Türkiye’nin Suriye Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Ankara ve Şam’ın işbirliğini gelecekte geliştirmeye yönelik net bir vizyonla çok sayıda alanda ortak çalışmalar yürüttüğünü belirterek, Türkiye’nin Suriye’nin yeniden imarına katkı sağlamaya hazır olduğunu ve Suriye’nin Arap dünyasına açılan ana kapı olduğunu vurguladı.
Ankara (SANA) – Türkiye’nin Suriye Büyükelçisi Nuh Yılmaz, TRT Arabi kanalına verdiği mülakatta, iki ülke arasındaki ilişkilerin doğasının “stratejik ilişki” kavramını tam anlamıyla somutlaştırdığını ifade etti. Suriye’nin güvenliğinin Türkiye’nin ulusal güvenliğinin bir parçası olduğunu kaydeden Yılmaz, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkesinin bu çerçevede gerekli tüm önlemleri alacağını defalarca vurguladığını hatırlattı.
Yılmaz, iki taraf arasındaki işbirliğinin sadece güvenlik alanıyla sınırlı kalmayıp diploma denkliği, tarım, petrol, doğal gaz, madencilik ve ticaret gibi geniş bir yelpazeyi kapsadığını; Türk yetkilileri ilgilendiren çeşitli dosyaların şu anda Şam’da önünde bulunduğunu belirtti.
İlişkilerin tarihi sürecine de değinen Büyükelçi, kurtuluş operasyonundan önce ilişkilerin neredeyse kopma noktasında olduğunu, oysa Türkiye’nin 2011 yılı öncesinde Suriye ile işbirliğini mümkün olduğunca geliştirmek için çaba gösterdiğini aktardı.
Kurtuluşun ardından Şam’daki Türkiye Büyükelçiliği‘nin sadece bir hafta içinde yeniden açıldığını belirten Yılmaz, bunun Ankara’nın kurtuluş sürecine verdiği desteğin açık bir göstergesi olduğunu ifade etti. Yılmaz, “Biz hem savaşta hem de barışta buradaydık.” diyerek, iki taraf arasında kurulan güçlü güven bağının, varil bombalarının her gün yüzlerce can aldığı en karanlık dönemlerde Türkiye’nin Suriye’nin yanında yer almasının bir sonucu olduğunu ve bugün ilişkilerin hızla ilerlediğini vurguladı.
Yeniden imar dosyasına ilişkin olarak Yılmaz, Türkiye’nin inşaat sektöründe dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olduğunu ve imkanları ile deneyimini Suriye’de seferber etmeye hazır olduğunu açıkladı. Türk müteahhitlik firmalarının iş bitirme hızındaki başarılarıyla tanındığına dikkati çeken Yılmaz, deprem felaketinin ardından Hatay’ın yeniden imarında elde edilen başarıyı örnek göstererek, orada yapılanları Türkiye’nin bu alanda neler sunabileceğini gösteren “gerçek bir mucize” olarak nitelendirdi.
Arap dünyasına açılan ticari kapı ve projeler
Suriye’nin artık Türkiye’nin Arap dünyasına açılan kapısı haline geldiğini belirten Büyükelçi, Türkiye’de ikamet eden milyonlarca Suriyelinin daha önce Türk ürünleri ve sanayisi için geniş Arap pazarlarının açılmasına katkı sağladığını ifade etti. Yılmaz, Suriye’yi kuzeyinden güneyine kat edecek kara yolunun geliştirilmesinin yanı sıra demir yolu projesinin de Türkiye’nin Körfez ülkelerine daha hızlı erişimini sağlayacağını ve bölgedeki ticari hareketliliği güçlendireceğini dile getirdi. Gelecek 10 yıl içinde Türkiye, Irak ve Suriye arasında ortak bir ticaret bölgesinin kurulabileceğini belirten Yılmaz, ayrıca İstanbul’dan Mekke-i Mükerreme’ye Suriye üzerinden uzanan tarihi kara hac yolunun da yeniden canlandırılabileceğini kaydetti.
Suriye diplomasisine övgü
Yılmaz, katı ambargolara rağmen bunları çok kısa sürede kaldırmayı başaran Suriye diplomasisinin yaklaşımına hayranlığını dile getirerek, bunu incelenmeye değer gerçek bir “diplomatik mucize” olarak gördüğünü belirtti. Terörü destekleyen bir rejimden, sadece bir buçuk yıl içinde kendi yapısını inşa eden ve bölge ülkelerinin güvenini kazanan bir devlete dönüşmenin üstün bir diplomatik başarı olduğunu vurguladı.
Büyükelçi Yılmaz, Suriye halkına teşekkür ederek tamamladığı konuşmasında, “Burada kendimi yabancı bir ülkede değil, gerçekten evimde gibi hissediyorum.” ifadesini kullanarak Suriye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şeyin istikrar olduğunu sözlerine ekledi.
T.K / İ.K