BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Washington’da Lübnan ve İsrail arasında gerçekleştirilen görüşmelerin, bölgedeki şiddet döngüsünü kırmak adına kritik bir aşama olduğunu belirtti.
New York (SANA) – Birleşmiş Milletler (BM), Lübnan ve İsrail arasında ABD ara buluculuğunda Washington’da gerçekleştirilen görüşmeleri memnuniyetle karşıladığını açıklayarak, bu teması “çatışmaları sonlandırmak ve uzun süredir devam eden büyük acılara yol açan şiddet döngüsünü kırmak için atılmış önemli bir ilk adım” olarak değerlendirdi.
BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, düzenlediği basın toplantısında, diyalog sürecinin korunmasının askıda kalan sorunların çözümü ve istikrarın sağlanması için temel teşkil ettiğini vurguladı. Haq, uluslararası örgütün bu çabaları desteklemeye her zaman hazır olduğunu ve taraflara 1701 sayılı Güvenlik Konseyi kararını tam olarak uygulama çağrısını yinelediklerini ifade etti.
Askeri gerilimi durdurma çağrısı
Lübnan’ın güney ve doğusundaki birçok bölge, 2 Mart’tan bu yana aralıksız İsrail hava saldırılarına maruz kalıyor. İsrail, 8 Mart’ta ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını ileri sürerek saldırılarının şiddetini artırdı.
Mevcut insani durumun kötüleşmesi üzerine Haq; askeri gerilimin derhal durdurulması, sivillerin korunması dahil uluslararası insancıl hukuka tam riayet edilmesi ve insani yardımların sürdürülebilir şekilde bölgeye ulaştırılması için acil fon sağlanması çağrısında bulundu.
BM Yüksek Komiseri Salih Lübnan’da
Gelişmelerle eş zamanlı olarak BM Mülteciler Yüksek Komiseri Barham Salih, Lübnan halkıyla dayanışma sergilemek ve sivillerin korunması için temaslarda bulunmak üzere ülkeye bir ziyaret gerçekleştirdi.
Beyrut ve Bekaa Vadisi’ndeki etkilenen bölgeleri ziyaret ederek yerinden edilmiş ailelerle görüşen Salih, devam eden çatışmalar ve kitlesel göç hareketleri ışığında, Lübnan’ın ulusal çabalarına yönelik uluslararası desteğin sürdürülmesinin hayati önemde olduğunu belirtti.
Sağlık sektörü ateş altında
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Lübnan’da sağlık tesislerine yönelik saldırıların sürdüğünü ve bunun hayati sağlık hizmetlerine erişimi ciddi şekilde tehdit ettiğini duyurdu.
DSÖ verilerine göre, saldırıların tırmanmasından bu yana sağlık kurumlarına ve çalışanlarına yönelik 133 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırılarda en az 87 sağlık çalışanı yaşamını yitirirken, yaklaşık 200 çalışan yaralandı. Onlarca sağlık merkezinin kapandığı, hastanelerin acil servis ve yoğun bakım ünitelerinin ise aşırı baskı altında olduğu kaydedildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, Mart ayı başından bu yana saldırılarda 2 bin 167 kişi hayatını kaybetti, 7 bin 61 kişi yaralandı. 8 Nisan Çarşamba günü ise yüzlerce can kaybıyla sürecin en kanlı günü olarak kayıtlara geçti.
UNIFIL güçlerine yönelik kısıtlamalar
İsrail ordusunun, dün Lübnan’ın güneyinde önceden koordinasyon sağlanmış bir BM barış gücü (UNIFIL) konvoyunu durdurması, BM güçlerinin hareket alanına yönelik kısıtlamalar konusundaki endişeleri artırdı.
UNIFIL’den yapılan açıklamada, Nakura’daki ana karargaha personel taşıyan konvoyun varış noktasına birkaç kilometre kala durdurulduğu, yerel personelin ise Beyrut’a geri gönderildiği bildirildi. Misyon, bu tür kısıtlamaların gıda, yakıt ve su gibi hayati lojistik akışı engelleyebileceği ve Mavi Hat üzerindeki ihlalleri izleme yeteneğini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
İletişim ağı alarm veriyor
Lübnan’ın ulusal iletişim altyapısı, İsrail saldırıları ve ekonomik baskılar nedeniyle giderek daha kırılgan bir hal alıyor.
Dünya Gıda Programı (WFP) liderliğindeki Lojistik ve İletişim Grubu, altyapı hasarı ve yakıt sıkıntısının iletişim sürekliliğini tehlikeye attığını raporladı. İnsani yardım ekipleri, ulaşılamayan bölgelerde yardım koordinasyonunu sağlamak amacıyla uydu haberleşme sistemlerinin kullanımına onay verilmesi gerektiğini vurguladı.
R.H / İ.k