ŞAM (SANA) – 21 Mart ekinoksuyla birlikte Suriyeli Kürtler, baharın başlangıcını ve yaşamın yenilenmesini simgeleyen Nevruz Bayramı’nı, toplumsal ve kültürel varlıklarını yansıtan köklü geleneklerle karşılıyor.
Suriyeli Kürtler, her yıl 21 Mart’ta kutlanan Nevruz Bayramı’nı, doğanın uyanışı ve kültürel kimliğin muhafazası temelinde ulusal bir değer olarak kutlamaya devam ediyor.
Kürtçede “yeni” anlamına gelen “Nû” ve “gün” anlamına gelen “Roj” kelimelerinin birleşiminden oluşan Nevruz, “Yeni Gün” dalaretiyle baharın gelişini simgeliyor.
Kültürel kökler ve yenilenen kimlik
Nevruz, Kürt toplumunun nesiller boyu koruduğu geleneklerin sürdürülebilirliğini temsil eden sosyal bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.
Umut ve yenilenme temalarıyla harmanlanan bayram, kardeşlik ve insani değerler temelinde kolektif bir aidiyet duygusunu pekiştiriyor.
Bu evrensel niteliğiyle Nevruz, 2009 yılında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edilmiştir.

Aileden kamusal alana uzanan ritüeller
Bayram kutlamaları, aile içerisinde yeni kıyafetlerin alınması ve geleneksel tatlıların hazırlanması gibi hazırlıklarla başlarken, kutlamaların ana merkezini doğa ve geniş açık alanlar oluşturuyor.
Bayramın en belirgin unsurlarından biri olan geleneksel yemekler, aile ve dostları bir araya getirerek toplumsal dayanışmayı ve sosyal bağları güçlendiriyor.
Kutlamalar kapsamında düzenlenen folklor gösterileri, şiir dinletileri ve açık hava yürüyüşleri kültürel mirasa olan bağlılığı yansıtırken; Nevruz’un en güçlü simgesi olan ateş, ışığı, arınmayı ve karanlığın sona ermesini temsil eden temel unsur olma özelliğini koruyor.
Arap edebiyatında Nevruz izleri
Kürt meselesi üzerine çalışmalarıyla bilinen araştırmacı-yazar Abdulvahab Birani, Nevruz’un Abbasi döneminden itibaren Arap edebiyatında önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
Birani, SANA’ya yaptığı açıklamada, o dönemdeki entelektüel hareketlilik ve tercüme faaliyetleri sayesinde Nevruz’un resmi bir nitelik kazandığını ifade etti.
Tarihsel süreçte şairlerin halifeye şiirler, zanaatkarların ise kılıçlar hediye ederek Nevruz’u kutladığını hatırlatan Birani; İbn al-Rumi, Ebu Nuwas, El-Buhturi ve Mütenebbi gibi büyük şairlerin eserlerinde Nevruz’un sevgi ve yenilenme ilhamı olarak işlendiğini vurguladı.

Demirci Kawa ve özgürlük meşalesi
Nevruz’un kökenlerine dair bilgi veren Birani, efsanevi Demirci Kawa figürünün önemine değindi. Kawa’nın zalim Kral Dehak’a karşı başkaldırarak yaktığı ateşin, tiranlığın sonunu ve adaletin başlangıcını simgelediğini ifade eden Birani, ateşin o günden bu yana bir özgürlük sembolü haline geldiğini kaydetti.
Suriye’de yeni bir dönem: Resmi tatil kararı
Geçmiş dönemlerde Nevruz kutlamalarına yönelik uygulanan çeşitli kısıtlama ve engellemelerin ardından, günümüzde önemli bir dönüşüm yaşandığı belirtiliyor.
Suriye’de Nevruz’un milli bir bayram ve resmi tatil olarak tanınması, toplumsal çeşitliliğin kabulü açısından kritik bir adım olarak görülüyor.
16 Ocak 2026 tarihli ve 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 21 Mart gününün resmi tatil ilan edilmesi, Suriye toplumundaki kültürel zenginliğin takdir edilmesi ve Kürt kültürel mirasına yönelik değişen bakış açısının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Ö.E / İ.K