Şam’daki Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi, Atıf Necib hakkında açılan davanın beşinci duruşmasında kamu tanıklarının ifadelerini dinledi.
Şam (SANA) – Şam’daki Adalet Sarayı’nda bulunan Dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi, bugün (Salı) Suriye halkına karşı suç işlemekle suçlanan Atıf Necib hakkında açılan davayı görüşmek üzere beşinci duruşmasını gerçekleştirdi. Duruşmaya Dera ilinden bazı mağdur yakınları, Geçiş Dönemi Adaleti Ulusal Komitesi üyeleri ile uluslararası hukuk ve insani yardım kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Duruşmaya hâkim Fahreddin El-Aryan başkanlık ederken, heyette yardımcı yargıçlar Abdülhamid El-Hammud ve Hüsam Abdurrahman yer aldı. Savcılık temsilcisi olarak ise Yargıç Ömer Mahmud El-Radi hazır bulundu.
Kamu tanıklarının ifadeleri dinlendi
Kapalı olarak gerçekleştirilen duruşma, kamu davası tanıklarının ifadelerinin dinlenmesine ayrıldı. Tanıklar, mahkeme heyeti huzurunda beyanlarda bulunarak, adli delil süreci kapsamında sanık aleyhindeki tanıklıklarını sundu.
Bu sürecin, mahkemenin kendisine yöneltilen suçlamalar ve olayları hukuki usullere uygun şekilde değerlendirmesini tamamlamasına katkı sağladığı belirtildi.
Kamu davası tanıklarının dinlenmesi, ceza yargılamalarının temel aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor. Bu süreç, mahkemenin adli kanaatini oluşturmasında başvurduğu delil yöntemlerinden birini oluştururken, tanık beyanlarının incelenmesi, dava dosyasındaki delil ve emarelerle ilişkilendirilmesi ve savunma hakkının kanunun güvence altına aldığı usuller çerçevesinde bu beyanlara karşı görüş bildirebilmesi sağlanıyor.
Mahkeme, duruşmayı adli işlemlerin tamamlanması amacıyla davanın görülmesine 21 Temmuz tarihine kadar ara vererek sonlandırdı.
Bu uygulama, bir yandan adil yargılanma güvencelerinin sağlanması, diğer yandan savunma hakkı ile Cumhuriyet Savcılığı’nın delillerini ve savunmalarını sunma hakkının korunması amacıyla yargılama sürecinin tamamlanması kapsamında yürütülüyor.
Mahkemenin, yürürlükteki hukuk hükümleri, ceza adaleti ilkeleri ve uluslararası hukuk doğrultusunda, kendisinde oluşan kanaat ve delillere dayanarak davayı sonuçlandırması ve hüküm vermesi hedefleniyor.
Dera’daki ihlallerin sorumluluğuna ilişkin suçlamalar
Devrik rejim başkanı Beşar Esed’in kuzeni olan Atıf Necib, daha önce Dera ilindeki Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanlığı görevini yürüttüğü ve 2011 yılında Suriye devriminin başlamasından bu yana bölgede yaşanan baskı kampanyaları ile gözaltılardan doğrudan sorumlu olduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda, aynı yılın mart ayında Dera’daki çocukların gözaltına alınması olayı, protestoların fitilini ateşleyen gelişmelerin başında yer alıyor.
Necib, bu davada çok sayıda suçlamayla karşı karşıya bulunuyor. Suçlamaların başında, Dera’da sivilleri hedef alan sistematik eylemlerden doğrudan ve ortak komuta sorumluluğu taşıdığı iddiası yer alıyor. Bu kapsamda öldürme, işkence ve keyfi gözaltı gibi fiillerin yanı sıra, barışçıl gösterilerin gerçek mermi ve aşırı güç kullanılarak bastırılmasına katılmakla suçlanıyor.

İddianamede ayrıca, “Ömeri Camii katliamı” olarak bilinen olaydan doğrudan sorumluluk, sistematik toplu öldürmeler ve gözaltı merkezlerinde tutuklulara yönelik işkence sonucu ölümlerle ilgili suçlamalar da bulunuyor. Necib’in, bu ağır ihlallerin işlenmesinde hiyerarşik ve örgütlü bir yapı içerisinde güvenlik, askeri ve siyasi yetkililerle birlikte hareket ettiği de öne sürülüyor.
“Tekrarlanmayan İhlaller” için adalet süreci
Bu dava, devletin Suriyelilerin maruz kaldığı ihlallerin tekrarlanmamasını güvence altına alacak bir adalet sistemi oluşturma yönündeki daha kapsamlı yaklaşımı çerçevesinde yürütülüyor.

Söz konusu yaklaşım, suçlardan sorumlu kişilerin hesap vermesini, mağdurların zararlarının giderilmesini ve ülke tarihindeki kritik olayların kayıt altına alınmasını kapsıyor.
M.Y