Şam (SANA) – “Mavi ekonomi” (Blue Economy), Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler için giderek daha fazla önem kazanırken, stratejik deniz konumu ve potansiyeliyle Suriye de öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor.
Mavi ekonomi, denizler, okyanuslar ve kıyı kaynaklarının sürdürülebilir şekilde kullanılması yoluyla ekonomik büyümeyi desteklemeyi, yaşam standartlarını iyileştirmeyi ve istihdam yaratmayı hedefleyen bir model olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşım aynı zamanda deniz ekosistemlerinin korunmasını da esas alıyor.
Akdeniz, biyolojik çeşitliliği ve üç kıtayı birbirine bağlayan coğrafi konumuyla mavi ekonomi için hayati bir bölge olarak öne çıkıyor. 180 kilometreyi aşan kıyı şeridine sahip Suriye, Lazkiye ve Tartus’taki ana limanlarıyla balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği, kıyı turizmi ve lojistik gibi alanlarda önemli fırsatlar sunuyor.
Suriye Tarım Bakanlığı’na bağlı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü İyad Hıdro, yılın ilk üç ayında ülkedeki toplam balık üretiminin yaklaşık 30 bin 421 ton olduğunu açıkladı. Üretimin 3 bin 500 tonu deniz balıkçılığından, 400 tonu deniz çiftliklerinden, 10 bin 500 tonu tatlı sulardan, 21 tonu kamuya ait tatlı su tesislerinden ve 16 bin tonu özel sektöre ait tatlı su çiftliklerinden sağlandı.
Hıdro, yıllık ortalama balık üretiminin 20-25 bin ton arasında değiştiğini, ancak filoların modernizasyonu ve su ürünleri yetiştiriciliği projelerinin genişletilmesiyle bu rakamın iki katına çıkarılabileceğini belirtti. Üretim kapasitesinin artırılması için hazırlanan stratejik planla, 2035 yılına kadar balık üretiminin 225 bin tona çıkarılması hedefleniyor. Böylece kişi başına düşen tüketim, dünya ortalamasına yaklaşacak.
Suriye’nin deniz ticaretinin yüzde 80’inden fazlasını Lazkiye ve Tartus limanları karşılıyor. Bu limanlar, mavi ekonomi stratejisinin merkezinde yer alıyor.
Geniş sektör yelpazesi ve teknoloji
Mavi ekonomi; balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği, deniz taşımacılığı, limanlar, kıyı turizmi, yenilenebilir deniz enerjisi ve lojistik gibi geniş bir alanı kapsıyor.
Avrupa Komisyonu’nun 2025 raporuna göre, AB’de mavi ekonomi sektörlerinin katma değeri 2023’te 263 milyar avroya ulaşırken, yaklaşık 4,88 milyon kişiye istihdam sağladı. Küresel ölçekte ise OECD verilerine göre mavi ekonomi, dünya gayrisafi hasılasının yaklaşık yüzde 2,5’ini oluşturuyor ve 30 milyon kişiye istihdam sağlıyor; bu sayının 2030’a kadar 40 milyonun üzerine çıkması bekleniyor.
FAO, denizlerde sürdürülebilirlik ile inovasyonun ekonomik büyüme ve kıyı toplumlarında nitelikli istihdam yaratmada kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Yapay zeka, insansız hava araçları ve sensör sistemleri gibi modern teknolojilerin, deniz kaynaklarının yönetimini iyileştirmede önemli rol oynadığına dikkat çekiliyor.
Bölgesel işbirliği kilit rol oynuyor
Akdeniz ülkeleri arasındaki işbirliği, mavi ekonominin geliştirilmesinde temel bir unsur olarak öne çıkıyor. 2025’te Kahire’de düzenlenen COP24 konferansında deniz çevresinin korunması, deneyim paylaşımı ve sürdürülebilir kalkınmanın güçlendirilmesi ele alındı.
Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim Muhammed El-Budeyvi, yenilenebilir deniz enerjisi ve su arıtma teknolojilerinin sürdürülebilir büyümedeki önemine işaret ederek, mavi ekonomiyi desteklemeye yönelik ortak bir Körfez stratejisi üzerinde çalışıldığını belirtti.
Fas, Mısır ve Türkiye’nin deneyimleri, çok amaçlı limanların geliştirilmesi, su ürünleri yetiştiriciliğinin artırılması ve kıyı turizminin çevre koruma ile entegre edilmesi açısından Suriye için örnek teşkil ediyor.
Mevcut zorluklar ve yönetişim ihtiyacı
Mavi ekonominin sunduğu fırsatlara rağmen, Suriye ve bölge deniz kirliliği, iklim değişikliği, aşırı avlanma ve altyapı eksiklikleri gibi sorunlarla karşı karşıya. Ayrıca, modern bir yasal çerçevenin bulunmaması, sermaye çekilmesini zorlaştırıyor.
Uzmanlar, bu zorlukların ulusal politikalar ve bölgesel girişimlerin entegrasyonu ile aşılabileceğini vurguluyor. Kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve yüksek katma değerli sektörlere yatırım yapılması, mavi ekonominin geliştirilmesinde kritik önemde görülüyor.
Gelecek perspektifi
Uzmanlara göre, mavi ekonomi önümüzdeki yıllarda Suriye’de ekonomik büyümenin temel itici güçlerinden biri olabilir. Kıyı şeridinin; limanların geliştirilmesi, deniz mevzuatının güncellenmesi, araştırma merkezlerinin kurulması ve özel kıyı ekonomik bölgelerinin oluşturulması yoluyla bölgesel bir ekonomik merkeze dönüştürülmesi mümkün.
Sürdürülebilir yatırımlar, teknolojik yenilik ve bölgesel işbirliğinin güçlendirilmesiyle, mavi ekonomi Suriye ve Akdeniz ülkeleri için stratejik bir kalkınma ve refah kaynağı olacak.
Y.K /Y.H