Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Suriye’nin çatışmalarla anılan bir ülkeden istikrar bölgesine dönüştüğünü belirterek, ülkenin Doğu ile Batı arasındaki tedarik zincirleri ve enerji kaynakları için güvenli bir ticaret koridoru olarak öne çıkmaya başladığını söyledi.
Dubai (SANA)–Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, Suriye’nin çatışma bölgesi ve Captagon üreticisi konumundan istikrar bölgesine dönüştüğünü belirterek, dünyanın artık Suriye’den Doğu ile Batı arasındaki tedarik zincirleri için güvenli bir ticaret koridoru ve enerji arzında önemli bir merkez olarak söz ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı El-Şara, bugün Dubai Dünya Ticaret Merkezi’nde düzenlenen 2026 Arap Medya Zirvesi’nde ana konuşmacı olarak katıldığı programda yaptığı açıklamada, dünyanın ve medyanın bir dönem büyük bir sorun olarak gördüğü Suriye’nin, bugün herkesin yararlanabileceği büyük bir fırsata dönüştüğünü ve bölgesel ve uluslararası rolüne yeniden kavuştuğunu ifade etti.
Suriye’nin coğrafi konumunun bölgeye hizmet ettiğini ve Suriye’nin istikrarının herkesin ortak çıkarı olduğunu vurgulayan El-Şara, ülkenin Körfez ülkeleri, komşu ülkeler ve Avrupa açısından büyük fırsatlar sunduğunu belirtti. El-Şara, Suriye’de büyük ölçekli yatırımlara yönelik projelerin bulunduğunu kaydetti.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin Suriye’deki fırsatları değerlendiren ilk ülkeler arasında yer aldığını belirten Şara, Dubai Ports (DP World) şirketinin, Cebel Ali Limanı ile bağlantı kurulduğunda bu koridorun taşıdığı önem nedeniyle Tartus Limanı’na yatırım yaptığını söyledi.
El-Şara, “Suriyeliler bugün Arap ve Müslüman kardeşlerinin, zaferden ve Şam’ın kurtuluşundan duydukları sevinci ve heyecanı hissediyor. Bu samimi duyguların en güzel örneklerinden biri, Şeyh Muhammed bin Raşid’in Şam’ın kurtuluşundan birkaç gün sonra söylediği, ‘Suriye halkının kalpte yeri vardır; Şam’ın sevgisi öncesinde de sonrasında da vardır’ sözleridir” ifadelerini kullandı.
Güvenin yeniden tesis edilmesi ve kurumların yeniden inşası
Cumhurbaşkanı El-Şara, Suriyelilerin Şam’ın kurtuluşunun ardından devlete yeniden güven duymaya başladığını belirterek, zaferin yalnızca Suriyelilere değil, bütün bölgeye umut verdiğini söyledi.
Suriye’nin 60 yıl boyunca idari yolsuzluk ve kötü planlamayla karşı karşıya kaldığını ifade eden El-Şara, ülkenin bugün kendisini ve kurumlarını yeniden inşa ettiğini belirtti.
El-Şara, Suriye’nin kendine özgü koşullara sahip bir geçiş döneminden geçtiğini ve bu süreçte farklı deneyimlerden yararlanmaya çalıştıklarını söyledi.
Ülkenin kurtuluşun ardından iç bölünme tehdidi, mezhep savaşları, ekonomi, altyapı, hizmetler, enerji ve yaptırımlar gibi çok sayıda zorlukla karşılaştığını belirten El-Şara, Suriye’nin uluslararası koşullar ve ülkenin karşı karşıya bulunduğu gerçekler dikkate alındığında bu aşamaları çok hızlı bir şekilde aştığını vurguladı.
Suriye çatışma bölgesinden stratejik koridora dönüştü
Cumhurbaşkanı El-Şara, Suriye’nin Captagon ve insan kaçakçılığının kaynağı, bölge ve çevresindeki çatışma ve sorunların yayılmasına zemin hazırlayan bir ülke olmaktan çıkarak istikrar bölgesine dönüştüğünü söyledi.
El-Şara, “Dünya artık Suriye’den enerji ve gıda tedarik zincirleri için güvenli bir ticaret koridoru, Doğu ile Batı arasında bir bağlantı noktası ve aynı zamanda enerji arzında önemli bir merkez olarak söz etmeye başladı” dedi.
