Suriye devrimiyle birlikte plastik sanatlar, toplumun yaşadığı büyük dönüşümün görsel tanığı haline geldi. Suriyeli sanatçılar, eserlerinde sadece acı ve yıkımı değil, özgürlük ve onur mücadelesini de ilmek ilmek işleyerek Suriye halkının sesi oldu.
Şam (SANA) – Suriye plastik sanatları, devrim yıllarında acı ile umudun harmanlandığı derin bir ifade alanına dönüştü. Tablolar, bir yandan halkın yaşadığı acıları belgeleyen görsel birer şahitlik görevi görürken, diğer yandan Suriye halkının özgürlük ve onur arayışını ölümsüzleştirdi.
“Sanat, halkın acılarının resmi sözcüsüdür”
Plastik Sanatçılar Birliği Başkanı Dr. Muhammed Subhi El-Seyyid Yehya, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Suriye plastik sanatlarının devrim süreci boyunca halkın fedakarlıklarını ifade eden en önemli araçlardan biri olduğunu vurguladı. Eserlerin kimi zaman zindan duvarlarında kimi zaman sokaklarda ortaya çıktığını belirten Yehya, şunları kaydetti:
“Sanatçılarımız, maruz kaldıkları zulmü ve devrilen rejimin gerçekleştirdiği yıkımı belgelemiş, devrimcilerin kahramanlıklarını sanatın gücüyle dünyaya duyurmuştur. Sanat, rejimin işlediği suçları deşifre ederek devrime uluslararası destek sağlanmasında ‘halkın resmi sözcüsü’ rolünü üstlenmiştir.”
Müzeler aracılığıyla hafızayı koruma çağrısı
Sanatçı Salih El-Hacir ise Suriye plastik sanatlarının dünya kamuoyunun dikkatini Suriye’de yaşanan insani trajediye çekmedeki başarısına değindi. Devrim tarihini sanatsal bir perspektifle korumak için ihtisas müzelerinin kurulması gerektiğini belirten El-Hacir, kendisinin de göç ve insani acıları belgeleyen çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.
El-Hacir’in, Almanya’daki Köln Dünya Kültürleri Müzesi’nde sergilenen ve 40’tan fazla tarihi alanın sistematik yıkımını belgeleyen panoramik eseri, devrimin sanata kattığı düşünsel derinliğin bir örneği olarak gösteriliyor.
Baskıdan özgürlüğe geçiş süreci
Devrik rejim kontrolündeki bölgelerde güvenlik baskısı ve sansür nedeniyle sanatsal faaliyetlerin büyük risk altında yapıldığını belirten sanatçı Usame Diyab ise, devrimin zaferi ve devrik rejimin düşüşüyle birlikte sanatın gerçek mecrasını bulmaya başladığını söyledi.
Diyab, Mervan Cuban ve Adnan Hamida ile birlikte hazırladıkları “Suriye Devrimi Anlatısı” adlı duvar resminin, bu yeni dönemin en önemli kolektif hafıza ürünlerinden biri olduğunu vurguladı.
Yöntem ve içerikteki köklü değişim
Ressam Adnan Hamida, devrimin plastik sanatlar üzerindeki etkisinin “karşılıklı” olduğunu belirtti. Tabloların sembolizm ve sürrealizm arasında çeşitlendiğini ifade eden Hamida, sanatın şu an iki ana eksende ilerlediğini söyledi: Geçmişin hafızasını belgelemek ve geleceği öngörmek.
Görsel tanıklık: Sanatın kalıcı hafızası
Gözlemciler, Suriye plastik sanatlarının bugün, devrim yıllarının getirdiği zengin tecrübe ile ortaya çıkan yeni konu ve üsluplardan beslenerek, gerçek bir yükseliş fırsatıyla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte, sanat sahnesine katılımın genişlemesiyle sanatsal standartların korunması ve plastik sanatlar dünyasındaki dengelerin gözetilmesi gibi zorlukların da aşılması gerektiği vurgulanıyor.
Son olarak Suriye plastik sanatları, sadece gerçeğin bir yansıması olmadığını, aksine o gerçeğin inşasında bir ortak olduğunu kanıtlamıştır. Sanat, en acımasız anlarda bile ayrıntıları koruyan canlı bir hafıza olarak, yaşananları estetik bir dille yeniden dünyaya sunmaya devam etmektedir.



