ŞAM (SANA) – Esed rejiminin baskı, zorla kaybetme ve sistematik işkence politikalarıyla şekillenen yakın Suriye tarihinde, bazı sivil figürler bu ihlallere karşı verilen mücadelenin sürekliliğini simgelemektedir. Amina Khoulani, Esed rejimi hapishanelerinden sağ kurtulmuş bir insan hakları savunucusu olarak, bugün Suriyeli tutuklu ve kayıp ailelerinin uluslararası alandaki en görünür ve etkili temsilcilerinden biri konumundadır.
Şam Kırsalı’ndaki Darayya kentinden olan Khoulani, Suriye’de barışçıl gösterilerin başladığı ilk yıllarda, özgürlük, adalet ve keyfi güvenlik uygulamalarının sona erdirilmesi talepleriyle düzenlenen sivil protestolara katıldı. Bu sivil angajman, 2013 yılında rejim güçleri tarafından gözaltına alınmasıyla sonuçlandı. Aylar süren tutukluluk süreci, uluslararası insan hakları raporlarıyla belgelenmiş olan işkence, psikolojik baskı ve hukuki güvenceden yoksunluk koşulları altında geçti.
Khoulani’nin yaşadıkları, daha geniş bir aile trajedisinin parçasıydı. Üç erkek kardeşi de gözaltına alındı ve Suriye hapishanelerinde işkence altında hayatlarını kaybetti. Bu acı kayıp, on binlerce Suriyelinin benzer şekilde akıbetinden yoksun bırakıldığı kolektif bir felaketin simgesiydi. Uluslararası kuruluşların raporları ve “Sezar” adıyla bilinen askeri fotoğrafçının ifşa ettiği görüntüler, bu sistematik ihlallerin boyutunu gözler önüne serdi. Bu deneyim, Khoulani’nin mücadelesinin ahlaki ve insani temelini kalıcı biçimde şekillendirdi.
Sürgün: Mücadelenin Yeni Alanı
Serbest bırakılmasının ardından Suriye’den ayrılan Amina Khoulani, Birleşik Krallık’ta Manchester kentine yerleşti. Ancak sürgün, onun için kamusal alandan çekilme anlamına gelmedi. Aksine, bu yeni mekân, tutuklu ve kayıp yakınlarının yaşadığı ortak acıyı kolektif bir harekete dönüştürme imkânı sundu.
2017 yılında, çoğunluğunu gözaltında kaybolmuş ya da tutuklanmış yakınları olan Suriyeli kadınların oluşturduğu “Families for Freedom” (Özgürlük İçin Aileler) hareketinin kurucuları arasında yer aldı. Hareketin temel amacı, zorla kaybetmeler etrafındaki sessizliği kırmak, keyfi biçimde tutulanların serbest bırakılmasını talep etmek ve kayıpların akıbetine dair somut cevaplar elde etmekti.
Families for Freedom, barışçıl gösteriler, uluslararası toplantılar ve Avrupa kurumları ile Birleşmiş Milletler nezdindeki girişimleriyle dikkat çeken bir savunuculuk stratejisi benimsedi. Bu çabalar, tutuklular meselesini çoğu zaman güvenlik ve jeopolitik hesapların gölgesinde kalan diplomatik müzakerelerin merkezine taşımayı hedefliyordu.
Sivil Cesaretin Uluslararası Tanınması
Khoulani’nin bu uzun soluklu mücadelesi, 2020 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından verilen International Women of Courage Award ile uluslararası düzeyde takdir edildi. Bu ödül, ağır baskı koşulları altında insan haklarını savunma konusunda olağanüstü cesaret gösteren kadınlara veriliyor.
Amerikalı yetkililer, Khoulani’nin hikâyesini kişisel acının kolektif ve kurumsal bir mücadeleye dönüştürülmesinin güçlü bir örneği olarak değerlendirdi. Khoulani ise bu ödülü bireysel bir onurdan ziyade, Suriye’deki on binlerce tutuklu ve kaybın dosyasını uluslararası gündemde canlı tutmanın bir aracı olarak gördüğünü ifade etti.
Kayıpların Hafızasını Taşımak
Bugün Amina Khoulani, Birleşik Krallık’tan yürüttüğü çalışmalarla uluslararası savunuculuk faaliyetlerine devam ediyor. İnsan hakları örgütleriyle iş birliği içinde, adaletin ertelendiği uzun bir zaman diliminde hafıza ve hesap verebilirlik mücadelesini sürdürüyor.
Onun hikâyesi, Suriye devriminin yalnızca askeri cephelerden ibaret olmadığını hatırlatıyor. Bu tarih, aynı zamanda sürgünde dahi gerçeği, adaleti ve sorumluluğu talep etmeyi sürdüren sivil ve çoğu zaman kadın aktörlerin hikâyesidir. Amina Khoulani’nin sesiyle, cevaplardan mahrum bırakılmış Suriyeli ailelerin talebi uluslararası alanda hâlâ yankı bulmaya çalışıyor.
André Chatta

