Ankara’daki NATO Zirvesi’nin son gününde ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik güçlü saldırılar düzenleme tehdidinde bulunmasıyla gerilim tırmanırken, karşılıklı uyarılar ve uluslararası toplumdan Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin korunması çağrıları yükseliyor.
Ankara (SANA) – Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin son gününde, ABD Başkanı Donald Trump’ın bugün İran’a yönelik güçlü askeri saldırılar düzenleme tehdidinde bulunmasıyla ABD-İran hattındaki gerilim tırmandı. Karşılıklı uyarıların yapıldığı bu süreçte, uluslararası toplumdan itidal ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin korunması çağrıları yapılıyor.
ABD merkezli “CNN” televizyonunun aktardığına göre Trump, Washington’ın Tahran’ın nükleer silah edinmesine izin vermeyeceğini yineledi. Olası bir ABD saldırısının büyük kapsamlı olabileceğine işaret eden Trump, bu saldırıların elektrik ve su santrallerini hedef alabileceğini, gerekirse Hark Adası’nın kontrolünü ele geçirmeyi de kapsayabileceğini belirtti.
NATO’dan uyarı ve İran’ın yanıtı
İran tarafı, ABD’nin bu hareketlerinin “bölgeyi ateşe sürükleyeceğini” belirterek karşılık vereceğini duyururken; Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ise Ankara Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde, Tahran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi gerektiğinin altını çizdi ve Hürmüz Boğazı’nda deniz seyrüsefer serbestisine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.
Trump’ın bu açıklamalarından birkaç saat önce, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) yaptığı açıklamada, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşılık olarak hassas mühimmatlarla 80’den fazla noktayı hedef alan yeni bir saldırı dalgasının tamamlandığını duyurdu.
CENTCOM, hedef listesinde İran’ın hava savunma sistemleri, komuta-kontrol ağları, kıyı radarları ve gemisavar füze platformlarının yanı sıra Hürmüz Boğazı ve çevresinde İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait 60’tan fazla sürat teknesinin yer aldığını açıkladı.
ABD ve İran, 18 Haziran’da Pakistan’ın ara buluculuğunda, başta askeri operasyonların durdurulmasının sabitlenmesi ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması olmak üzere bir dizi askıda kalan konunun ele alınmasını içeren bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Söz konusu mutabakat, 28 Şubat’ta patlak veren savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir sürecin parçası olarak imzalanmıştı.
Ancak Trump’ın Tahran ile yapılan geçici anlaşmanın sona erdiğini ilan etmesiyle birlikte, gerilimi düşürme fırsatı oluşturan mutabakatların çökmesi endişesiyle durum yeniden gerilim noktasına döndü.
M.M / İ.K