Suriye’nin tarih boyunca ticaret yolları aracılığıyla bölgeye hizmet ettiğini belirten El-Şara, Suriye’deki istikrarın yalnızca ülkenin kendisine değil, bütün bölgeye hizmet ettiğini vurguladı.
Yaptırımların kaldırılması: Yeni bir doğuş
Cumhurbaşkanı El-Şara, Suriye’ye yönelik yaptırımların çok kapsamlı olduğunu ve bazılarının 1979 yılına kadar uzandığını belirterek, “Bazı nesiller finansal işlemlerin mekanizmalarını, banka teminatlarını ve benzeri uygulamaları hiç tanımadan büyüdü” dedi.
El-Şara,Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği girişim ve görüşmelerin, Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasına ilişkin tarihi kararın alınmasına katkı sağladığını belirtti.
Suriye’nin yaptırımların kaldırılmasının ardından yeniden doğduğunu ve önünün açılmaya başladığını söyleyen El-Şara, önümüzdeki dönemde doğru ve sağlıklı politikaların, tedbirlerin ve tercihlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Suriye gemisinin güvenli kıyıya ulaşması” için doğru adımların atılmasının önemine dikkat çekti.
Serbest ekonomi ve özel sektörün desteklenmesi
Cumhurbaşkanı El-Şara, Suriye’nin bürokrasi ve yolsuzluğun hakim olduğu, sosyalist sisteme benzeyen bir yapıdan özel sektörü ve serbest ekonomiyi destekleyen daha liberal bir sisteme geçiş sürecinde olduğunu söyledi.
Ülkenin halen bir geçiş döneminden geçtiğini ve bu süreçte bazı ekonomik şokların yaşanabileceğini belirten El-Şara, önemli kararların alınması gerektiğini ifade etti.
El-Şara, bu kararların bazı kesimlerde önceki ekonomik durumun daha iyi olduğu yönünde bir algı oluşturabileceğini, ancak bunun geçici bir durum olduğunu ve zamanla halkın değişimi ve bunun olumlu sonuçlarını hissedeceğini söyledi.
Ekonomik büyüme
Cumhurbaşkanı El-Şara, Suriye ekonomisinin 2010 yılında yaklaşık 60 milyar dolar büyüklüğe ulaştığını belirterek, ülkenin sahip olduğu zenginliklere rağmen bu rakamın mütevazı olduğunu söyledi.
El-Şara, Şam’ın 2024 yılında kurtarılması sırasında Suriye ekonomisinin yaklaşık 20 milyar dolar seviyesine gerilediğini, 2025 yılında ise yaklaşık 32 milyar dolara yükseldiğini belirtti.
Ekonominin bu yıl yaklaşık 50 milyar dolara, 2027 yılında ise 2010 seviyesine, yani yaklaşık 60 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini kaydeden El-Şara, ekonomik programların, dünyadaki koşulların istikrarlı seyretmesi halinde önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde Suriye ekonomisinin yaklaşık 200 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediğini ifade etti.
Körfez ve Avrupa için geniş yatırım fırsatları
Cumhurbaşkanı El-Şara, Suriye’nin büyük yatırım fırsatları sunduğunu ve başta Körfez ülkeleri olmak üzere çok sayıda ülkenin bu fırsatları değerlendirmeye başladığını söyledi.
El-Şara, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Kuveyt’in yanı sıra komşu ülkeler ve bazı Avrupalı yatırımcıların da Suriye’deki fırsatlarla ilgilendiğini belirtti.
Yatırımların Suriye’ye kademeli olarak gelmeye başladığını belirten El-Şara, bazı mutabakat zaptlarının uygulanmaya başlandığını, ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nden yatırımcıların gayrimenkul ve turizm başta olmak üzere çeşitli alanlarda büyük projelere öncülük ettiğini ifade etti.
Suriye gıda güvenliğinin temel unsurlarından biri
Cumhurbaşkanı El-Şara, Suriye tarım sektörünün önemine dikkat çekerek, modern teknolojilerin kullanılması halinde Suriye’nin bölgenin, özellikle de Körfez ülkelerinin gıda güvenliğine katkı sağlayabileceğini söyledi.
El-Şara, Körfez ülkelerinin ihtiyaçlarının karşılanmasında Suriye’nin yeniden “gıda sepeti” konumuna getirilmesinin yatırım hedefleri arasında yer aldığını belirtti.
