İran, interneti sıkı şekilde kontrol ederek milyonlarca kullanıcıyı izole ediyor, ekonomik felç ve dijital uçurum yaratıyor; bazı kişiler internet erişimi için geçici olarak komşu ülkelere göç ediyor.
Şam (SANA) – Benzeri görülmemiş bir sahnede, İran dijital yasaklamayı sürdürerek internet kısıtlamalarının üçüncü ayına girdi; bu durum, artan ekonomik felce ve milyonlarca kullanıcının izole olmasına yol açtı. Tüm bunlar, ABD-İsrail İran Savaşı’na ilişkin gerekçelerle gerekçelendiriliyor.
İnternet izleme kuruluşu NetBlocks’a göre, ülkede yaşanan internet kesintisi 1.584 saatten fazla sürdü. Çoğu kullanıcı halen küresel internete erişimden mahrum bırakılırken, sınırlı ve seçici erişim yalnızca resmi kurumlarla bağlantılı kanallar üzerinden sağlanabiliyor.
Ekonomik felç ve milyonlarca dolarlık kayıplar
Bu dijital karartma doğrudan ekonomiyi etkiledi. El Cezire kanalının raporuna göre, İran Ticaret Odası günlük kayıpları 80 milyon dolara kadar olarak tahmin ediyor. Bu durum, e-ticaretin aksaması, üretim ve pazarlama faaliyetlerinin düşmesi ile yurtdışına bağlı tedarik zincirlerinin kesintiye uğramasından kaynaklanıyor.
Almanya’nın Stimme TV’sine göre, şirketlerin %70’ine kadar doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiği belirtiliyor. Bazı dijital işletmelerin gelirleri %90’a kadar düşerken, bazı şirketler tamamen piyasadan çekildi.
Ayrıca, internetle bağlantılı sektörlerde çalışan milyonlarca kişi gelir kaynaklarını kaybetti; oysa yaklaşık 10 milyon kişi günlük işlerinde dijital ekonomiye bağlı olarak yaşıyor.
Sınıflı internet ve dijital izolasyon
Kısıtlamalar devam ederken, “sınıflı internet” olgusu daha belirgin hale geldi. İran hükümeti, üniversite hocaları, gazeteciler ve bazı teknoloji şirketleri gibi “hayati meslekler” olarak tanımlanan gruplara, “beyaz internet” veya “Pro İnternet” adı verilen küresel ağa erişim imkanı tanıyor; oysa genel kullanıcılar, sansüre tabi yerel bir ağ ile sınırlı kalıyor.
İnternetin kamu hizmetinden sınırlı bir ayrıcalığa dönüşmesi, toplum içinde dijital uçurumu derinleştirdi ve temel bilgi ile hizmetlere erişimi kısıtladı.
Zorunlu göç ve kara pazar
Yansımalar yalnızca ülke içinde sınırlı kalmadı; bu politikalar bazı İranlıları, sadece internet erişimi sağlamak ve işlerini sürdürebilmek amacıyla geçici olarak Ermenistan ve Türkiye gibi komşu ülkelere gitmeye zorladı.
Buna karşılık, artan yasal takipler altında, çoğu vatandaşın karşılayamayacağı yüksek fiyatlarla internet erişim hizmetlerinin satıldığı bir kara pazar oluştu.
Starlink… engelleri aşan gölge ağ
Bu karartmayı aşma çabası olarak, BBC, kullanımının suç sayıldığı ve hapis cezasına kadar varan yaptırımların uygulandığı halde, “Starlink” uydu internet cihazlarını İran’a kaçırmak için gizli ağların faaliyette olduğunu bildirdi.
İnsan hakları tahminlerine göre, ülkede onlarca bin cihaz bulunuyor ve sıkı veri akışı kısıtlamalarına rağmen bilgileri yurt dışına iletmek için kullanılıyor.
Güvenlik gerekçeleri ve insan hakları eleştirileri
İran makamları, bu önlemleri savaş bağlamında ulusal güvenlik gerekçelerine bağlıyor. Ancak dijital haklar konusunda çalışan Access Now gibi insan hakları örgütleri, bunun ötesine geçtiğini, dijital alanı kontrol altına almak ve bilgi akışını sınırlamak amacıyla sistematik bir politika oluşturduğunu belirtiyor.
Dijital karartmanın devam etmesi ve etkilerinin genişlemesiyle birlikte, İran ekonomik ve sosyal açıdan baskı altında bir gerçeklikle karşı karşıya görünüyor; internet ağı, bir büyüme aracı olmaktan çıkarak bir baskı aracına dönüşürken, izolasyonun maliyeti her alanda artıyor.