Washington ve Tahran geçici bir mutabakat zaptı imzalamaya hazırlanırken, ABD Başkanı Donald Trump anlaşmayı desteklediğini açıkladı ancak İran’ın şartlara uymaması halinde askeri operasyonların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu.
BAŞKENTLER (SANA) –Washington ve Tahran‘ın, ABD-İsrail-İran savaşının sona ermesine zemin hazırlayacak ve önümüzdeki aylarda daha kapsamlı müzakerelerin önünü açacak bir mutabakat zaptı imzalamaya hazırlandığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump anlaşmayı destekleyen açıklamalarda bulunurken, İran’ın Washington’un kabul edilebilir gördüğü şartlara uymaması halinde askeri operasyonların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu.
Fransa’nın Evian kentinde düzenlenen G7 Zirvesi sırasında konuşan Trump, Agence France-Presse’in (AFP) bugün aktardığına göre, beklenen mutabakat zaptının nihai bir anlaşma olmadığını belirterek, müzakerelerin bir sonraki aşamasının sonuçlarından memnun kalmaması halinde ABD’nin bombardımana yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu.
Trump, İranlıların “uslu durmaması” halinde ülkesinin “derhal bombalamaya geri döneceğini” söyleyerek, resmi imza sürecine yaklaşılmasına rağmen askeri baskı politikasının sürdüğüne işaret etti.
Geçici bir anlaşma, nihai çözüm değil
Mutabakata ilişkin olumlu havaya rağmen mevcut bilgiler, söz konusu belgenin yalnızca geçici bir çerçeve niteliğinde olduğunu gösteriyor.
Reuters’a göre belge, geçen nisan ayında ilan edilen ateşkesi 60 gün daha uzatmayı ve taraflar arasındaki çözülmemiş dosyaların ele alınacağı daha kapsamlı müzakerelere zaman kazandırmayı amaçlıyor.
CNN ve Bloomberg tarafından yayımlanan bilgilere göre mutabakat zaptı, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını, ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını ve İran petrol ihracatının yeniden başlamasını öngörüyor.
Buna karşılık Tahran, nükleer silah üretmeme taahhüdünü yenileyecek. Daha hassas konuların ise nihai müzakerelere bırakılması öngörülüyor.
Trump anlaşmayı savunurken tehditlerini sürdürdü
Trump, mutabakatın İran’ın nükleer silah edinmesini engelleyeceğini savunarak, anlaşmanın açıklanmasının ardından petrol fiyatlarının gerilediğini ve finans piyasalarının olumlu tepki verdiğini söyledi.
ABD Başkanı ayrıca Hürmüz Boğazı’nın önümüzdeki günlerde tamamen yeniden açılacağını ifade etti.
Ancak bu ekonomik mesajlara sert açıklamalar da eşlik etti. AFP ve Reuters’ın aktardığına göre Trump, anlaşmanın Tahran’a “açık çek” anlamına gelmediğini vurgulayarak, ABD’nin İran’a doğrudan mali kaynak aktaracağı yönündeki iddiaları reddetti.
Temel anlaşmazlık konuları ertelendi
Siyasi yumuşama yönündeki açıklamalara rağmen birçok temel dosya henüz çözüme kavuşmuş değil.
CNN ve Reuters tarafından aktarılan bilgilere göre, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokları, balistik füze programı ve bölgesel müttefiklerine verdiği destek gibi konulara ilişkin nihai çözümler mutabakat kapsamında yer almıyor ve sonraki müzakere aşamalarına bırakılıyor.
Batılı medya kuruluşlarının aktardığına göre ABD yönetimi, söz konusu dosyalarda nihai bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını değerlendirmek amacıyla yaklaşık altı haftalık bir süre öngörüyor. Bu süreçte, mevcut mutabakatın Washington’un savaşın başında açıkladığı hedefleri karşılayıp karşılamadığına ilişkin Avrupa ve ABD’de eleştirilerin arttığı belirtiliyor.
Temkinli uluslararası destek
G7 liderleri, ABD-İran mutabakatını memnuniyetle karşılarken, aylar süren aksaklıkların ardından Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının güvenli şekilde yeniden sağlanmasına katkıda bulunmaya hazır olduklarını açıkladı.
Reuters’a göre liderler ayrıca İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi ve bölgesel gerilimlerin çözümüne yönelik diplomatik çabaların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Fransa ve İngiltere ise savaş sonrası döneme ilişkin düzenlemeler kapsamında, deniz güvenliğinin sağlanması ve boğaz çevresindeki mayınların temizlenmesini hedefleyen çok uluslu bir Avrupa girişimine öncülük ediyor.
Bazı medya kuruluşları bu girişimi, Avrupa’nın İran dosyasında yeniden etkin rol üstlenme çabası olarak değerlendiriyor.
Test süreci
İsviçre’nin cuma günü resmi imza törenine ev sahipliği yapması beklenirken, nihai bir anlaşmaya giden yolun hala uzun ve karmaşık olduğu değerlendiriliyor.
Mevcut mutabakat, savaşın durdurulmasına ve müzakere kanallarının açılmasına katkı sağlasa da taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkları ortadan kaldırmış değil.
Batılı ve Arap medya kuruluşlarına göre Trump’ın bombardıman tehdidini sürdürmesi, mevcut mutabakatın kalıcı bir çözümden ziyade yeni bir sınama sürecinin başlangıcı olarak görüldüğüne işaret ediyor.
T.K / M.Y