BAŞKENTLER (SANA) – Asya piyasaları, Ortadoğu’daki savaşın etkilerini sindirmek için uzun süre beklemedi. Çatışmaların başlamasından sadece birkaç saat sonra Japonya’nın “Nikkei” endeksi tek bir seansta 4.200 puandan fazla değer kaybederken, Japon yeni dolar karşısında 160 seviyelerine geriledi. Seul’de ise “KOSPI” endeksi, 2008 küresel finansal krizinden bu yana en sert düşüşünü yaşayarak bir günde %12 değer kaybetti.
Bu göstergeler, sadece geçici bir finansal dalgalanma değildi; daha derin bir gerçeği yansıtıyordu: Savaş artık sadece bölgesel bir mesele değil, Asya’da enerji güvenliği ve stratejik dengeler açısından kapsamlı bir sınav haline gelmiş durumda.
Kırılgan Petrol Bağımlılığı ve Artan Endişe
Amerikan “The Diplomat” dergisinin yayımladığı veriler, Doğu Asya ekonomilerinde yapısal bir kırılganlığı ortaya koyuyor. Japonya, petrol ihtiyacının %95’inden fazlasını ithal ederken, bunun yaklaşık %70’i Hürmüz Boğazı üzerinden geliyor. Güney Kore ise petrol ihtiyacını karşılamak için neredeyse tamamen ithalata bağımlı ve sıvılaştırılmış gaz ithalatında Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne belirgin bir şekilde güveniyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda, bu ülkeler doğrudan tedarik kesintisi riskleriyle karşı karşıya kalacak. Tahminlere göre, 2024 yılında boğazdan geçen petrol ve sıvılaştırılmış gazın %80’inden fazlası Asya pazarlarına yönlendirilmiş durumda.
Bu bağlamda, İran’ın Katar’daki enerji tesislerine yönelik saldırıları, Asya’da sıvılaştırılmış gazın spot fiyatlarının son üç yılın en yüksek seviyesine çıkmasına yol açtı.
Çeşitlendirmeden Nükleer Geri Dönüşe
Fransız araştırmacı Valérie Niquet, “El-Şark El-Evsat” gazetesinde yayımlanan bir demeçte, “Japonya’nın enerji karışımında petrolün yaklaşık %35’e yakın payıyla devam eden bağımlılığı göz önüne alındığında, stratejik rezervlerin geçici bir çözüm olarak kaldığını” vurguladı.
Niquet, “Son gelişmeler, Tokyo ve Seul’deki karar alıcıların enerji kaynaklarını çeşitlendirmenin artık bir seçenek değil, bir güvenlik gerekliliği olduğuna dair inancını pekiştiriyor” diyerek, ilginin hassas nakliye yollarına olan bağımlılığı azaltan bir alternatif olarak nükleer enerjiye yeniden yöneldiğine işaret etti.
Seul, üçten fazla on yıl sonra ilk kez akaryakıt fiyatlarını dondurduğunu açıkladı.
Fransız araştırmacı Antoine Bondaz, “Kore iç politikasında bir değişim yaşanıyor; Kuzey Kore’den gelen sürekli tehditler karşısında bağımsız nükleer kapasiteye sahip olma fikri geniş çapta kabul görüyor” dedi.
Ortadoğu’daki devam eden savaşın sonuçları, Doğu Asya’nın bugün benzeri görülmemiş bir stratejik dönüm noktasında olduğunu ortaya koyuyor; enerji güvenliği kaygıları, nükleer caydırıcılık hesapları ve uluslararası ittifakların güvenilirliğiyle iç içe geçiyor.