Suriye Planlama ve İstatistik Kurumu, 2010-2025 dönemini kapsayan enflasyon raporunu yayımladı. Raporda, 2011 yılından itibaren Suriye ekonomisinde yaşanan köklü dönüşümlerin genel fiyat seviyelerini doğrudan etkilediği, ülkenin göreli fiyat istikrarından bölgedeki en yüksek enflasyon dönemlerinden birine geçtiği ifade edildi.
Şam (SANA) – Suriye Planlama ve İstatistik Kurumundan yapılan açıklamada, enflasyonun incelendiği dönemde geleneksel ekonomik etkenlerin yanı sıra, 2011’de başlayan halk hareketleri, devrik rejimin uygulamaları, kontrol noktaları, piyasaların parçalanması, tedarik zincirlerinin bozulması, uluslararası yaptırımlar ile döviz kurundaki sert değer kaybının üretim maliyetlerine etkisinin de analiz edildiği belirtildi.
Raporda, çalışmanın amacının tüketici fiyat endeksindeki değişimleri ana bileşenlerine ayırarak enflasyonun ekonomik ve yapısal nedenlerini ortaya koymak olduğu kaydedildi.
Araştırmaya göre, 2011 yılı enflasyonu, göreli istikrar döneminden kademeli bir bozulma sürecine geçiş olarak değerlendirildi. Bu dönemde mal arzındaki kesintiler henüz en yüksek seviyeye ulaşmamış olsa da beklentiler ve döviz kurundaki değişimlerin özellikle gıda fiyatları üzerinde etkili olmaya başladığı ifade edildi.
2012-2013 dönemi “bileşik enflasyon” olarak tanımlandı
Raporda, 2012-2013 dönemindeki enflasyon ise döviz kurundan kaynaklanan ithal enflasyon, tedarik zincirlerindeki aksamalara bağlı arz enflasyonu, ulaşım, yakıt ve enerji maliyetlerindeki artış ile yeniden fiyatlama davranışlarının birleşmesi sonucu oluşan “bileşik enflasyon” olarak tanımlandı.
Çalışmada, 2014-2016 döneminde ekonominin yapısal çöküş sürecine girdiği, döviz kurundaki sert değer kaybı, yurt içi arz ve tedarik sıkıntıları ile enerji ve ulaştırma maliyetlerindeki yükselişin etkisiyle enflasyonun hız kazandığı belirtildi.
Raporda, 2017-2019 döneminde enflasyon oranlarında gerileme görülmesine rağmen bunun kalıcı bir iyileşmeye işaret etmediği, ekonomide kırılgan istikrarın sürdüğü ifade edildi.
En yüksek enflasyon dönemlerinden biri 2020-2021 oldu
Araştırmaya göre, 2020-2021 dönemi ise döviz kuru şoku, yaptırımlar, Kovid-19 salgınının etkileri ile küresel taşımacılık ve enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle incelenen zaman diliminin en yüksek enflasyon dönemlerinden biri oldu. Bu süreçte enflasyon baskısının gıdanın yanı sıra konut, ulaştırma, sağlık ve hizmet sektörlerine de yayıldığı kaydedildi.
Raporda, 2025 yılının önceki dönemlerden farklı bir dönüm noktası oluşturduğu belirtilerek, ikinci ve üçüncü çeyreklerde genel tüketici fiyat endeksinde belirgin düşüş yaşandığı, dördüncü çeyrekte ise sınırlı bir artış görüldüğü ifade edildi.
M.M / İ.K