Uluslararası bir arkeolojik araştırma, Özbekistan’daki Obi Rahmat Kaya Sığınağı’nda yaklaşık 80 bin yıl öncesine tarihlenen küçük taştan ok uçlarının keşfedildiğini ve bunun avcılık tekniklerinin gelişimi ile yayılmasına dair yeni kanıtlar sunduğunu ortaya koydu.
Taşkent (SANA) – Uluslararası bir arkeolojik araştırma, Özbekistan’daki Obi Rahmat Kaya Sığınağı’nda yaklaşık 80 bin yıl öncesine tarihlenen küçük taştan ok uçlarının keşfedildiğini, bunun da avcılık tekniklerinin gelişimi ve yayılmasına dair yeni kanıtlar sunduğunu açıkladı.
Amerikan bilim ve teknoloji haber sitesi SciTechDaily’nin aktardığına göre, Fransız Bordeaux Üniversitesi ve Rusya Bilimler Akademisi’nden araştırmacı Hughes Plisson liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, üçgen uçların sahanın en eski katmanlarında bulunduğunu, bazılarının genişliğinin 2 santimetreyi, ağırlığının ise birkaç gramı geçmediğini belirtti.
Mikroskobik analizler ve avcılık teknikleri
Açıklanan verilere göre, mikroskobik analizler taş uçlar üzerinde ok uçları olarak kullanılmalarıyla uyumlu olan güçlü darbe izleri ortaya koydu; bu durum, söz konusu uçların özellikle okların üzerine monte edilmek ve avcılıkta kullanılmak üzere üretildiğine işaret ediyor.
Araştırmacılar, bu uçlar ile Fransa’nın Rhone Vadisi’ndeki Mandrin Mağarası’nda keşfedilen ve yaklaşık 54 bin yıl öncesine tarihlenen, yani aralarında yaklaşık 25 bin yıllık bir fark ve 6 bin kilometreye varan bir mesafe bulunan uçlar arasında dikkat çekici bir benzerlik olduğuna işaret etti.
Mandrin Mağarası’nın aynı arkeolojik katmanında Homo sapiens’e ait bir dişe de rastlanmış olması, bu teknolojinin Homo sapiens’in Orta Asya bölgelerinden Avrupa’ya doğru yayılmasıyla bağlantılı olma ihtimalini güçlendiriyor.
Araştırmacılar, bu tür mikro taş uçların Neandertal insanıyla ilişkilendirilen sit alanlarında açık bir benzerinin bulunmadığına dikkati çekerek, bunların arkasında Homo sapiens’in olma ihtimalini güçlendirdiğini belirttiler.
Sonuçlar, yay kullanarak avlanma tekniklerinin daha önce düşünülenden daha geniş bölgelerde ve daha erken bir tarihte ortaya çıkmış ve yayılmış olabileceğini gösteriyor; ancak bu teknolojinin aktarım güzergahlarının ve Orta Asya ile Avrupa sit alanları arasındaki doğrudan ilişkinin belirlenmesi daha fazla arkeolojik kanıt ve karşılaştırmalı çalışma gerektiriyor.
V.K / İ.K / H.A