Şam’ın kalbindeki Emevi Meydanı Anıtı, onlarca yıl Şam Uluslararası Fuarı ile anıldıktan sonra, tasarımı ve kent hafızasındaki yeriyle nesiller boyunca Şam Kılıcı Anıtı“El-Seyf El-Dimaşki” adıyla bilinen görsel bir simgeye dönüştü.
Şam (SANA) – Başkentin kalbinde yer alan EmeviMeydanı Anıtı, kentin en önemli mimari simgelerinden ve görsel hafızasında en fazla yer eden yapılarından biri olarak duruyor. Anıt, onlarca yıl boyunca Şam Uluslararası Fuarı ile bağlantılı kaldıktan sonra zamanla nesiller arasında Şam Kılıcı Anıtı “El-Seyf El-Dimaşki” adıyla anılan bir sembole dönüştü.
Anıtın fuarla bağlantılı ilk işlevi ile Şam’ın kimliği ve çevresinden esinlenen tasarımı arasında, yapım süreci, isimlendirilmesi ve tasarım amacına ilişkin farklı anlatılar bulunuyor. Bu durum, anıtın tarihsel, mimari ve sanatsal yönleriyle incelenmesine imkan sağlıyor.
“Fuar Sütunu” ile “El-Seyf El-Dimaşki” arasında
Şam Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Araştırmacı Dr. Ammar Muhammed El-Nehar, SANA’ya yaptığı açıklamada, Emevi Meydanı’ndaki anıta Şam Kılıcı Anıtı “El-Seyf El-Dimaşki” adının verilmesinin yaygın hatalardan biri olduğunu belirtti.
El-Nehar, anıtın tarihi “El-Seyf El-Dimaşki” Şam kılıcını temsil etmek amacıyla inşa edilmediğini, aksine 1958-1960 yılları arasında Şam Uluslararası Fuarı’nın genişletilmesiyle eş zamanlı olarak inşa edildiğini ve farklı dönemlerde fuara katılan ülkelerin bayraklarını taşıyan bir platform işlevi gördüğünü ifade etti.
Anıtın, Suriye-Mısır Birliği döneminde farklı yerel adlarla anıldığını belirten El-Nehar, temel işlevinin Şam Uluslararası Fuarı ile bağlantılı kalmaya devam ettiğini söyledi.
Bu nedenle anıtın onlarca yıl boyunca fuarın afişlerinde, pullarında ve yayınlarında yer aldığını belirten El-Nehar, yapının Şam’ın kentsel hafızasının bir parçası olduğunu ve kentin tarihi ile uluslararası fuarın önemli bir dönemini yansıttığını kaydetti.
El-Nehar, anıtın metal işçiliğiyle üretilmiş tarihi Şam kılıcının birebir tasviri olmadığını vurguladı.
Birlik döneminden kalan mimari sembol
Araştırmacı ve tarihçi Sami Mubeyd, SANA’ya yaptığı açıklamada, Emevi Meydanı Anıtı’nın dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır’ın talimatıyla inşa edildiğini belirtti.
Araştırmacı Mubeyd, anıtın ilk tasarımlarının Alman ve İsveçli mühendisler tarafından hazırlandığını, ancak bu tasarımların Şam mimari üslubundan uzak olması nedeniyle reddedildiğini ifade etti.
Daha sonra Şam kılıcının görünümünden esinlenen bir tasarımın benimsendiğini belirten Mubeyd, bunun doğrudan kılıcın kendisini temsil eden bir tasarım olmadığını söyledi.
Mubeyd, anıtın bazı kişiler tarafından “Birlik Sütunu” “Amud El-Vehde” , bazıları tarafından ise “Fuar Sütunu” “Amud El-Marad” olarak adlandırıldığını belirtti.
Anıtın, Şam Uluslararası Fuarı’nın 7. dönemi vesilesiyle bir anıt olarak yapıldığını belirten Mubeyd, 1958 yılında Suriye ile Mısır arasındaki Birliğin kurulması vesilesiyle düzenlenen bu dönemde fuar etkinliklerine kutlamalar kapsamında havai fişek gösterilerinin eklendiğini, fuarın yaklaşık 1,5 milyon ziyaretçi çektiğini ve istisnai olarak 35 gün sürdüğünü kaydetti.
Renkli camlar anıtın yüzünü aydınlattı
Emevi Meydanı Anıtı’ndaki vitray çalışmasının tasarımcısı plastik sanatçı İhsan Entabi ise SANA’ya yaptığı açıklamada, 1998 yılında gerçekleştirilen çalışmanın, Kültür Bakanlığının anıtın yenilenmesi amacıyla açtığı yarışmanın sonucu olduğunu belirtti.
Sanatçı Entabi, tasarımının yarışmada birincilik aldığını, kendisinin yalnızca vitray tasarımı ve uygulamasından sorumlu olduğunu ifade etti.
Enıtın yapısal tasarımının ve orijinal iskeletinin ise Suriye-Mısır Birliği döneminde hazırlanan Mısırlı bir mühendislik ofisine ait olduğunu belirten Entabi, yapının 1960’lı yılların başında Suriyeli müteahhitler tarafından uygulandığını kaydetti.
Sanatçı Entabi, tasarım fikrinin Şam gülünü kırmızı renkle tek bir soyut kompozisyonda birleştirmeye dayandığını belirterek, kırmızı rengin bir yandan gülün güzelliğini, diğer yandan fedakârlık ve direnişi simgelediğini ifade etti.
Bu birleşimin, anıta kentin tarihini yansıtan görünüm ve sembolik özellik kazandırdığını belirten Entabi, bunun da Şamlıların yapıya “El-Seyf El-Dimaşki” adını vermesine neden olduğunu söyledi.
Entabi, vitrayın projedeki temel unsur olduğunu belirterek, Suriye’nin alfabeden sonra tarihte renkli cam üretiminin en eski merkezlerinden biri olması nedeniyle bu çalışmada medeniyet mirası ile çağdaş yaratıcılığı bir araya getirmeyi amaçladığını ifade etti.
Zaman içinde EmeviMeydanı Anıtı, Şam’ın en önemli görsel sembollerinden biri haline geldi. Kent merkezinin simge noktalarından biri olan anıt, ziyaretçilerin ve turistlerin fotoğraf çektirmek ve kentin en bilinen mimari yapılarından birini görmek için uğradığı bir mekana dönüştü.
Anıt, Şam Uluslararası Fuarı ile bağlantılı ilk işlevini aşarak, bugün Şam’ın görsel ve kültürel kimliğinin bir parçası olarak kabul ediliyor.
N.W.A /Y.H/ D.N