New York (SANA)- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Bahreyn Krallığı’nın başkanlığında, artan bölgesel gerilimler eşliğinde Filistin meselesindeki son gelişmeleri ele almak üzere toplandı.
Görüşmelerde Filistin halkının haklarına destek vurgulanırken, sahadaki insani, siyasi ve güvenlik durumunun ciddi biçimde kötüleştiği konusunda uyarılar yapıldı.
Oturumun açılışında Bahreyn, Filistin halkının haklarına yönelik kararlı desteğini yineleyerek, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti kurulmasını desteklediğini belirtti. Bahreyn ayrıca zorla yerinden etme politikalarına ve yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine karşı olduğunu ifade etti.
Görüşmeler sırasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, Filistin topraklarındaki durumun giderek kötüleştiğini vurguladı. Gazze Şeridi’nde ateşkesin kırılganlığına ve süregelen saldırılara dikkat çeken yetkili, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin arttığını ve yerleşim faaliyetlerinin hız kazandığını belirtti. Bu gelişmelerin iki devletli çözümü doğrudan tehdit ettiği, ayrıca ekonomik durumun kötüleştiği ve mülteci kamplarında endişenin arttığı ifade edildi.
Filistin tarafı ise toprak bütünlüğüne bağlılığını vurgulayarak ilhak ve zorla yerinden etme politikalarını reddetti. Gazze’nin Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Filistin, uluslararası toplumu ihlallerin durdurulması için acil harekete geçmeye çağırdı.
Norveç ise Filistin fonları üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını, yerleşim faaliyetlerinin durdurulmasını ve bölgeye insani yardımın geniş ölçekte ulaştırılmasına izin verilmesini talep etti.
Öte yandan ABD, Gazze’nin yeniden inşası ve kalkınmasına yönelik kapsamlı bir plan bulunduğunu açıklayarak tüm tarafları bu plana bağlı kalmaya davet etti. Tony Blair de yeniden inşa sürecinin uluslararası bir plan çerçevesinde, siyasi ve mali destekle yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
Rusya ise Filistin meselesinin Orta Doğu barış sürecinin temelini oluşturduğunu belirterek, adil bir çözüm olmadan istikrarın sağlanamayacağını vurguladı. Moskova ayrıca BM kararlarının uygulanmasındaki aksaklıkları ve iki devletli çözümün zayıflatılmasını eleştirdi.
Oturuma, aralarında Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesinin de bulunduğu yaklaşık 80 konuşmacı katıldı.