DUBAİ (SANA) – BAE Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan ortak bildiride, İran’ın ticari gemilere ve enerji tesislerine yönelik saldırıları ile Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması en sert ifadelerle kınandı.
Aralarında Arap ve Batı ülkelerinin bulunduğu 21 ülke, bugün yaptıkları ortak açıklamada, İran güçlerinin Basra Körfezi’ndeki ticari gemilere, petrol ve doğal gaz tesislerine yönelik saldırılarını ve Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasını en sert ifadelerle kınadığını duyurdu.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan bildiride, katılımcı ülkeler bölgede tırmanan çatışmalardan duydukları derin endişeyi dile getirdi. Açıklamada; tehditlerin, mayın döşeme faaliyetlerinin, insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırıları ile ticari seyrüseferi engelleyecek her türlü eylemin derhal durdurulması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2817 sayılı kararına uyulması çağrısında bulunuldu.
“Seyrüsefer özgürlüğü uluslararası hukukun temel ilkesidir”
BAE, Bahreyn, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya, Kanada, Güney Kore, Yeni Zelanda, Danimarka, Letonya, Slovenya, Estonya, Norveç, İsveç, Finlandiya, Çekya, Romanya ve Litvanya tarafından imzalanan bildiride, seyrüsefer özgürlüğünün BM Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca uluslararası hukukun temel bir ilkesi olduğu vurgulandı.
Hürmüz Boğazı üzerinden güvenli geçişin sağlanmasına yönelik çabalara katkıda bulunmaya hazır olduklarını bildiren ülkeler, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) stratejik petrol rezervlerinin koordineli bir şekilde kullanıma açılması kararını memnuniyetle karşıladıklarını, üretici ülkelerle iş birliği içinde enerji piyasalarında istikrarı sağlamak için ek adımlar atma niyetinde olduklarını duyurdu.
İran’ın eylemlerinin etkilerinin başta en savunmasız kesimler olmak üzere dünya genelindeki tüm halklara ulaşacağı uyarısında bulunulan bildiride, uluslararası sevkiyatlara müdahale edilmesinin ve enerji arz zincirinin bozulmasının uluslararası barış ve güvenliğe yönelik bir tehdit oluşturduğu kaydedildi. Ülkeler, kritik tesislere yönelik saldırıların kapsamlı ve derhal durdurulması gerektiğini belirtti.
Enerji piyasalarında istikrar vurgusu
Bildirinin sonuç bölümünde, krizden en çok etkilenen ülkelere uluslararası kuruluşlar aracılığıyla destek verileceği teyit edilirken; uluslararası topluma deniz güvenliğini koruma, uluslararası hukuka saygı gösterme ve küresel refahın temel ilkelerine bağlı kalma sorumluluklarını üstlenme çağrısı yapıldı.
Körfez ülkeleri ve bölgedeki diğer devletler, 28 Şubat’tan bu yana Tahran ile ABD ve İsrail arasında süregelen askeri gerilim kapsamında İran’ın füze ve İHA saldırılarına maruz kalıyor. Can kaybı ve maddi hasara yol açan bu saldırıların yanı sıra İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, uluslararası seyrüseferin neredeyse tamamen durmasına, küresel bir enerji krizine ve tedarik zincirlerinde bozulmalara neden oldu.