ŞAM (SANA) – 2011 baharında Suriye’deki ilk protestolar patlak verdiğinde, Alaa Besatneh ne Dera’da ne de Şam’daydı; o zamanlar Chicago’da, çocukluğundan beri yaşadığı şehirdeydi. Henüz 19 yaşında bir Suriyeli-Amerikalı öğrenci olan Besatneh, devrik Esad rejimine karşı devrimin ilk günlerinde sosyal medyayı kullanarak merkezi bir rol oynamaya başlayacaktı.
1992’de Şam’da doğan ve bebekken Amerika Birleşik Devletleri‘ne göç eden Alaa Besatneh, Suriye’den uzakta büyüdü, ancak anavatanıyla bağlarını asla koparmadı. Bu bağ, Mart 2011’de Dera’daki genç protestoculara yönelik baskı görüntülerini gördüğünde siyasal bir boyut kazandı. Besatneh, daha sonra şöyle açıklamıştı: “Sadece seyirci kalamazdım.”
Ekranın Ardındaki Devrim
Sahaya erişimi engellenen Besatneh, dizüstü bilgisayarını bir devrim koordinasyon merkezine dönüştürdü. Facebook, Twitter ve YouTube gibi platformlar aracılığıyla gösteri çağrıları yaptı, Suriye’de gizlice çekilen videoları paylaştı, aktivistlere pratik bilgiler sağladı ve devrik rejimin bilgi üzerindeki tekelini kırmaya yardımcı oldu.
Uluslararası medyanın Suriye topraklarına erişiminin zorlu olduğu bir dönemde, bu amatör içerikler, protestoların boyutunu ve baskının şiddetini anlamak için önemli bir kaynak haline geldi. Böylece sosyal medya, ülkenin içini, diasporasına ve küresel kamuoyuna bağlayan alternatif bir siyasi alan olarak ortaya çıktı.
#ChicagoGirl, dünyaya anlatılan devrim
Alaa Besatneh’in aktivizmi hızla uluslararası medyanın ilgisini çekti. 2013 yılında, Joe Piscatella tarafından yönetilen #ChicagoGirl: The Social Network Takes on a Dictator belgeselinin merkez figürü oldu. Film, onun eylemlerini konu alıyor ve bağlantılı bir neslin, derinden kökleşmiş otoriter bir rejime nasıl meydan okumaya çalıştığını vurguluyor.
Birçok uluslararası festivalde gösterilen belgesel, yeni bir gerçeği ortaya koyuyor: Suriye devrimi, aynı zamanda anlatıların savaşını da ifade ediyor; burada görüntüler, videolar ve çevrimiçi paylaşımlar siyasi silahlara dönüşüyor.
Siyasi Tanınma ve Kişisel Tehditler
Alaa Besatneh, Amerika Birleşik Devletleri’nde konferanslara, üniversitelere ve siyasi etkinliklere davet ediliyordu. 2016 yılında, Suriye’deki insan haklarını savunmadaki rolünün sembolik bir tanınması olarak, Başkan Barack Obama’nın Birliğin Durumu konuşmasına resmi konuk olarak katıldı.
Ancak bu görünürlük, bir bedel ödemeyi gerektiriyordu. Besatneh, tehditler, çevrimiçi taciz kampanyaları ve hayatını tehlikeye atmadan Suriye’ye dönmenin imkansız olduğunu bildiriyordu. Birçok Suriyeli aktivist gibi, o da sürgün, suçluluk duygusu ve medya ilgisi arasında sıkışıp kalarak, uluslararası aktivizmin kişisel bedelini ödüyordu.
Sosyal Medya: Protestonun Hem Direği Hem de Sınırı
Alaa Besatneh’in yolculuğu, çağdaş devrimlerde sosyal medyanın hem gücünü hem de sınırlamalarını gösteriyor. Sosyal medya, seferberliği, bilgi yayılımını ve farkındalığı artırmayı mümkün kılarken, Suriye devrimini, kademeli militarizasyondan ve kitlesel baskılardan korumaya yeterli olmadı.
Bununla birlikte, onun hikayesi önemli bir dönüm noktasına tanıklık ediyor: 2011’de, Suriye’de, Arap dünyasının diğer bölgelerinde olduğu gibi, cep telefonları ve Facebook hesapları, diktatörlüklerin dayattığı sessizliği kırabilen direniş araçlarına dönüşmüştü.
André Chatta/T.K