Avrupa, Hürmüz Boğazı’na dolaylı bağımlılığına rağmen ABD-İsrail İran Savaşı nedeniyle yeni bir enerji krizinin merkezinde bulunuyor. Enerji fiyatlarındaki artış, özellikle uçak yakıtı ithalatına bağımlılık nedeniyle enflasyonu yükseltti.
Washington (SANA) – Asya ülkelerine kıyasla Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrole dolaylı olarak bağımlı olmasına rağmen, Avrupa bugün, ABD-İsrail İran Savaşı’nın ardından bu hayati geçit gerilimin odağı haline geldiği için yeni bir küresel enerji krizinin merkezinde bulunuyor.
CNN’in aktardığına göre Oxford Enerji Enstitüsü verileri, Avrupa’nın Hürmüz Boğazı üzerinden ham petrol ithalatının toplam ithalatının %5’ini geçmediğini, petrol ürünleri ithalatının ise yaklaşık %10 olduğunu gösteriyor. Ancak risk, Avrupa uçak yakıtı ithalatının %45’inin bu bölgeden gelmesiyle, havacılık ve taşımacılık sektörlerini herhangi bir aksaklığa karşı en savunmasız hale getiriyor.
Doğrudan bağımlılık düşük olmasına rağmen, Avrupa fiyat artışı dalgasından kaçınamadı; enerji fiyatları Mart ayında Şubat’taki düşüşün ardından %4,9 arttı ve bu durum enflasyonu %1,9’dan %2,5’e yükseltti.
Arz ve Talep Arasında Geniş Açıklık
Avrupa, bu krize zayıf bir konumda giriyor; 2020’den bu yana rafineri kapasitesi günde yaklaşık 600 bin varil azaldı ve benzin ile uçak yakıtına olan talep savaş öncesi seviyelerin üzerine çıktı. Bu birikmiş dengesizlik, arz ve talep arasındaki boşluğu genişletti.
Orta Doğu’daki petrol altyapısına yönelik İran saldırıları durumu daha da karmaşık hale getirdi; bu saldırılar petrol ürünleri ihracatında keskin düşüşlere yol açarak Avrupa’ya giden tedarikleri doğrudan etkiledi.
Dizel İthalatında Düşüş ve Yoğun Rekabet
Avrupa en çok etkilenen bölgelerden biri; Körfez’den gelen dizel ve uçak yakıtı ithalatı %70 azaldı ve mevcut ham petrol ile ürün sevkiyatları üzerinde Asya pazarlarından artan bir rekabetle karşı karşıya.
Avrupa rafinerileri, üretimi artırma konusunda sınırlı kapasiteye sahip; bu durum hem operasyonel kısıtlamalardan hem de alternatif ham maddelerin tesis tasarımlarıyla uyumsuzluğundan kaynaklanıyor.
Alternatif Stratejiler ve Geçici Çözümler
Bu acil durum karşısında Avrupa, stratejik stoklarının bir kısmını serbest bırakmak zorunda kaldı; ancak bunun yalnızca geçici bir çözüm olduğu biliniyor.
Vergi indirimleri, fiyat tavanları ve boğazın yeniden açılması için diplomatik yollara başvurmak arasında, kıta için seçenekler coğrafi sınırlarını aşan bu kriz karşısında sınırlı görünüyor.
ABD ve İran arasında daha fazla tırmanışı önlemek ve Hürmüz Boğazı’nda, küresel enerji akışı için hayati bir hat olarak, deniz trafiğinin istikrarını sağlayacak bir anlaşmaya varılması çağrıları uluslararası düzeyde artıyor.