Yemen’in batı sahil bölgesi ve Taiz’de Husi milislerin sürdürdüğü askeri tırmanış nedeniyle insani durum kötüleşirken, temmuz ayından bu yana en az 76 bin kişi yerinden edildi; BM ve yerel ağlar artan sivil kayıplar ile derinleşen kriz konusunda acil eylem çağrısında bulundu.
Aden (SANA) – Yemen’de, Husi milislerin başta batı sahil bölgesi ve Taiz’in güneyi olmak üzere sürdürdüğü askeri tırmanış, yerinden edilmelerin yayılması, sivil kayıplar ile ihlallere dair artan raporlar ve BM’nin yardım ihtiyaçlarının arttığı ile mağdurlara ulaşmanın zorlaştığı yönündeki uyarıları eşliğinde insani durum kötüleşiyor.
Hızlanan göç dalgaları
Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) 12 Eylül’de yayımladığı verilerde, temmuz ayından bu yana en az 76 bin kişinin evlerini terk ederek yerinden edildiğini, bu rakamın birkaç gün önce açıklanan 46 bin civarındaki sayıya kıyasla arttığını teyit etti.
Örgüt, insani ihtiyaçların arttığına ve mağdurlara ulaşmanın zorlaştığına dikkat çekerek, tüm ailelerin daha güvenli yerler aramak amacıyla çoğunlukla gece saatlerinde kaçmak zorunda kaldığını bildirdi.
Örgüt, en fazla yerinden edilen kişinin yaklaşık 50 bin kişiyle Taiz’de kaydedildiğini, onu 17 bin ile Lahic, 8 bin 100 ile El-Hudeyde ve 1100’den fazla yerinden edilmiş kişiyle Aden’in izlediğini belirtti.
Örgüt Genel Direktörü Amy Pope da birçok Yemenli ailenin, kaynaklarını tükettikten, evlerini ve geçim kaynaklarını terk ettikten sonra ikinci veya üçüncü kez yerinden edildiğini belirterek, mevcut göç dalgasının geçici bir nüfus hareketinin ötesine geçerek sivil halka yönelik sürekli tırmanışın ve ihlallerin en belirgin yansımalarından biri haline geldiğine dikkat çekti.
Husi milislerin hak ihlalleri ve sivil kayıplar
Yemen Hak ve Özgürlükler Ağı 12 Eylül’de yayımladığı raporda, Husi milislerin 3-11 Eylül tarihleri arasında batı sahil bölgeleri ve Taiz’de 958 ihlal gerçekleştirdiğini belgelendirdiğini kaydetti.
Rapora göre ihlaller; kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere 177 doğrudan ölüm vakası, 212 yaralanma, 213 tutuklama ve kaçırma vakasının yanı sıra, 2300 aileyi ve 19 bin 440 kişiyi kapsayan 2300 ailenin göç ettirilmesini içeriyor. Bu durum, tırmanışın sivil nüfus üzerindeki insani yansımalarının boyutunu gözler önüne seriyor.
Bu ihlaller karşısında Yemen, Birleşmiş Milletler ve İnsan Hakları Konseyi’ne sivillerin korunması ve ihlallerden sorumlu olanların hesap vermesi için acil harekete geçme çağrısında bulunurken, uluslararası toplumdan da insani ihtiyaçların karşılanması için acil adım atmasını istedi.
BM’den uyarılar ve finansman krizi
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) geçen ay, yaklaşık nüfusun yarısı olan 22 milyondan fazla Yemenlinin acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunu, 18 milyondan fazla kişinin ise akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu, milyonlarca çocuğu tehdit eden risklerin de giderek arttığını açıkladı.
Buna karşın yardım kuruluşları uluslararası finansmanda yaşanan ciddi krizle karşı karşıya bulunuyor. Müdahale planının finansman oranı ihtiyaçların üçte birini aşmazken, Husi milislerin onlarca BM çalışanını ve sivil toplum temsilcisini keyfi olarak alıkoyması sahadaki çalışmaları daha da karmaşık hale getiriyor.
Seyrüsefer ve ticaret alanındaki aksamalar Yemen’deki geçim koşullarını doğrudan etkilerken, tedarik zincirlerinde yaşanan zorluklar ve malların pazarlara ulaşmasındaki engeller temel gıda maddeleri ile akaryakıt fiyatları üzerindeki baskıyı artırıyor ve ailelerin yükünü katlıyor. Tüm bunlar, insani müdahale kapasitesinin artan ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığı bir dönemde yaşanıyor.
Bu gelişmeler, Yemen’in çeşitli cephelerinde devlet kurumlarını yeniden tesis etmek ve milislerin kontrolünü sonlandırmak amacıyla yürütülen operasyonlar kapsamında Yemen hükümet kuvvetleri ile Husi milisler arasında çatışmaların yaşandığı bir süreçte gerçekleşiyor.
T.K / İ.K/M.A