ABD ile İran arasındaki gerilim, nükleer anlaşmazlık ve Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle tırmanırken, artan baskılar küresel piyasaları da etkiliyor.
Başkentler (SANA) – ABD-İsrail-İran hattındaki savaş sürecinde gelişmeler hız kazanırken, diplomatik kaynakların “kritik günler” olarak nitelendirdiği bir döneme girildiği belirtiliyor. Müzakerelerde belirgin bir tıkanma yaşanırken, Tahran üzerindeki siyasi, askeri ve ekonomik baskılar da giderek artıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın sunduğu son teklife yönelik memnuniyetsizliğini sürdürdüğü ifade edilirken, uluslararası arabuluculuk girişimleri eş zamanlı olarak yoğunlaşıyor. Lübnan’daki saha gerilimi ve karşılıklı tehditler ise ateşkesin kırılganlığını gözler önüne seriyor.
Öte yandan müzakere süreçleri; ekonomik yaptırımlar, deniz ablukası ve askeri hareketlilik gibi baskı araçlarıyla iç içe ilerliyor. Bu durum, sürecin ya geçici bir anlaşmayla sonuçlanacağı ya da sınırlı çatışmaların yeniden başlayacağı ihtimallerini gündeme getiriyor.
Trump İran teklifinden memnun değil: Nükleer dosya kilit mesele
Reuters, CNN ve Wall Street Journal tarafından aktarılan ortak bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın son teklifinden özellikle nükleer programı içermemesi nedeniyle memnun değil.
ABD’li kaynaklar, Washington’un nükleer dosyanın herhangi bir anlaşmanın başlangıç şartı olarak ele alınmasını istediğini belirtirken, İran tarafının ise bu konunun savaşın durmasının ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği meselesinin çözülmesinin ardından ele alınmasını önerdiği ifade ediliyor.
New York Times, Trump’ın danışmanlarına tekliften memnun olmadığını ilettiğini aktarırken, Bloomberg ise İran üzerindeki baskının arttığını ve petrol akışında ciddi sıkışma işaretleri görüldüğünü bildirdi.
CNN’e konuşan kaynaklar ise tarafların göründüğü kadar uzak olmadığını, kapalı kapılar arkasında diplomasinin sürdüğünü ve olası bir anlaşmanın ilk aşamasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının yer aldığını belirtti.
Yaptırımlar ve deniz ablukası: ABD ekonomik baskıyı artırıyor
ABD Hazine Bakanı, İran havayolu şirketleriyle iş yapan tüm taraflara yaptırım uygulanacağını açıkladı. Bu adımın Tahran’a yönelik “finansal sıkıştırma” stratejisinin bir parçası olduğu ifade edildi.
Wall Street Journal, ABD’nin İran ile ticari ilişkiyi kolaylaştıran üçüncü tarafları da yaptırım kapsamına alma eğiliminde olduğunu aktardı. Deniz ablukasının ise onlarca geminin rotasını değiştirmesine yol açtığı, İran petrol ihracatının ciddi şekilde düştüğü ve üretimin mayıs ortasına kadar yarıya inebileceği belirtildi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), petrol tankerlerine yönelik yeni önlemler alındığını duyururken, Bloomberg verileri İran petrol tankerlerinin Çabahar Limanı çevresinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Bu durumun ihracattaki zorlukları ve sevkiyat birikimini gösterdiği ifade edildi.
Rubio: Baskı “olağanüstü” düzeyde, Hürmüz ekonomik silah
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Fox News’e yaptığı açıklamada İran’a uygulanan yaptırımların “olağanüstü” seviyede olduğunu ve artırılabileceğini kaydetti.
Rubio, Hürmüz Boğazı’nı “ekonomik bir nükleer silah” olarak nitelendirerek, İran’ın bu alanı bir baskı aracı olarak kullanmaya çalıştığını ifade etti. Boğazın açılmasına ilişkin herhangi bir düzenlemenin Tahran’a kontrol veya ücretlendirme yetkisi vermemesi gerektiğini vurguladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı ayrıca Bağdat’ı, İran’a yakın milislerin saldırılarını engellemede başarısız olmakla suçladı ve bu yapıların dağıtılması çağrısında bulundu. Bunun ikili ilişkileri etkileyebileceği uyarısı yapıldı.
Lübnan’da ateşkes gölgesinde gerilim tırmanıyor
Sahada ise İsrail, Lübnan’ın güneyinde operasyonlarını sürdürüyor. İsrail ordusu, Hizbullah’a ait 20’den fazla altyapı unsurunu hedef aldığını açıkladı ve “tehditlere karşı operasyonların devam edeceğini” bildirdi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, hava saldırılarında 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 51 kişinin yaralandığını duyurdu. Yerel kaynaklar ise yoğun bombardıman ve bazı mahallelerde yıkımlar yaşandığını aktardı.
İHA ve füze tehdidi: İsrail’den geniş kapsamlı uyarılar
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, füze ve insansız hava aracı tehditlerinin askeri operasyonların sürdürülmesini zorunlu kıldığını ifade etti.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ise 2026 yılının “tüm cephelerde çatışma yılı” olabileceği uyarısında bulundu.
Uluslararası baskılar: Hürmüz çağrıları ve İran’a uyarılar
Uluslararası alanda Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması çağrıları artıyor. Almanya, İran’a boğazı derhal açma ve nükleer programını sonlandırma çağrısı yaparken, Birleşik Krallık İran’ın küresel ekonomiyi “rehin almasını” önlemeye çalıştığını belirtti. Fransa ise Tahran’dan “büyük tavizler” talep etti.
İran ise ABD’yi “deniz korsanlığı” ile suçlayarak, deniz taşımacılığının engellendiğini ileri sürdü. İran’ın BM Büyükelçisi ise güvenlik garantilerinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
Rusya ise diplomatik sürece desteğini sürdürdüğünü ve İran ile stratejik ortaklığının devam ettiğini açıkladı.
Piyasalar: Hürmüz endişesiyle dalgalı seyir
Küresel piyasalar, İran-ABD müzakereleri ve bölgesel gerilimlerin etkisiyle temkinli bir seyir izliyor. Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı’ndan arzın aksayabileceği endişeleriyle yüksek seviyelerde kalmayı sürdürüyor.
Brent petrol 107–109 dolar bandında, ABD ham petrolü ise 95–97 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Fiyatlarda jeopolitik risk primi dikkat çekiyor.
Altın piyasasında ise belirgin dalgalanmalar yaşanıyor. Spot altın fiyatlarının gerilemesine rağmen yatırımcıların kısa vadeli işlemlere yöneldiği, uzun vadeli pozisyonlardan kaçındığı görülüyor. Bu durum, piyasalarda belirsizliğin arttığını gösteriyor.
Analistler, diplomatik sürecin başarısız olması halinde arz tarafında ciddi bir şok yaşanabileceği uyarısında bulunurken, piyasaların siyasi ve askeri gelişmelere karşı son derece hassas kaldığını belirtiyor.