Lübnan, kırılgan ateşkes ile açık tırmanma arasında: Washington görüşmeleri güneydeki çatışmalarla gölgeleniyor
Beyrut (SANA) – İsrail’in devam eden hava saldırıları ve güney sınırındaki artan gerilimler eşliğinde Lübnan, son derece karmaşık bir siyasi ve güvenlik sürecine girdi.
Ateşkesin 45 gün daha uzatılmasıyla birlikte, ABD’nin Beyrut ile İsrail arasındaki müzakereleri güvenlik ve siyasi iki paralel hatta ilerletme çabaları sürerken, güney cephesinin yeniden tırmanma ve patlama ihtimaline açık olduğu belirtiliyor.
Washington, ateşkesi kalıcı hale getirerek daha geniş bir uzlaşmanın başlangıcına dönüştürmeye çalışsa da, sahadaki gelişmeler gerçek bir istikrarın henüz oluşmadığını gösteriyor. İsrail saldırıları devam ederken, Hizbullah’ın operasyonlarının da yoğunlaştığı ifade ediliyor.
İsrail tarafında ise güney Lübnan’daki güvenlik düzeninin “değiştirilmesi” ve Hizbullah’ın silahsızlandırılması yönündeki söylemler giderek artıyor.
Son saatlerde İsrail savaş uçakları Güney ve Batı Bekaa’da Cibşit, Sahmar, Doğu Zotar, Kakiatü’s-Senawbar, Gassanîye, Mansuri, Tuffahta ve Ensar gibi birçok bölgeyi hedef aldı.
Topçu atışları ise Yahmur El-Şeyh, Furun, Mecdel Selm ve El-Kalile çevresine yöneldi.
Saldırılar, İsrail’in yeni tahliye uyarılarıyla birlikte gerçekleşti ve halk arasında Sidon ile Beyrut’a doğru yoğun göç hareketlerine yol açtı. Ateşkesin uzatılmasına rağmen çatışmanın genişleyebileceği endişesi sürüyor.
Saldırılar devam ediyor
Buna karşılık Hizbullah, İsrail güçlerine yönelik operasyonlarını sürdürdüğünü açıkladı. Sınır hattında İsrail’e ait mevziler ve askeri araçların hedef alındığı, Bent Cubeyl’de bir askeri aracın vurulduğu, ayrıca İsrail ordusuna ait noktalara füze ve patlayıcı yüklü insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlendiği bildirildi.
İsrail ordusu ise güney Lübnan’daki çatışmalarda bir subayının öldüğünü doğruladı. Böylece kuzey cephesinde savaşın başlamasından bu yana ölen asker sayısının 21’e yükseldiği açıklandı.
İsrail basını, güvenlik kurumlarında endişenin arttığını yazdı. “Yediot Aharonot” gazetesi, kuzeydeki bazı subayların orduyu “tehlikeli güvenlik durumunu normalleştirmeye çalışmakla” suçladığını aktardı.
İsrail Kamu Yayın Kuruluşu’na konuşan bir güvenlik kaynağı ise, güney Lübnan’da askeri kontrol veya güvenlik ağları kurulmasının Hizbullah saldırılarını durdurmaya yetmeyeceğini, bunun için “siyasi bir müdahale ve çatışma kurallarını değiştirecek bir kırılma” gerektiğini ifade etti.
Washington iki paralel müzakere hattı yürütüyor
ABD, ateşkesi korumak amacıyla güvenlik ve siyasi olmak üzere iki paralel süreç yürütüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, son mutabakatlarla ateşkesin 45 gün daha uzatıldığını açıkladı.
Güvenlik süreci 29 Mayıs’ta Pentagon’da başlayacak. Bu kapsamda Lübnan ve İsrail’den askeri heyetler sınır düzenlemeleri ve gerilimi önleme mekanizmalarını görüşecek.
Washington’da 2–3 Haziran tarihlerinde daha kapsamlı bir siyasi tur düzenlenerek daha kalıcı bir çözüm ele alınacak.
ABD, kalıcı barışın Lübnan devlet otoritesinin tam olarak tesis edilmesi ve Hizbullah’ın silahsızlandırılmasıyla mümkün olacağını savunurken, füze saldırılarının diplomatik süreci başarısızlığa sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Lübnan heyeti ise ateşkesin uzatılmasını “müzakerelere alan açan hayati bir nefes” olarak değerlendirerek, egemenlik, geri dönüşler ve yeniden imar konularında ısrarcı olduğunu bildirdi.
Haaretz: Anlaşmalar krizin özünü çözmüyor
İsrail gazetesi Haaretz, ateşkesin yalnızca geçici bir çözüm olduğunu, güney Lübnan’daki İsrail askeri varlığı ve operasyonların devam etmesi gibi temel sorunları çözmediğini yazdı.
Gazete, taraflar arasındaki mutabakatların ABD gözetiminde askeri koordinasyon mekanizması ve sınırlı istihbarat iş birliği öngördüğünü, ancak bunun kapsamlı bir barış anlaşması seviyesine ulaşmadığını belirtti. Ayrıca Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakere yürütmesinin sembolik bir siyasi kazanım olduğu, ancak somut bir İsrail çekilmesi, net bir takvim ya da yeniden imar garantisi sağlamadığı ifade edildi.
Haaretz, güney Lübnan’ın kalıcı bir çatışma alanına dönüşme riskine dikkat çekerek, İsrail’in bölgedeki askeri varlığına ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü ve “uzun süreli savaş yönetimi” modelinin oluşabileceğini yazdı.
Naci Salam: “İki silahla devlet olmaz”
Lübnan Başbakanı Naci Salam, iç politikada kışkırtma ve suçlamaların reddedilmesi gerektiğini belirterek, “Lübnan devleti ancak tek bir ulusal karar ve tek bir silah, yani Lübnan ordusunun silahı ile var olabilir” dedi.
Salam, krizin gerçekçi şekilde ele alınması, kurumların güçlendirilmesi ve Arap ile uluslararası desteğin artırılması gerektiğini vurguladı.
Kırılgan ateşkesin sürdüğü ve sahadaki gerilimin devam ettiği bu süreçte Lübnan, askeri baskılar ile siyasi hesapların iç içe geçtiği kritik bir aşamadan geçiyor.
Devlet, silahların yalnızca resmi kurumların elinde toplanması ve ordunun güçlendirilmesi gerektiğini savunurken, diplomatik süreçlerin ülkeyi daha geniş bir çatışmaya sürüklenmekten koruması hedefleniyor.
M.M/R.Y