BRÜKSEL (SANA) – Avrupa Birliği (AB) ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) dışişleri bakanları, Körfez bölgesinin güvenlik ve istikrarının küresel ekonominin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip olduğunu belirterek, bölgedeki güvenlik tehditlerine karşı ortak tutum sergiledi.
Avrupa Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak bildiride, Körfez bölgesinin güvenliğinin küresel piyasaların istikrarı açısından temel bir unsur olduğu vurgulandı. Görsel iletişim teknolojisi aracılığıyla düzenlenen istisnai toplantının ardından yayımlanan bildiride, Körfez güvenliği ile Avrupa ve uluslararası güvenlik arasındaki güçlü karşılıklı bağlantıya dikkat çekildi.
Körfez güvenliği küresel ekonomiyi doğrudan etkiliyor
Bildiride, KİK ülkeleri ile AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının, Körfez güvenliğine yönelik herhangi bir tehdidin küresel piyasaları, tedarik zincirlerini ve enerji arzının istikrarını doğrudan etkilediği konusunda mutabık oldukları belirtildi. Bakanlar, bölgedeki istikrarın bozulmasının dünya genelindeki ekonomik dengeler üzerinde risk oluşturacağı uyarısında bulundu.
AB’den körfez ülkelerine dayanışma mesajı ve kınama
Avrupalı bakanlar, bölgedeki güvenlik zorlukları karşısında KİK ülkeleriyle dayanışma içinde olduklarını yineledi. Körfez ülkelerinin kendi güvenliklerini ve istikrarlarını savunmak adına gerekli tüm tedbirleri alma hakkına sahip olduğu vurgulanan bildiride, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik “gerekçesiz saldırıları” sert bir dille kınandı. Tahran yönetimine yeni saldırıları derhal durdurma çağrısı yapılırken, bu tür eylemlerin bölge ve dünya güvenliğini tehdit ettiği ifade edildi.
Ayrıca taraflar, İran’ın nükleer silah edinmemesini garanti altına alacak kalıcı bir çözüme ulaşmak amacıyla diplomatik çabaları yoğunlaştırma kararı aldı. Bu adımın, bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacağı kaydedildi.
Deniz yolları ve enerji piyasalarına yönelik tehditler
Bölgesel hava sahası güvenliği ile deniz yollarındaki seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemine değinilen bildiride; Hürmüz Boğazı ve Bab El-Mendeb dahil stratejik deniz geçitlerinin güvenliğinin sağlanmasının, tedarik zincirlerinin ve küresel enerji piyasalarının istikrarı için şart olduğu vurgulandı.
Bildiride son olarak, İran’ın son dönemde birçok Arap ülkesine yönelik saldırılarını tırmandırdığı; hayati tesisleri, enerji altyapısını, sivil ve diplomatik noktaları hedef aldığı hatırlatıldı. Bu durumun bölgesel gerilimi artırdığı ve küresel enerji piyasalarını doğrudan tehdit ettiği belirtildi.