Washington ile Tahran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik bir sayfalık ön mutabakat ihtimali güç kazanırken, tarafların karşılıklı tehditleri dikkat çekiyor.
Başkentler (SANA) – ABD ile İran arasında süren gerilimde, diplomatik temasların hız kazanmasıyla birlikte savaşın sona erdirilmesine yönelik ön mutabakat ihtimali gündeme geldi. Ancak tarafların eş zamanlı olarak tehdit ve askeri baskı söylemini sürdürmesi, sürecin hassas dengesini ortaya koyuyor.
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ın üzerinde uzlaşı sağlanan çerçeveyi kabul etmesi halinde askeri operasyonların sona ereceğini ve Hürmüz Boğazı’nın tüm gemilere açılacağını ifade etti.
Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, Tahran’ın anlaşmayı reddetmesi durumunda “çok daha yüksek seviyede bombardıman” başlatılacağını belirterek, diplomatik çabaların başarısız olması halinde Washington’ın daha güçlü karşılık vereceğini vurguladı.
ABD yönetimi daha önce Hürmüz Boğazı’ndaki “Özgürlük Projesi” operasyonunu, İran ile müzakerelerde kaydedilen ilerleme üzerine askıya aldığını duyurmuştu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da askeri operasyonların saldırı aşamasının sona erdiğini ve savunma pozisyonuna geçildiğini açıkladı.
ABD merkezli Axios haber sitesi ise Washington ile Tahran’ın, savaşın sona erdirilmesine zemin hazırlayacak bir sayfalık ön mutabakat metni üzerinde uzlaşmaya yakın olduğunu yazdı.
Haberde, söz konusu metnin geçici olarak uranyum zenginleştirmenin durdurulması, ABD yaptırımlarının kademeli kaldırılması, İran’a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamaların hafifletilmesi ve uluslararası denetim mekanizmasının güçlendirilmesini içerdiği belirtildi.
Diplomatik kaynaklara göre, İran’ın 48 saat içinde yanıt vermesi beklenirken, bölgesel arabulucular üzerinden temaslar sürüyor.
Öte yandan Çin, Pakistan ve Suudi Arabistan da sürece diplomatik girişimlerle dahil oldu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Pekin’de Çinli mevkidaşı ile görüşürken, Çin barış müzakerelerine destek vermeye hazır olduğunu bildirdi. Reuters’a göre Suudi Arabistan ve Pakistan da Tahran ile doğrudan temas kurarak gerilimi düşürmeye çalışıyor.
İran ise Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğini düzenlemek için yeni bir mekanizma kurduğunu duyurarak, geçişler için önceden izin alınması şartını getirdi. İran Devrim Muhafızları, kurallara uyulmaması halinde “kararlı karşılık” verileceği uyarısında bulundu.
Buna karşın, boğazda yabancı bir konteyner gemisine yönelik saldırıda bazı mürettebatın yaralanması, bölgedeki güvenlik risklerinin sürdüğüne işaret etti.
İran dosyasında diplomatik iyimserlik artarken, Lübnan cephesinde ise çatışmalar devam ediyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Bekaa Vadisi ve güneyde düzenlediği hava saldırılarında ölü ve yaralılar olduğunu açıkladı. İsrail ordusu ise saldırıların Hizbullah’a ait altyapı ve silah depolarını hedef aldığını duyurdu.
Hizbullah da sınır hattı boyunca insansız hava araçları ve güdümlü füzelerle İsrail hedeflerine saldırılar düzenlemeyi sürdürüyor. Taraflar arasında 17 Nisan’dan bu yana kırılgan bir ateşkes yürürlükte bulunuyor.
Mart ayından bu yana devam eden saldırılarda binlerce kişinin hayatını kaybettiği veya yaralandığı, yüz binlerce sivilin ise yerinden edildiği belirtiliyor.
Küresel piyasalarda da gelişmelerin etkisi hissedildi. Petrol fiyatları düşüş gösterirken, güvenli liman olarak görülen altının fiyatı yükseldi.
Uzmanlar, taraflar arasında henüz kesin bir anlaşma sağlanmadığını, sürecin karşılıklı güven testinin sürdüğü bir aşamada olduğunu ve nihai sonucun diplomatik uzlaşı ya da yeniden tırmanış olabileceğini ifade ediyor.
M.M/M.Y