Bağımsızlık ve güvenilirlik
Cumhurbaşkanı El-Şara, Suriye’nin başta güvenilirlik ve itimat olmak üzere tüm adımlarında açık ve net ilkelere sahip olduğunu belirterek, bunun ülkelerin Suriye ile ilişkiler kurmasını sağlayan temel unsurlardan biri olduğunu söyledi.
Suriye’nin sahip olduğu medeniyet birikimi, tecrübe ve insan kaynağının ülkenin kendi ayakları üzerinde durması ve kardeşleriyle ve çevresiyle dayanışma içinde olması için yeterli olduğunu belirten El-Şara, Suriye’nin Arap ve İslam dünyasındaki çevresinden vazgeçemeyeceğini ifade etti.
El-Şara, ülkenin Arap kardeşlerine büyük ölçüde dayandığını ve sıfırdan başlamak yerine başarılı deneyimlerden ve uzmanlıklardan yararlanmaya çalıştığını söyledi.
Suriye’nin kararlarının bağımsız olduğunu vurgulayan El-Şara, ülkenin başta yıllar süren savaşın yol açtığı yıkım olmak üzere karşı karşıya bulunduğu çok sayıda zorluğun üstesinden gelmek için kendi imkanlarına dayandığını belirtti.
Suriye’nin aynı zamanda bölgesel istikrarın sağlanması için çalıştığını ifade eden El-Şara, Suriye’nin çatışma çemberinin dışında kalmasının bölgedeki istikrarın sürdürülebilmesi için tek başına yeterli olmadığını, stratejik ve bölgesel güvenliğin de korunması gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı El-Şara, savaşların giderek daha fazla yayılmasının bölgede yol açabileceği istikrarsızlıktan ve bunun Suriye’nin ekonomik büyümesi üzerindeki olası etkilerinden duyduğu endişeyi dile getirdi.
Suriye’nin Arap kardeşleriyle birlikte savaşın etkilerini azaltacak ve gelecekte ortaya çıkabilecek riskleri önleyecek yollar üzerinde çalıştığını belirten El-Şara, zorlukların çok fazla olduğunu ancak şikayetçi bir politika izlenmemesi ve gerçekçi olmayan vaatlerde bulunulmaması gerektiğini söyledi.
El-Şara, bunun yerine Suriye halkına hizmet etmek amacıyla sürekli ve ciddi bir şekilde çalışılması gerektiğini vurguladı.
Suriye’nin güçlü, ekonomik ve bilimsel açıdan büyüyen ve hayatın her alanında ilerleme kaydeden bir ülke olacağını belirten El-Şara, vatandaşların onurunu, bağımsızlığını, gururunu ve itibarını güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.
El-Şara, Suriye’nin toplumsal yapısının korunmasının önemine dikkat çekerek, “Temel sermaye toplumdur” dedi.
Medya bir emanettir
Cumhurbaşkanı El-Şara, medyanın rolüne ilişkin değerlendirmesinde, medya mesajının bu alanda görev yapanların omuzlarında ağır bir emanet olduğunu belirtti.
El-Şara, bunun doğru ve güvenilir bilginin araştırılmasını, bilginin siyasallaştırılmasından kaçınılmasını ve halkla doğrudan iletişim kurulmasını gerektirdiğini söyledi.
Medyanın kamuoyunu etkileme ve yönlendirme gücüne dikkat çeken El-Şara, özellikle bölgede yaşanan çok sayıdaki gelişme karşısında Arap toplumlarının gerçekleri yakından takip etmeye ve doğru bilgilerle bilgilendirilmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
El-Şara, toplumların karşı karşıya oldukları zorluklarla mücadele edebilmesi için doğru bilgilerin kamuoyuyla açık ve şeffaf şekilde paylaşılması gerektiğini vurguladı.
El-Şara, bunun doğru ve güvenilir bilginin araştırılmasını, bilginin siyasallaştırılmasından kaçınılmasını ve halkla doğrudan iletişim kurulmasını gerektirdiğini söyledi.
Medyanın kamuoyunu etkileme ve yönlendirme gücüne dikkat çeken El-Şara, özellikle bölgede yaşanan çok sayıdaki gelişme karşısında Arap toplumlarının gerçekleri yakından takip etmeye ve doğru bilgilerle bilgilendirilmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
El-Şara, toplumların karşı karşıya oldukları zorluklarla mücadele edebilmesi için doğru bilgilerin kamuoyuyla açık ve şeffaf şekilde paylaşılması gerektiğini vurguladı.
Ö.E/Y.H /D.N / E.D