BAŞKENTLER (SANA) – Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos’un “ulusal enerji acil durumu” ilan etmesi, ABD-İsrail-İran geriliminin tetiklediği ve geleneksel yakıt fiyatlarındaki artışla derinleşen küresel enerji krizinin boyutunu bir kez daha ortaya koydu.
Körfez bölgesinden gelen petrol ve doğalgaza büyük ölçüde bağımlı olan birçok Güney Asya ülkesi, yaşanan aksaklıklar nedeniyle alternatif enerji kaynağı olarak kömüre yöneliyor.
Kısa vadede emisyon artışına yol açması beklenen bu eğilime rağmen, uzmanlar bunun uzun vadede yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırabileceğini değerlendiriyor.
Yükselen fiyatlar yerel alternatiflere yönelmeyi zorunlu kılıyor
AFP’nin aktardığına göre, Zero Carbon Analytics analisti Amy Kong, mevcut krizin kömür gibi küresel piyasa dalgalanmalarından daha az etkilenen yerli enerji kaynaklarının önemini ortaya koyduğunu belirtti. Kong, güneş enerjisi kapasitesini hızla artıran Vietnam gibi ülkelerin yükselen ithalat fiyatlarına karşı daha dirençli olduğunu ifade etti.
ABD Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve LNG’nin yüzde 80’den fazlası Asya’ya gidiyor. Bu durum, Güney Asya ülkelerini bu kritik deniz yolunda yaşanabilecek herhangi bir aksamanın etkilerine karşı oldukça kırılgan hale getiriyor.
Pakistan, Hindistan ve Bangladeş, Katar gazının başlıca ithalatçıları arasında yer alırken, Doha’nın İran saldırıları nedeniyle ihracat kapasitesinin azaldığını açıklaması, yeraltı gaz depolama tesislerinin olmaması nedeniyle fiyat artışlarına karşı oldukça hassas olan bu ülkeler için alternatif arayışını hızlandıran bir uyarı niteliği taşıyor.
Güvenli Enerji Kaynakları Arayışı
Elektrik kesintilerini önlemek ve fiyatları kontrol altında tutmak amacıyla birçok ülke, atıl durumdaki santralleri yeniden devreye alarak veya mevcut santrallerin üretimini artırarak kömüre olan bağımlılığını artırma yoluna gitti. Bu kapsamda Güney Kore, kömürle çalışan enerji üretimine yönelik sınırlamaları kaldırırken; Tayland devre dışı bırakılan iki santrali yeniden faaliyete geçirmeye hazırlanıyor. Hindistan ise kömür kullanımını yemek pişirme dahil olmak üzere daha geniş alanlara yaymayı planlıyor.
Filipinler’de hükümet, enerji karışımında düzenlemeye giderek yenilenebilir kaynakların yanı sıra kömür ve yerli gazın payını artırmayı planladığını duyurdu. Ancak bu yaklaşım, Amber Merkezi’ndeki uzmanların da uyardığı üzere, fosil yakıtlara dönüşün uzun vadede yüksek maliyetlere yol açabileceği gibi çevresel ve sağlık açısından da ciddi riskler barındırıyor.
Öte yandan, LNG terminallerinin kurulumu kısa vadede daha düşük maliyetli olsa da, uzun vadede en ucuz ve istikrarlı çözümün yenilenebilir enerji olduğu vurgulanıyor. Bankacılık sektörünün kömür projelerine yeniden yönelmesi ise politika yapıcıları temiz enerji yatırımlarını yeniden değerlendirmeye itiyor.
Uzmanlara göre, arz güvenliği kısa vadede kömürü zorunlu bir seçenek haline getirse de, bu durum yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması gerekliliğini ortadan kaldırmıyor.