BAŞKENTLER (SANA) –ABD–İsrail–İran savaşı, 24. gününe girerken birden fazla bölgesel cephede eş zamanlı askeri tırmanış ve uluslararası siyasi hamlelerle sürüyor. Süregelen hava ve füze saldırıları, Lübnan, Irak ve Basra Körfezi’ni kapsayan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için artan uluslararası baskılar, küresel enerji güvenliği ve deniz taşımacılığı açısından ciddi riskler doğuruyor.
İran–İsrail Arasında Saldırı ve Karşı Saldırılar Devam Ediyor
İran’da, medyada yer alan haberlere göre İsrail, Tahran’ın doğu, batı ve kuzeydoğu bölgeleri ile Karac şehrine hava saldırıları düzenledi. Aynı zamanda Buşehr, Urmiye ve Hürremabad bölgeleri de hedef alındı.
Washington Post’un aktardığına göre, İsrailli yetkililer, mevcut operasyonların sona ermesinin ardından dahi, İran’ın füze kapasitesini yeniden inşa etme girişimlerinin gözlemlenmesi durumunda saldırıların devam edebileceğini açıkladı.
Savaşın ilk günlerindeki geniş çaplı hava saldırıları, İran’ın üst düzey askeri yetkililerinin ölümüne yol açarken, insan hakları örgütleri toplam ölü sayısını 3.320’in üzerinde ve binlerce yaralı olarak bildiriyor.
İsrail’de Füze Saldırıları
İran ise Arad ve Dimona şehirlerine balistik füzeler attı; bu saldırılarda onlarca kişi yaralandı ve bazı binalarda hasar oluştu. Sağlık kaynakları, savaşın başından bu yana 4.713 İsraillinin füze saldırıları sonucu yaralandığını açıkladı.
Lübnan’da Geniş Çaplı Tırmanış ve Güney’in İzolasyonu
İsrail Savunma Bakanlığı, Lübnan’daki Litani Nehri üzerindeki köprüleri hedef alarak güneyi diğer bölgelerden izole etmeye çalıştı. Aynı zamanda El Hıyam, Nakura ve diğer sınır bölgelerinde çatışmalar arttı.
Buna karşılık, Hizbullah milisleri Marun er-Ras, Yaron ve El Hıyam’daki İsrail birliklerini hedef aldı ve Kiryat Shmona yerleşim alanını da bombaladı. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırıları sonucu 1.029 kişi hayatını kaybetti, 2.786 kişi yaralandı ve ülkede iç göç edenlerin sayısı 1 milyonu geçti.
Irak’ta Huzursuzluk ve Hedef Alınan Milisler
Irak’ta İran yanlısı Haşdi Şabi milislerine bağlı Jurf el-Nasr bölgesinde üç hava saldırısı gerçekleşti, ancak can kaybı olmadı. ABD’nin Bağdat Havalimanı’ndaki diplomatik destek merkezi de saldırıya uğradı. Irak’taki İran yanlısı milisler, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıları beş gün daha ertelediklerini ifade etti.
Basra Körfezi’nde Füze ve İHA Müdahaleleri
Kuveyt, Suudi Arabistan ve BAE, balistik füzeler ve insansız hava araçlarını (İHA) engellediklerini duyurdu. Bahreyn ise halka sığınaklara gitme çağrısı yaptı. Bu ülkelerdeki yetkililer, saldırıların sınırlı hasar ve hafif yaralanmalar dışında büyük bir etkisi olmadığını açıkladı. Bahreyn, savaşın başından bu yana 145 füze ve 246 İHA’yı imha ettiklerini bildirdi.
Bu gelişmeler, bölgedeki sivil ve kritik altyapı tesislerinin hedef alınmasıyla birlikte, askeri çatışmanın kapsamının giderek genişlediğini ve enerji güvenliği ile deniz taşımacılığı üzerindeki tehditlerin arttığını gösteriyor.
Hürmüz ve Enerji Piyasaları İçin Batı’nın Siyasi Hamleleri
Siyasi olarak, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının gerekliliğini görüştü ve küresel enerji piyasalarının istikrarının önemini vurguladı. İngiltere, İran’daki füze hedeflerine yönelik operasyonları desteklemek için iki askeri üs kullanımına izin verdi.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) CEO’su Fatih Birol, Ortadoğu’daki mevcut krizin 1970’lerdeki petrol krizlerinden bu yana en ciddi kriz olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının enerji piyasalarındaki tansiyonu düşürmek için kritik olduğunu ve tedarik aksamaları devam ederse stratejik petrol rezervlerinden çekilmenin gerekebileceğini ifade etti.
Küresel Ekonomiye Etkiler ve Enerji Krizinin Yayılması
Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel enerji arzında ciddi aksamalara yol açtı; dünya LNG ve petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri buradan geçiyor. Geçen hafta Avrupa’da doğalgaz fiyatları yaklaşık %35 yükseldi. IEA, kriz devam ederse küresel ekonominin artan riskler altında olduğunu ve Asya’daki bazı ülkelerde yakıt sıkıntısının derinleştiğini uyardı.
Mevcut saha ve siyasi gelişmeler, bölgesel cephelerde askeri tırmanışın devam edeceğini ve uluslararası aktörlerin savaşın etkilerini sınırlamak için yoğun çabalar göstereceğini ortaya koyuyor. Özellikle enerji güvenliği ve uluslararası deniz taşımacılığı alanlarında endişeler artarken, çatışmanın bölge ve dünya istikrarı üzerindeki etkilerinin genişlemesi riski sürüyor.
R.Y