EDİNBURG (SANA) – İskoçya’daki Edinburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir çalışma, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB/ADHD) tanısı alan gençlerin, yaşları ilerledikçe kaygı (anksiyete) ve depresyon gibi psikiyatrik bozukluklara yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu.
Edinburgh Üniversitesi tarafından yürütülen ve Journal of Attention Disorders dergisinde yayımlanan çalışmada, ADHD semptomları ile gençlerde psikolojik sorunların ortaya çıkma olasılığı arasında doğrudan ilişki bulunduğu belirtildi.
Duygusal ve sosyal zorluklar
Araştırmada, ADHD’li bireylerin ruh hali değişimleri, odaklanma güçlüğü ve aşırı hareketlilik gibi zorluklarla karşı karşıya kaldığı; bu durumun sosyal izolasyon ve öz saygı düşüklüğüne yol açarak psikiyatrik bozukluk riskini artırabileceği ifade edildi.
İstatistikler korkutucu seviyede
Çalışmada yer alan verilere göre, Birleşik Krallık’ta çocuk ve gençlerin yaklaşık yüzde 5’inin ADHD ile yaşadığı, bu grubun yaklaşık dörtte birinde kaygı bozukluğu görüldüğü ve yaklaşık yüzde 40’ının 30 yaşına gelmeden depresyon atakları geçirdiği bildirildi.
Cinsiyetler Arası Farklılıklar
Araştırmada ayrıca, risk faktörlerinin cinsiyete göre farklılık gösterebildiği kaydedildi. Erkeklerde öz saygı düzeyi ve ebeveynlerin ruh sağlığı durumunun belirleyici olduğu, kızlarda ise sosyal beceriler ve akran ilişkilerinin daha etkili olduğu belirtildi.
Dışsal davranışlar değil, içsel psikoloji önemli
Araştırmacılar, ADHD tedavisinde yalnızca dışsal davranışların kontrol altına alınmasının yeterli olmayabileceğini, bireylerin psikolojik süreçlerine yönelik desteğin önem taşıdığını vurguladı. Erken müdahale ve psikolojik desteğin, uzun vadeli sonuçlar açısından etkili olabileceği ifade edildi.