HUMUS (SANA) _ Kadış Tepesi, diğer adıyla Nebi Mando Tepesi, Humus ilinin en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Bu alan, binlerce yıl boyunca birden fazla medeniyetin izlerini taşıyan tarihi belgeler sunuyor.
Tepesi, Humus’un güney kırsalındaki El-Kusayr bölgesinde, şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta, Asi Nehri ile Ayn El-Tenur kaynağının kesişim noktasında yer alıyor. Bu konum, bölgeye eski çağlardan itibaren hem stratejik hem de ekonomik bir önem kazandırmış durumda.
Humus’un Tarihi Eserler Dairesi Başkanı Husam Hamiş, SANA’ya yaptığı açıklamada, Kadış’ın M.Ö. 1272 yılında Mısır firavunu II. Ramses ile Hitit Kralı arasında gerçekleşen ve tarihin en ünlü savaşlarından biri sayılan bir çatışmaya sahne olduğunu belirtti. Bu savaş, daha sonra tarihte bilinen en eski yazılı antlaşmalardan biri olan bir barış anlaşması ile sonuçlanmış ve iki hükümdar ailesi arasında evlilikle taçlandırılmıştır.
Hamiş, tepenin çevresindeki araziden yaklaşık 50 metre yüksekliğe sahip olduğunu, önemli bir savunma konumu sunduğunu ve etrafının antik sur kalıntılarıyla çevrili olduğunu söyledi. Ayrıca, 1980’lerde Britanyalı bir arkeoloji ekibi tarafından yürütülen kazılarda Tüneller, Yeraltı Odaları ve Hendekler keşfedildiğini; farklı dönemlere ait ev eşyaları, çömlekler ve toprak yapılar bulunduğunu da ekledi.
Kadış’taki yerleşimin M.Ö. 4000’lerden itibaren başladığını belirten Hamiş, bazı kaynakların bu tarihin M.Ö. 7000’lere kadar uzayabileceğini ifade etti.
Tepede, önemli dini ve tarihi yapılar bulunuyor; bunlar
arasında, İmadeddin Zengi döneminde inşa edilen bir cami ve bölge halkı için dini ve sosyal açıdan büyük öneme sahip Nebi Mandu makamı yer alıyor. Ayrıca, siyah bazalt taşlarından inşa edilmiş Taş kemerler ve eski su değirmenleri de dikkat çekiyor.
Nebi Mandu Tepesi sakinleri, geçimlerini büyük ölçüde tarım ve hayvancılıkla sağlıyor. Savaş yıllarında köyde meydana gelen zararlara rağmen, halk yavaş yavaş evlerine ve arazilerine dönerek, geçmişin izlerini ve bugünün umudunu bir araya getiren bu tarihi alanın yeniden canlanmasına katkıda bulunuyor.

