Tarihi evleri, dar sokakları ve geleneksel mimarisiyle El-Kaymeriyye, Şam’ın asırlık mirasını yaşatıyor. Farklı mutfakları ve canlı sokaklarıyla mahalle, kentin tarihini ve kültürel zenginliğini bir arada sunuyor.
Şam (SANA) – Eski Şam’da, batıda Emevi Camii ile doğuda Bab Tuma arasında uzanan El-Kaymeriyye Mahallesi, tarihi evleri ve dar, kıvrımlı sokaklarıyla kentin geçmişinden izler taşıyor. Restoranları ve dükkanlarıyla canlılığını koruyan mahalle, Şam’ın kültürel mirasını ve günlük yaşamını keşfetmek isteyen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.
El-Kaymeriyye adı nereden geliyor?
Tur rehberi El-Hüseyin Müslih, SANA’ya yaptığı açıklamada, El-Kaymeriyye’nin Eski Şam’ın önemli tarihi mahallelerinden biri olduğunu ve kentin farklı dönemlerini yansıtan zengin kültürel ve mimari mirasını koruduğunu belirtti. Müslih, mahallenin adının, Prens Nasıruddin El-Hüseyin bin Abdülaziz El-Kaymari tarafından 1252 yılında kurulan El-Kaymeriyye El-Kübra Medresesi’nden geldiğini kaydetti.

Mahallede eski medreseler ve camilerin yanı sıra Bakri ve El-Kaymari hamamları gibi çok sayıda tarihi yapının bulunduğunu aktaran Müslih, dar sokakların, iç avlulu ve çeşmeli evlerin, süslemeli ahşap kapıların geleneksel Şam mimarisinin özelliklerini günümüze taşıdığını ifade etti. Bu yapıların, ziyaretçilere kentin farklı tarihi dönemlerinde şekillenen yaşam tarzlarını tanıma imkanı sunduğunu vurguladı.
Tarihi yapılarıyla kültürel mirasın parçası
Müslih, Eski Şam’ın 1979 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütünün (UNESCO) Dünya Mirası Listesi’ne alındığını belirterek, El-Kaymeriyye Mahallesi’nin de kentin kültürel ve mimari değerini yansıtan tarihi kent dokusunun bir parçası olduğunu söyledi.

Mahalle ve çevresinde, Şam’ın yüzyıllar boyunca barındırdığı kültürel ve din çeşitliliği yansıtan tarihi ve dini yapıların bulunduğunu kaydeden Müslih, bunlar arasında kentin tarihi kiliselerinden Meryem Katedrali’nin de yer aldığını ifade etti.
El-Kaymeriyye’nin bir başka yüzü: Farklı lezzetler
El-Kaymeriyye’nin özgün kimliği, tarihi yapıları ve geleneksel mimarisiyle sınırlı kalmıyor. Mahalledeki restoranlar, kafeler, tatlıcılar ve pastaneler de ziyaretçilere sunulan deneyimin önemli bir parçasını oluşturuyor. Şam mutfağına özgü yemekler, geleneksel lezzetler ve mezeler, farklı mutfaklardan örneklerle bir arada sunuluyor. Böylece mahalle, Suriye içinden ve dışından gelen ziyaretçilere farklı damak tatlarına hitap eden seçenekler sunuyor.

Tatlı ve pastane dükkanı sahibi Gassan El-Malla, El-Kaymeriyye’nin Eski Şam’ın merkezindeki konumu ve tarihi mirasıyla öne çıkmasının ziyaretçilerin ilgisini artırdığını belirtti. El-Malla, mahallenin tarihi sokaklarda gezinti ile Şam’a özgü yemek ve tatlıları deneyimlemeyi bir araya getiren bir destinasyon olarak konumunu güçlendirdiğini ifade etti.
Mahalledeki Çin restoranının sahibi Adnan Li ise işletmesini açmak için El-Kaymeriyye’yi seçmesinde mahallenin canlı konumunun ve farklı milletlerden, kültürlerden gelen ziyaretçi çeşitliliğinin etkili olduğunu söyledi.
Li, bu çeşitliliğin hem yerel halka hem de turistlere farklı mutfakları deneyimleme imkanı sunduğunu belirterek, Suriye ve Çin kültürlerinin yemek kültürüne ve yemeğin toplumsal yaşamdaki yerine verdiği önem bakımından ortak yönler taşıdığına dikkati çekti.
T.K / M.Y / A.K





