ŞAM (SANA) – Başkent Şam’ın Eski Şehir Bölgesi’nin dar sokaklarında yer alan Attarin Çarşısı’nda, gül ve yasemin kokuları yalnızca duyuları değil, kentin yüzyıllara yayılan ustalığını da anlatır. Burada parfüm harmanlama sanatı, sezgi ile tekniğin buluştuğu incelikli bir meslek olarak varlığını sürdürür.
Yaklaşık iki yüzyıldır kuşaktan kuşağa aktarılan bu zanaat, Şamlıların gündelik yaşamında hâlâ canlıdır. Değişen piyasa koşulları ve küresel rekabetin baskısına rağmen, yerel parfümcüler geleneksel bilgiyle çağdaş teknikleri bir araya getirerek üretim yapmaya devam ediyor.

Koku İnşası: Rastlantı Değil Disiplin
1998’den bu yana parfümcülük yapan usta Riad el-Neccar, parfüm üretiminin “rastgele karışımlar”dan ibaret olmadığını vurguluyor. Ona göre her parfüm, belirli bir denge ve zamanlamaya dayalı üç katmanlı bir yapı üzerine kuruluyor.
Üst notalar, parfümün ilk temas anında hissedilen hafif ve uçucu aromalardan oluşuyor; çoğunlukla narenciye temelli. Kalp notaları birkaç dakika içinde açığa çıkıyor ve parfümün karakterini belirleyen çiçeksi ya da baharatlı tonları taşıyor.

Dip notalar ise misk, amber, ud ve paçuli gibi ağır esanslarla kokunun kalıcılığını sağlıyor.
Bu yapının tamamlanması için yoğun esans yağları, çözücü olarak etil alkol, sabitleyiciler ve gerektiğinde az miktarda su kullanılıyor.
Ustalığın Ölçütü: Denge ve Sezgi
Neccar’a göre gerçek parfümcülük, keskin bir koku alma yetisinin ötesinde, kokuların birbirleriyle nasıl etkileşeceğini öngörebilme becerisi gerektiriyor. Bir esansın tek başına ne ifade ettiği kadar, zaman içinde ve farklı ortamlarda nasıl değişeceğini bilmek de bu işin parçası.
“İyi bir parfüm, yalnızca güzel kokmaz; dengeli olur,” diyor Neccar. “Asıl ustalık, bu dengeyi tekrar tekrar tutturabilmektir.”
Yeniden Canlanan Pazar, Kalıcı Tercihler
Son dönemde ithalatın kısmen geri dönmesiyle birlikte, Şam’daki parfümcüler Fransa, Almanya ve Körfez ülkelerinden temin edilen esanslara yeniden erişim sağladı. Bu durum, üretimde çeşitliliği artırdı.
Buna rağmen, yerel talep büyük ölçüde değişmedi. Ud, misk, amber ve sandal ağacı gibi Doğu parfümleri, yoğunlukları ve kalıcılıkları nedeniyle hâlâ en çok tercih edilen kokular arasında yer alıyor. Neccar’a göre Şam parfümlerini ayırt eden temel unsur ise yasemin: “Şam’da hazırlanan klasik bir parfümde yasemin mutlaka yer alır. Bu, ayırt edici bir imzadır.”
Yerel Harmanlar, Küresel Yolculuklar
Uluslararası markaların yaygınlığına karşın, kişiye özel hazırlanabilen yerel parfümler cazibesini koruyor. Ulaşılabilir fiyatlar ve bireysel tercihlere göre şekillendirilebilmesi, bu zanaati özellikle genç kuşaklar için hâlâ çekici kılıyor.
Resmî ihracat sınırlı olsa da, Suriyeli parfümcülerin bilgi ve tecrübesi ülke sınırlarını aşmış durumda. Mısır, Ürdün ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde açılan dükkânlarda Şam’da öğrenilen teknikler uygulanıyor.
Neccar sözlerine şöyle devam etti:
“Şişelerden çok ustalık dolaşıyor. Nerede bir Suriyeli parfüm ustası varsa, orada Şam’ın izini görmek mümkün.”
Bugün hâlâ birçok Suriyeli, yurt dışına giderken yanında Şam’da hazırlanmış bir parfüm götürüyor. Çünkü bu kokular, sadece bir ürün değil; köklü bir zanaatin sessiz anlatıcısı olmayı sürdürüyor.
İman ez-Zuheyir / Mazen


