Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmanın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılar artarken, uzmanlar krizin enerji, gıda ve siyasi dengeleri sarsabilecek uzun vadeli bir krize dönüşebileceğine dikkat çekiyor.
Washington / Londra (SANA) – Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının etkileri uluslararası basının gündeminde üst sıralarda yer almaya devam ederken, uzmanlar krizin geçici bir durum olmaktan çıkarak küresel ölçekte ekonomik ve siyasi sonuçlar doğurabilecek bir felakete dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
ABD merkezli Bloomberg ve İngiliz The Guardian gazetelerinin aktardığı değerlendirmelere göre, kriz enerji piyasalarında ciddi riskler oluşturuyor.
Bloomberg analisti Javier Blas, enerji piyasalarının şu ana kadar boğazdan geçen günlük yaklaşık 20 milyon varillik arz kaybını küresel arz fazlası, alternatif boru hatları ve stratejik rezervlerden yapılan çekimlerle absorbe edebildiğini belirtti.
Ancak Blas, bu çözümlerin geçici olduğuna dikkat çekerek, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının petrol fiyatlarında sert yükselişlere yol açabileceğini vurguladı.
Olası ekonomik ve jeopolitik şok
Blas, ABD ile Tahran arasındaki müzakerelerin tıkanmasının, krizi uzun vadeli bir ekonomik ve jeopolitik şoka dönüştürebileceği uyarısında bulundu.
Söz konusu değerlendirmede, sınırlı bir uzlaşmaya varılma ihtimali dışlanmazken, bunun deniz trafiğinin yeniden normal seyrine dönmesi için yeterli olup olmayacağı sorgulandı.
Ayrıca İran’ın, böyle bir senaryoda Hürmüz Boğazı üzerinde belirli bir düzeyde kontrolü sürdürme eğiliminde olabileceği ihtimali de gündeme getirildi.
Uluslararası uyum stratejileri
Blas, bazı ülkelerin krizi uzun vadeli bir durum olarak ele almaya başladığını, bu kapsamda Birleşik Arap Emirlikleri’nin 2027’de devreye girmesi beklenen alternatif bir boru hattı projesinin çalışmalarını hızlandırdığını belirtti.
Ayrıca boğazın 2026 veya 2027’ye kadar kapalı kalması ya da yalnızca kısmen yeniden açılması halinde dünyanın uzun süreli bir ekonomik durgunluk ve enerji kriziyle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.
Gıda krizi ve siyasi gerilimler
Öte yandan The Guardian yazarı Simon Tisdall, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının giderek derinleşen etkilerine dikkat çekerek, küresel gıda ve enerji fiyatlarında artış yaşandığını ve özellikle yoksul ülkelerin ciddi şekilde etkilendiğini, bazı bölgelerde buğday ve pirinç fiyatlarının iki katına çıktığını belirtti.
Tisdall, uluslararası kuruluşların krizin 45 milyon kişiyi daha akut açlık riskine sürükleyebileceği uyarısında bulunduğunu aktararak, savaşın Washington’ın bazı müttefikleriyle ilişkilerini de zayıflattığını ifade etti.
Ayrıca çoğu Avrupa ülkesinin, bölgedeki ABD-İsrail-İran hattındaki askeri operasyonlara doğrudan katılmayı reddettiğini ve daha geniş bir çatışmaya sürüklenme endişesi taşıdığını vurguladı.
Ö.E