yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Projenin teknik ve mali çalışmalarını yürütmek üzere ise Chevron, UCC Holding ve TI Capital’den oluşan konsorsiyumla, günde yaklaşık 2 milyon varil ham petrol taşıma kapasitesini hedefleyen bir başka mutabakat zaptı daha imzalandı.
Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada bu anlaşmayı bölgenin en önemli petrol nakil hatlarından birini yeniden faaliyete geçirmek adına «stratejik bir adım» olarak nitelendirerek, anlaşmanın Suriye’nin bölge kaynaklarını Akdeniz’e bağlayan bölgesel bir enerji koridoru olma konumunu güçlendirdiğini vurguladı.
Proje, Amerika Birleşik Devletleri‘nden de destek gördü. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kerkük-Baniyas hattının rehabilitasyonunun stratejik altyapı alanında bir öncelik teşkil ettiğini, hattın yeniden açılmasının Irak petrolünü Akdeniz pazarlarına ve ötesine bağlayan hayati bir koridoru canlandıracağını belirterek projede uluslararası işbirliğinin ekonomik refahı desteklemek suretiyle güvenlik ve istikrarı artırabileceğini kaydetti.
Bu gelişme, 1 Nisan’da Irak’tan gelen akaryakıt tankerlerinin El-Tanf Sınır Kapısı üzerinden Baniyas Rafinerisi’ne doğru hareket etmesinin ardından sevkiyatların yeniden yüklenerek deniz yoluyla dünya pazarlarına ulaştırılması sürecinin bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Bu durum, ilerleyen süreçte kalıcı bir bölgesel enerji ağına dönüşebilecek pratik güzergahlardan birini yeniden aktif hale getirdi.
Demir yolu projeleriyle entegre koridor
Petrol ve doğal gaz girişimin en önemli bileşenlerinden birini oluştururken, demir yolu bağlantısı ise bu entegrasyonu münferit projelerden tam anlamıyla entegre bir ekonomik koridora taşıyabilecek altyapıyı teşkil ediyor.
Geçen 13 Haziran’da Suriye’nin Washington Maslahatgüzarı Muhammed Kanatri, “Dört Deniz” girişiminin ülkeler arasındaki bağlantıyı enerji, elektrik, demir yolu ve iletişim ağları aracılığıyla güçlendirme temeline dayandığını ve bunun Suriye’nin bölgesel bir kavşak noktası olma rolünü yeniden kazandıracağını kaydetti.
Bu güzergah, 6 Ağustos’ta Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan El-Şeybani’nin Ankara’da Türk mevkidaşı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında Dört Deniz Komitesi’nin faaliyete geçirilmesinin hızlandırılacağını ve Suriye, Türkiye, Suudi Arabistan ile Ürdün’ü kapsayan demir yolu bağlantı projesinin tamamlanması için çalışıldığını duyurmasıyla çok daha net bir biçimde şekillendi.
Bakan El-Şeybani, «Coğrafya ve tarih, Suriye’nin küresel ticaret haritalarında en kısa ve en elverişli düğüm noktası olmasını zorunlu kılmaktadır» diyerek projenin Suriye’nin coğrafi ve ekonomik bir köprü rolünü güçlendireceğini ve Körfez pazarlarını Türk ile Avrupa güzergahlara bağlayacağını açıkladı.
Hakan Fidan ise Türkiye’nin Suriye, Suudi Arabistan ve Ürdün ile bölgeye yönelik bağlantı projelerine verdiği desteğin yanı sıra sınır kapılarının artırılması, ulaşım ve altyapı sektörünün geliştirilmesinin yeniden yapılanmayı destekleyeceğini ve dış ticaret hacmini artıracağını vurguladı.
Yatırım alanlarının genişletilmesi
Ulaşım ve enerji ağlarının yeniden faaliyete geçmesi, Suriye’nin yalnızca eski altyapıyı yeniden çalıştırmakla kalmayıp; limanlar, lojistik, sanayi, enerji ve transit hareketliliğiyle bağlantılı hizmet sektörlerinde yeni yatırım alanları açtığı anlamına geliyor.
Washington’daki «New Lines» Enstitüsü tarafından geçen 12 Haziran’da düzenlenen bir oturumda konuşan Amerikalı araştırmacılar, girişimin ekonomik işbirliğini güçlendirmek ve Suriye’nin yeniden yapılanmasını desteklemek adına stratejik bir fırsat teşkil ettiğini dile getirdiler.
Uluslararası Koalisyon Ortak Görev Gücü’nün eski resmi sözcüsü Myles Cankins, özellikle enerji ve altyapı alanlarında ABD‘li ve uluslararası şirketlerin Suriye’ye yatırım yapma konusundaki artan ilgisine dikkat çekerek bu yatırımların istihdam yaratabileceğini ve ekonomik kalkınmayı destekleyebileceğini ifade etti.
Bu durum, Lazkiye Limanı’ndaki konteyner terminalinin işletilmesi ve yönetimi konusunda CMA CGM ile yapılan anlaşma ile Türkiye merkezli KUZEY STAR SHIPYARD firmasıyla Tartus Limanı’nda gemi inşa ve bakım havuzu kurulmasına yönelik proje gibi limanların geliştirilmesine ilişkin anlaşmalarla aynı döneme denk geliyor.
Bölgesel işbirliği ağının güçlendirilmesi
Dört Deniz projesi, Suriye’nin komşu ülkelerle gelişen ekonomik ilişkilerinden bağımsız olarak ilerlemiyor. Suriye ile Ürdün Mayıs 2025’te Yüksek Koordinasyon Konseyi’ni kurmuş; bu kapsamda ticaret, enerji, ulaşım, demir yolu bağlantısı ve transit geçiş alanlarında mutabakatlar sağlanırken, Suriye-Türkiye ilişkileri de altyapı, ulaşım ve enerji alan ortak projeler yönünde gelişme kaydetmiştir.
Ayrıca Suriye ile Lübnan, ekonomik ve lojistik işbirliği, elektrik bağlantısı ile mal taşımacılığının geliştirilmesi konularını ele alarak Suriye pazarının etki alanındaki koridor ağını genişletti.
“Dört Deniz” girişiminin önemi, Suriye’ye coğrafi konumunu stratejik bir ekonomik varlığa dönüştürme fırsatı sunmasından kaynaklanıyor. Kerkük-Baniyas hattı Irak petrolüne Akdeniz’e çıkış koridoru sağlarken, gaz ve elektrik projeleri enerji ağını güçlendiriyor; Suriye, Türkiye, Suudi Arabistan ve Ürdün arasındaki demir yolu bağlantısı ise Körfez ile Türkiye ve Avrupa arasında mal hareketliliği için geniş bir kara
M.M / İ.K